Benim oyum geçersizdir
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Benim oyum geçersizdir

09 Ocak 2022 - 10:54

Türkiye’de tek adam diktatörlük rejimi halkların desteğini kaybettikçe, bu kaybediş ada yarısına da yansıyacağı kesindir. Batmakta olan bir gemiyi terk eden tayfaları ve kaptanı gibi kaçan kaçana.

“AKP desteğindeki işbirlikçi parti UBP aşamalı olarak düşüşe geçti. 23 Ocak seçim gününe kadar düştükçe düşüşü devam edecek. Statüko partilerini bu ada yarısında ayakta tutan TC ordusu ile oluşturduğu medya-ekonomi kurumları gibi araçları yavaş yavaş ellerinden kaçıracaklar.

Topluma verebilecekleri, söz verebilecekleri hiçbir şey kalmadığı ortaya çıktıkça bizimkiler de yalnızlaşacak. Statüko partileri şimdi sadece kendi tabanlarını ellerinden kaçırmama gayreti içindeler. Reji geriletecek olan en seçimler olmadığı açığa çıktıkça çıldırıyorlar.

Burada en büyük etken başta YKP'dir, BKP’dir bu ülkenin kurtuluşu özgürlüğü ve barışa ulaşması mücadelesinde çıkarsız kendilerini ortaya atan yurtsever dostlarımızdır FKH'ne ortaya koydukları çalışmalar ve mücadele için toplumun minnettar olması, teşekkür etmesi ve hakkını teslim etmesi lazımdır.

CTP’nin kuruluşundan itibaren -1990 yılında Sovyetler Birliğini dağılışına kadar ortaya koyduğu ilkeli ve mücadeleci tutum ve politikası hatta eylemleri artık yoktur. Olsa da artık inandırıcı olamaz, bu günkü sisteme ayak uyduran bir CTP yönetimi var, bu yönetimi ile statükonun devam etmesini sağlamaya çalışan bir parti görünümündedir. Bu seçimde kırıp döktüklerini ikna edip zevahiri kurtarıp kurtarmayacağını bize seçim sonuçları gösterecek.

TDP’ye gelince, yönetim sayesinde o da çok zor bir seçim süreci yaşıyor, “Her kışın bir baharı vardır. Paylaşarak atlatacağız bu kışı, adil bir düzen inşa edene dek devam edecek mücadelemiz. Bu ülkeye bahar Sosyal Devlet ile gelecek. Bu ülkeye bahar TDP ile gelecek gibi kulağa hoş gelen sloganlarla o da zevahiri kurtarmayı becerebilir mi onu da 23 Ocak akşamı seçim sonuçları açıklandığı zaman göreceğiz.

Türkiye’de AKP'yi olduğu gibi bu adada AKP'ye yalakalık yarışı içinde olan partileri de gerileten bir diğer etken ise Recep Tayyip Erdoğan'dır, yanlış politikalarla yaptığı çılgınlıklar partisini bitirirken halklara da büyük sıkıntılar, acılar yaşatan Erdoğan ve Bahçeli suçlarından arınamayıp yargılanacaklar.

Seçimden sonra kim seçilirse seçilsin, bize dayatılacak olan iki egemen iki devletliliktir. Bunu biz Kıbrıslılar istiyoruz diye gösteriyorlar AB ve BM’ye… Sistem partileri de buna kuzu kuzu uyacaklar…         iki devletli çözümün sonucu taksim ve ilhaktır… Boykot ne kadar güçlü olursa BM ve AB’da sesimiz o kadar güçlü çıkacak… Boykotu güçlendirelim arkadaşlar… Başka hiçbir şansımız yoktur.

 Memleketin her şeyi ile çatısı da zemini de çökmüş durumdadır… bu memlekete sahip çıkmamız ve bu çökmüş dağılmış yapıyı örterek, yalan vaatler vererek meclise girmeye çalışan sistemin devamcısı sağ-sol hiçbir partiye prim vermemek zorundayız… tek çıkar yolumuz güçlü bir boykot ve ne istediğimizi belirtmek için AB ve BM’ye sesimizi duyurarak bir halk meclisi oluşturmaktır… Boykotu büyütelim ve yurdumuza, geleceğimize sahip çıkalım…

 

Ben yaşadığım siyasi deneyimlerinden de yola çıkarak gördüğüm kadarı ile barışı ve demokrasisi için her türlü zulme karşı direnen “BOYKOT”u örgütleyenlere güveniyorum, benim ve yakınlarımın birer değil on bin oyum olsun hepsini tereddütsüz “BOYKOT” etmeye veririm.

Günün sözü: Başını daima dik tutacaksın çünkü başı eğik olanın “CELLADI” çok olur

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar