Bir alçağın kendi yönetimi hüküm sürsün diye
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bir alçağın kendi yönetimi hüküm sürsün diye

27 Ekim 2021 - 09:42

Çocukların aydınlık ve umutlu bir sabaha uyanabileceği,  yoksulluğun, çaresizliğin, adaletsizliğin olmadığı daha güzel ve temiz bir memleket dahası bir dünya için, ekmek için, umut için yaşanacak ise ufukta gördüğümüz karanlık günler, başımız gözümüz üstüne. Bu uğurda daha fazla bedel istenirse de ödemekten kaçınmayız.

Zira biliriz ardından güneş doğacak, verilen mücadele meyvesini verecek. Ama bu güneş bizi 45 yıldır yakıp kavuran, kamplara bölüp parça parça eden işbirlikçi kukla mafya partisi UBP güneşi olmayacak. Bu kokuşmuş yapı hüküm sürsün diye her yeri yakıp yıktığı, ateşe verdiği,  onun buyruğuna karşı gelen, ona ‘Yeter artık’ diyen biri çıkmayacak mı bu ada yarısında?

***

İşte Türkiye'de milyonlarca insanı cezalandırmak için başlattığı bu savaş tamtamlarına sevinenlerin de bu ada yarısında kendi içine dönüp bir sorgulama yapması gerekir. Benim naçizane fikrimce. İçimizdeki kötülükle yüzleşmek de bir insani meziyettir kimi zamanlar. Bunu da yapmaz isek yuh olsun bu topluma.

Savaş uçakları sorti yapsın, bombalasın… Barış bitsin, savaş karşıtı barışçılar tutuklansın, aydınlar ilericiler sindirilsin, susturulsun, yok edilsin… Peki ya sonra?  Ben söyleyeyim sana sonrasını; bir Türkiye cehennemidir savaşın ardından sana kalacak olan.

O cehennemi kutlamak için Arif Nihat Asya’dan şiirler okuyun şimdi… Ya da “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak uğruna ölen varsa ancak vatandır” dizesi de uygun düşebilir.

Sonra da medyası, işadamı, siyasetçisiyle bu kokuşmuş düzenin nimetlerinden faydalanan leş kargalarının rahatı kaçmasın, bu devran böyle dönsün diye savaşa gönderin evlatlarınızı. Cenazeler geldiğinde de bayrakla örtün uğruna ölünen o vatandaki tüm acıların ve günahların üstünü.

***

Çirkefe taş atma, üstüne sıçrar.

Atalarımızın kendi deneyimlerinden, gördüklerinden ve başlarına gelenlerden hareketle söyledikleri bu çok önemli sözler bizleri hayata hazırlar ve bizlere yol gösterirler. Çirkefe taş atma üstüne sıçrar atasözü de anlamı itibari ile son derece faydalı olan bir atasözüdür. Tam da günümüze uygundur…

Yanlışı yapmadan doğruyu bulmak pek de kolay değil evlat ama sen dilerim ki yanlışlar yapmaksızın, sadece yaşadıklarınla yanlışı gözlemleyerek, doğruları bulasın… Bulasın, göresin ve yaşayasın!

 Düzenli, düzgün, erdemli, onurlu ve olabildiğince kaliteli ve de insana yakışır ol her davranış ve yaşayışınla. Hele de onur, ondan asla ödün verme, yerlere düşmesine ise asla izin verme asla. Kimsenin de, zedelemesine, çiğnemesine ne fırsat ver, ne de izin. En değerli servettir o insana.

***

Seçmece bunlar, seç, beğen, al...

Acemi katır kapı önünde yük indirir. Bizim katır çok acemi olduğu için işediği deliği de gösterdi ve içine sıçtılar, eh burası “KKTC” olmaz sandığımız nice işlere imza atıldı. Siz yine de”Acı patlıcanı kırağı çalmaz” derseniz o başka mesele. Açtırma kutuyu söyletme kötüyü.

Adamın yere bakanından suyun yavaş akanından kork. İşte bu çok hoşuma gitti, adamı yok canım bu adam böyle şey yapacak bir değil diyerek, ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur diye karşılık verirler. Devam ediyor kızgın bir şekilde, ağır kazan geç kaynarmış.

Ne diyorduk? Adam suçsuz, günahsız hem de mazlum. Yemedi yedirdi, içmedi içirdi ama yine de yaranamadı. Tam da burada bu söz gitmez m? Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste...

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar