Bayramınız size kalsın
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bayramınız size kalsın

31 Temmuz 2020 - 07:26

Yazsam bir dert, yazmazsam başka bir dert!  İki arada bir derede kalıyorum. Yazarsam kafaları ağrıttığımı, eğer yazmazsam vicdani görevlerimi yerine getirmemiş olacağımı düşünerek gereğini yapayım dedim. Bu gün bayram mış, hem de kurban bayramı, gerçekten bayram mı?

Üniformalı veya üniformasız düşmanlık yapmayı, kan dökmeyi ve kan döktürmeyi bir marifet bir halt sanan zavallılar, sizin bayramınız mı bu bayram? siz kötü insanlar, öyleyse buyurun güle güle kutlayınız.

Özellikle de Hitler ruhlu politikacılar ve onlara hizmet eden kapı kulu sivil, askerler siz de kutlayınız, çünkü sizin bayramınızdır bizim değil. Sizler, bizim olmayan kökü dışarıda, sahibinin sesi gibi davranan ve bu soytarılara gaz veren, satılmış, kiralanmış, yağ çeken gazeteciler ve sözde basın, medya, gazeteci bozuntularıdır, sizin de bayramınıdır bu gün, siz de güle güle kutlayınız.

***

Geçmişte gazetelerdeki köşe yazarları bayram günlerinde günün anlam ve önemine uygun ve özellikle eski bayramları anlatan yazılar yazmayı adet edinmişlerdi. Bugün pek böyle yazılara rastlanmıyor. Eski bayramları anlatacak nesilden hiç kimse kalmadığı için belki de!

Diğer insanların da ve diğer canlıların da yaşama haklarına, aç ve çıplak ve vatansız kalmama haklarına saygı duyan;  senin, benim, bizim gibi normal, aklı başında sayılan insanlar, hangi devletin, ülkenin vatandaşı olursa olsun, biz onlara sadece sevgi ve saygı ile gülümseriz!

Yaşamanın tek bir nefes almanın kıymetinin anlaşıldığı ama hayatın anlamsızlaştığı günlerden geçiyoruz. Yalan dolan ve riyakarlığın her yanı sardığı günler yaşıyoruz. Gözle görülmeyen bir virüs bildiğimiz, alıştığımız, sevdiğimiz her şeyi unutturdu bize. Adeta hepimiz deliye döndük, Karantina, pozitif, maske, Korona, Covit19 gibi kelimelerini ezberletti bize. O yüzden bu nasıl bayram olur ki?

***

Evde bir gün bile duramam diyenlerin aylardır dışarı çıkamaya korktuğu ama buna rağmen şikayet edemediği günler yaşıyoruz. Çocukların toplamadığı, sokakların yalnızlaştığı, caddelerin bom boş olduğu bir dönem yaşıyoruz. Elbette geçecek bu günler ama geçmek bilmeyen bu günlerin bize öğrettikleri de var…

Hayatın yalnız yaşanmayacağını, herkesin birbirine muhtaç olduğunu gördük. Kimsenin kimseye üstünlüğünün olmadığını gördük. Hayatımızdan şikayet etmek yerine dayanışma içinde olmamız gerektiğini gördük. Her sabah uyandığımızda ‘bir gün daha yaşıyorum ve nefes alıyorum’ demeyi öğrendik bu günlerde.

***

Bu kötü günler elbette kalıcı olmayacak, geçtiğinde bu günleri hatırlar mıyız ya da özgürlüğümüze şükreder miyiz bilmem ama ben yaşamım boyunca bu dönemde gördüğüm dayanışma ruhu yaşandığı gibi bir de bencilliklerin dik alasının yaşandığını gördüm, gördüklerimi asla unutmayacağım.

Bayram dedikleri bu günde kimsenin kimseyi görmediği, tek bir kişinin kapınızı çalmadığı, bayram telaşı yaşamadan geçen bu günlerde hastanelerde derman arayan hastaları, çocuk yuvalarında anne sevgisinden uzak kalan sayısını bilmediğim kadar çocukların olduğu kimin aklına gelir diye düşünüyorum. Bu nasıl bayramdır anlayamadım.

Ben savaşı yaşadım, iş kazalarına maruz kaldım, hastalıklar yaşadım, nice tehlikeli günlerden geçtim ama bu illet, korona virüs benim de kapımı çalar mı bilemem, ben bu badirelerden sonra hayatta                    kalır mıyım bilemem.

Bu ülkede ulaşamadığım barışa ulaşıp o günleri görür müyüm bilemem ama gördüğüm en buruk bayramı yaşıyoruz toplum olarak. Umut edelim ki tüm bu sıkıntılar, çekilen en son ki sıkıntılar olsun. Yoksa da bir günlük kutlanacak bayramlar kimsenin karnını da doyurmaz, geleceğini de kurtarmaz. Tercih sizin?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar