Basına baskı ve tehdit yakışmaz
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Basına baskı ve tehdit yakışmaz

09 Mayıs 2018 - 07:38

Gazetecilik; emek, bilgi ve yürek ister.  Basın bir ülkede yaşayan insanları bilgilendirmek ve kamuoyunu her koşulda ve her zaman aydınlatmak için 7/24 özveri ile çalışır. Toplumu bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme görevini yaparken çeşitli zorluklar ile karşılaşır. Bu ülkede demokrasi diye bir durum yoktur ama demokrasinin temel taşlarından olan, yasama, yürütme, yargıdan sonra 4. güç olarak kabul edilen gazetecilik; doğru ve güncel haber yapmayan, taraf olan, özel hayata ve kişilik haklarına saldıran gazeteci sayıları artarken gazetecilik mesleği de güven yitiriyor.

***

Emek sarf ederek yapılan haberleri masa başında “kes-kopyala-yapıştır” yöntemi ile kullanarak okura saygısızlık eden haber siteleri, gazeteler ve gazetecilerin sayısı ise her geçen gün artıyor. Bizim İnsanların Kazalar, savaşlar, ekonomi, gündem, siyaset gibi ülkeyi ilgilendiren konulardan her an haberdar olabilmesini sağlamaya çalışmak gibi bir sorumluluğumuz var. Mesleğimiz zor ama kendi yöntemlerimiz için de bunu severek yapıyoruz. Bazılarına zor geldi, onlar bırakıp gittiler.

Basın dışı bir olayda ki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir… 

Gerek yazılı ve gerek görsel basın kamu yararı işlevini yerine getirirken özellikle yayının gerçek olmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken hiçbir baskı altında olmadan işini yapmalıdır. Yalnızca yaşanan gerçeği yazan gazetecilere, gazete binalarına saldırıp linç etmek kahramanlık sayılıyorsa bu memlekette kahraman geçinenlere yer yok demektir.

***

Basının en temel görevleri; Tüm olaylar hakkında objektif ve doğru bir şekilde halkı aydınlatmak, çeşitli konularda kamuoyunu bilinçlendirmek, siyasal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, yöneticileri yeri geldiğinde eleştirmek ve uyarmak, içinde yaşadığı tüm insanlığın ortak sorunlarını ele almak ve paylaşmaktır.

Ancak, bilgileri çarpıtıp, kamu huzurunu bozacak şekilde sansasyonel haberler yapıyorsa uyarılması gerekecektir. Yalan yanlış haberler yapılması derken hükümetin çıkarlarına ters haberlerden bahsetmiyorum. Hükümete karşı haberler yapılması bu haberlerin yanlış olduğu anlamına gelmeyecektir.

Aslında düşünüldüğü zaman herkesin inandığı ya da inanmak zorunda kaldığı bir doğrusu vardır. O zaman yanlışlar ve doğrular kime göre belirlenecek? Bundan dolayı evrensel doğrulardan yola çıkarak gerçeği bulmakta fayda vardır.

***

Bir haber unsurları dikkate alınmadığı zaman haberin içeriğinde hatalar olmuş olacak ve haber kişilerde yanıltıcı bir etkiye sahip olabilecektir. Bu fonksiyonları dikkate alınarak haberler oluşturulmalıdır, "ne de olsa basın özgürlüğümüz var " diye insanları yalan yanlış, önümüze gelen, sırf okunsun diye abartılı  haberler yapmaya hakkımız yoktur. İşte özgürlüğümüz bu noktada tahammül edemeyenler tarafında sınırlanacaktır.

Basın özgürlüğü sadece devletten kaynaklı olarak ihlal edilmiyor.  Medya gruplarının militarizme destek veren yaklaşımları, tarafsız ve bağımsız yayıncılık ilkelerinden uzaklaşmaları olmayan demokrasinin gelişmesini de engellemektedir. Hükümetin medyanın gelişmesini engellemek yerine yandaş ve işbirlikçi medya tekelleri oluşturma gayretleri ile kendisine muhalif medya gruplarına yönelik baskıcı tutumları basın özgürlüğünden ziyade basını baskı altına alarak hizaya getirmektir. Bu yol da bana göre çok tehlikelidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar