'Bir insanı köleleştirirsin aldırmaz, köle dersin...
Kazım Denizci

Kazım Denizci

'Bir insanı köleleştirirsin aldırmaz, köle dersin kaldırmaz!'

25 Aralık 2021 - 10:48

Sokakta kendisine bakan birine ‘ne bakıyorsun lan deyip’ diklenen insanlar, kendilerini sömüren, köleleştiren, evlerinde bile izleyenlere karşı en ufak bir tepki göstermiyorlar. Karga, cep saati ve şapkadan oluşan bir ulusal saçmalığın peşinde binlerce koyundan farkımız yok.

Üç arkadaş konuşuyordu. Biri ‘Özgürlük adına kadınlar mecliste çoğalmalı’ dedi. Diğeri ‘Eşcinseller de meclise girebilmeli’ dedi. Üçüncüsü atladı; ‘Demek ki özgürlük meclissizlikten geçiyor’

İnsanlar neden ‘kimse bizi yönetemez’ demek yerine, ‘kim bizi yönetsin’ diyorlar. Kukla olmak çok mu hoşlarına gidiyor? İplere bağlı olmadan kol ve bacak hareketleri yapamayacaklarından mı korkuyorlar? Yoksa beyinleri güzel bir yaşam hayalini tasarlayamayacak kadar çürümüş mü?

Bu ülke insanı televizyonda fular takan, yaşlı, suratsız bir adam gördüğünde ‘bak adam doğru analiz yapıyor, en azından yapacak’ deyip açar ağzını anlamsız bir ciddiyetle başlar dinlemeye. Sözde aydın da atıp tutar kendisini izleyen garibanların odaklanmış bakışları karşısında; ‘efendim demokrasilerde bunlara yer yok’, ‘bu ülkede demokrasi var, höyt’.

Evinde çayını yudumlayan, çekirdek kıran halk da derin nefes alır ‘tabii ya demokrasi var’ diyerek. Tam bu noktada Churchill’den alıntı yapmak istiyorum. ‘daha kötü olan diğer tüm yönetim biçimlerini saymazsak, demokrasi en kötü yönetim tarzıdır.

Demokrasinin iyi olan hiçbir tarafı yoktur aslında; iyi olan birkaç özelliği de dışarıdan gelmiştir. Demokrasi tiranlıktan ve diktatörlükten kaçınma biçimidir; hepsi bu. Fakat en kötüsü, demokrasi, demokrasiye inanmayan bir zalimi bile iktidara getirebilir.

’ Burada söylemek istediğim demokrasinin kötü olup, değişmesi gerektiği değildir. Adı ne olursa olsun sistem yapıcıların koyduğu kurallardaki bozuklukların bir şekilde dile getirilip, halka zarar veren ne varsa yok edilmesidir, halkın yok edilmesi değil!

Artık dünyada, en azından bu ülkede korkunun getirdiği yalakalığa yer olmamalı. İnsanlar sevip, sevmediği her şeyi özgürce dile getirebilmeliler. Nazi Almanya’sındaki gibi marşlarla, tek sıraya geçmelerle, amansızlıklarla sağlıklı bir toplum yaratılmaz. Sağlıklı bir toplum huzurlu, özgür, açlık yaşamayan bireylerin dayanışması ile oluşur.Şimdi gökyüzüne bakıp, şarkıyı dinleme zamanı…                              ‘İşte biz o gün tükeneceğiz’

Uluslararası seçim gözlem ilkeleri bildirisi

Gerçek demokratik seçimler, bir ülke halkının sahip olduğu egemenliğin ifadesi ve aynı zamanda Hükümetin yetki ve meşruiyetinin temellerini sağlayan bir bildirimdir. Vatandaşların döngüsel olarak ve gerçekten demokratik seçimlerde seçmeleri ve seçilmeleri evrensel insan haklarından bir tanesidir.

Gerçek demokratik seçimler bir ülkedeki siyasi güç yar ışını barışçıl olarak çözmekte, bu bağlamda da istikrar ve bar ışın sürdürülmesinin de merkezine oturmaktadır. Hükümetlerin gerçek demokratik seçimlerle meşruiyet kazandığı yerlerde demokratik olmayan yollarla yetkeye meydan okumaların boyutları küçülmektedir.

Gerçek demokratik seçimler, demokratik yönetimin bir önkoşuludur çünkü seçimler, bir ülke halkının, hukukun çerçevesini belirlemesi sonucunda, kendi adlarına kendilerini yönetme meşruiyetini, iradesini özgürce ifade ederek kime vereceğini belirlemesidir.

 Gerçek demokratik seçimlerin başarılması, daha ileri demokratik kurum ve süreçlerin kurumsalla şmasının bir parçasıdır. Bu nedenledir ki, her seçim gerçek demokratik seçimlerin evrensel ilkelerine uygun olmak durumundayken, hiç bir seçim içinde yer aldığı siyasi, tarihi ve kültürel bağlamdan koparılamaz.

Gerçek demokratik seçimler, en geniş anlamıyla insan haklar ı ve temel özgürlükler, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi ve diğer görüşler, ulusal ya da sosyal köken, varlık, doğum ya da diğer konumlar, özürler dolay ısıyla bir ayrımcılık yapılmaksızın, keyfiyetten ve mantıksız kısıtlardan uzak bir biçimde ve sürekli olarak sağlanmadan asla gerçekleştirilemez.

Seçimler, diğer insan hakları ve daha geniş anlamda demokrasi, hukuk devletinin koruması olmaksızın başarılamaz. Bu yaklaşımlar insan haklar ı ve diğer uluslararası enstrümanlar ve çok sayıda devletlerarası belge tarafından kabul edilmiş kurallar haline gelmiştir. Bu nedenlerle gerçek demokratik seçimlerin başarılması, ulusal kurumlar, siyasi rakipler, vatandaşlar ve sivil örgütler gibi uluslararası kuruluşların da önemle ele aldıkları bir konu haline gelmiştir.

Uluslararası seçim gözlemi, insan haklar ı ve hukuk devletine saygıyı da içererek, demokratik gelişmenin bir parçası olarak demokratik seçimlerin başarılmasını uluslararası toplumun bir çıkarı olarak görür.

Medeni ve siyasi haklara odaklanmış olan uluslararası seçim gözlemi uluslararası insan haklarının bir parçasıdır ve ulusal siyasi rakipler arasında tam bir tarafsızlıkla en yüksek ölçütlerde ya şama geçirilmeli ve tarafsızlığı zedeleyebilecek en ufak tek taraflılıktan ya da çok taraflılıktan kaçınmalıdır.

Seçim sürecini gerçek demokratik seçimin uluslararası ilkelerine ve iç hukuka göre değerlendirmekte, bu noktada da seçim sürecinin güvenirlik ve meşruiyetini belirleyen makamın o ülkenin halkı olduğunu her zaman aklında tutamaktadır.  Peki bu ada yarısında şimdi bu şartlara uyularak bir seçim yapılıyor mu?

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar