Bir elin parmakları kadar...
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bir elin parmakları kadar...

30 Aralık 2021 - 10:37

Nereden başlamalıyım bilmiyorum. Hayatımda yazdığım sayısını bilmediğim kadar zor yazılar var. Yutkunarak, düşünerek, her kelimeyi beş on kere ölçüp biçerek yazdığım sokağın nabzını tutan yazılar... Bu da onlardan biri.

Bu topluma yaşatılanlar karşısında önce utanıyorum, sinirleniyorum, korkuyorum, biraz da seviniyorum, kaşınıyorum, gülümsüyorum, titriyorum, heyecanlanıyorum, uyuyamıyorum.

Ya çok iyiyim, ya hiç değilim. Yine ters düşüncelerdeyim.

Yine duygularım bir o tavanda, bir de bu tabanda. Ortalarda gezinemediğim, dengemi bulmakta güçlük çektiğim bir hallerdeyim. İliklerime kadar kanım donuyor, saçlarımın dipleri cayır cayır yanıyor. Yanaklarım kızarıyor. Ağzım kuruyor.

Bir taraftan kafamı kuma gömmek istiyorum, bir taraftan da karanlık ıssız sokaklara atıp kendimi “Bakın söz vermiştim kendime ve yaptım en sonunda!” diye koşturmak istiyorum.

O çok sevdiğim yerden ayrılırken yazmayı düşündüğüm istifa mektubuma “Hayallerim vardı, yazmak, çok sevdiğim hayal ve yaratıcılık dünyasında uçmak istiyorum” diye yazmalıydım.

Öyle korktum ki, kendime verdiğim sözleri tutmayıp yine kaypaklık yapacağım ve ipe sapa gelmez bahaneler bulup yine vazgeçeceğim diye. Ben hayatımda bir çok kere kendimle ilgili bir şeyleri yapmayı isteyip yapmadım. Yarım bıraktım.

Hatta korkup kaçtım. Bahaneler uydurdum. Bahanelerimin gerçekliğine en önce kendim kandım, sonra başkalarını da inandırdım. Ama bu sefer bahane uydurmadım. “Kaçma yüzleş! Yüzleş korkunla, atla suya!” dedim ve yaptım!

Öyle çok şeye dair önyargı ve endişe besliyorum ki, ben besliyorum yani. Hatta daha önce denemediğim bir şeye karşı kocaman ve anlamsız endişeler uyduruyorum. Bir yola çık yap da, bir durum olursa endişelen, kork hele, değil mi?

En kötüsü nedir ki? Aynı hataları tekrar yapmamak için çabalarım bu defa. Öğrendiklerimle yeniden denerim, bir daha bir daha. Pes etmem... Seviyorum yazmayı... O kadar. Tek diyebileceğim gerçek bu. Bıktım korkmaktan. Bıktım denememekten.

Yazdım yazdım sayısını bilmediğim yazılarımı. Yazdım anlıyor musunuz, yani yazarken de çok düşman yarattım işte kendime.

Siz bu satırları okurken ben tüm korkularımı yenmek için bir kez daha yola çıktığım, kendimi sizlerin anlayışına emanet ettiğim, sığındığım gerçeklerimize. Tam benim gibi karışık bir durum.

İnsanın üzerine ölü toprağı serpmeyen, kolayca umut hissettiren, huzur ve umut veren, mutluluğa dair umutları hatırlatan bir şeyler yazmaya çalıştım. Ben bu kadarcığım...                                Tam yazım kadar. Bir elin parmakları kadar...

Daha çok uzun yıllar, koşarak, düşerek, kalkarak, yazarak... Her türlü eleştirinize kalbimi açtım, bekliyorum. Zeytin ağacıyla kendime yeni kökler saldım adada. Denize doğru kökler saldım ben kalın kalın. Hayatımı her zor koşul altında denizin dalgasına, fırtınanın rüzgarına karşı yüzlerce yıl devam ettirebildiğime inandım. Dimdik duruyorum dalgaların karşısında.  Ölümden korkmuyorum.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar