Bayramsız bayramları yaşamak hak mı?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bayramsız bayramları yaşamak hak mı?

02 Mayıs 2022 - 08:04

1Mayıs’ta alanlardaydık bu gün ise buruk da olsa bir bayramı daha yaşayacağız. Neden, Neden?
Bugünkü Bayramsız bayramlar başlıklı yazım için aklımızı biraz zorlayıp, biraz can sıkalım istedim.  Bayram geldi. Bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime. Herkesin mutlu olduğu, bir arada olduğu, ortak noktada buluştuğu günler değil mi bayramlar?
Hafta sonuna denk gelen 1 Mayıs emekçinin bayramı olarak başlayan ardından Ramazan Bayramı ile devam eden tatil, kurumsal şirketlerde çalışanlar ile devlet memurları için iyi bir tatil fırsatı olurken özel sektörde emekçiler yine iş başındadır.
Peki, bayramda çalışanların durumu nedir? Bayram mesaisi maaşına ekleniyor mu? Maaşlar nasıl ödeniyor? Ya da ödeniyor mu? Ya bu bayramda bayramlık alamayacak çocuklar ne olacak? Umduklarından çok az harçlıkla yetinecekler.
Buruk geçmekte olan bayramınız kutlu olsun çocuklar, bizim sizin için verilecek kavgamız henüz bitmedi, belki de yeni başlıyor.  Büyükleri ile birlikte sabrederken sahip çıkmayı unutmayın bu gün kurduğunuz düşlerinize.
Biz emekçiler açlık sınırı altındaki ücretlerimizle yaşamaya mahkum edildik ya varsın onlar bir elleri yağda bir elleri balda bayram yapsınlar.  Bu maaşla bizim için değil ama çocuklarımız için bayram planı nasıl yapabiliriz?
Bizler açlık sınırı altındaki maaşlarımızla sürekli olarak çarşı, pazar, fatura, market ve ev kiramızın hesaplarını yaparak bu ayı da nasıl atlatırız diye kara kara düşünürken patron ne yapıyor? Eskisi gibi akraba ziyaretlerinde bulunmak, dostlarımızla buluşmak istiyoruz.
Ama bu bayram artık strese girdik bir yandan parasızlık diğer yandan hesap yapmaktan deliriyoruz, çünkü çalışan yoksullar olduk. Bu sıkışıklıkta ve geçim darlığında içinde biz bayram yapamayız. Varsın biz de Bayramsız bayram kutlaması yaparız.
Bu bayram dedikleri günlerde bile patronların, sermayenin ve kurulan sistemsiz sistemin bizim üzerimizden, emeğimizin üzerinden büyük planları varken, açlık, yoksulluk, parasızlık ve onların lüks yaşam planları olsun.
Adaletsizlik diz boyu! Sürekli ‘Sabırlı olun, sanki gökten para yağacakmış gibi öğüt veriyor patron, daha güzel günler göreceğiz’ atmasyonları ve vaatleriyle avutulmaya çalışılıyoruz.  Asıl olması gereken biz çalışan ve fedakarlık yapmakta geri durmayan emekçilerin emeğinin karşılığını almasıdır.
Bunun için biz, emekçiler bir araya gelmeliyiz. İnsanca yaşamaya olanak veren maaşının düzgün ödenebilmesi, sosyal güvenlik haklarının düzenli yatırılması ve sanki bir lütufmuş gibi çok görülen onurlu bir yaşamın olmasıdır istediğimiz, çok mu?
Konu çalışanlar için sadece bu bayramı atlatma konusu da değil, her ay sonunu sıkıntılarla getirmek de değildi, konu onurlarıyla oynanmasıdır,  konu bu yaşananlara karşı tek ses olabilmeyi öğrenmektir.
Çocuklarıma, eşime, kardeşlerime, arkadaşlarıma, tüm sevdiklerime… Sıkı sıkı sarılmaktır bayram. Ve onların güldüğünü, mutlu olduğunu görmektir bayram.  Onlara sarılıp öyle kalmak istediğim gündür benim için bayram.  
Yapmacık değil sahici bir şekilde birbirimizin yaralarını saracağımız, birbirimizi sevgiyle iyileştireceğimiz, tatlı yiyip tatlı konuşacağımız gündür benim için bayram.  Günümüzde mutlu bir bayramın kodu belki de birbirimize sarılmaktır. Kim bilir

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar