Bir yol bulmamız gerekiyor!
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bir yol bulmamız gerekiyor!

10 Temmuz 2020 - 07:59

Kıbrıs'ta işgalin 45 yılını da geride bırakırken henüz ulaşamadığımız barış demokrasi ve özgürlüğe ulaşmak için parlamento içinden ve dışından etkili bir mücadele yürütmek elbette şarttır ve bu kaçınılmazdır.

Ancak  kuşatma koşulları altında dahi olsak bunu yaparken, ırkçılığa karşı çıkarak Kıbrıslı Türk-Rum, Kürt, Alevi-Sünni, ayrımı olmaksızın yan yana durmaktan, yan yana görünmekten korkmamalıyız..

Kıbrıs sadece benim değildir, hepimizindir. Ayırım yapmadan hepimiz birlikte Kıbrıslıyız . O halde, birlikte varabilmek için o güzel yarınlara ve geleceği birlikte inşa edebilme kararlılığını ortaya koymaktan korkmadan, çekinmeden üzerine gitmeliyiz barışı engelleyenleri. Bunu yapmak zorundayız.

Barışa ve demokrasiye ulaşmak  için Ankara uşağı partilere düşmanlık yaparak bir yere varamayacağımızı ve onların tabanını da yanımıza çekemeyeceğimizi anlamamız lazımdır.

Düşmanlık yaparak, insanları ırklarına göre ötekileştirmek üzerinde  bu adada özgür bir gelecek inşa edemeyiz. Artık rejim partilerinin ne yaptığı ne yapacağını değil,  bizlerin hep birlikte geleceği düşünmemizin zamanının gelip geçmekte olduğunu anlamamız gerekiyor.

Önümüzdeki toplum liderliği, "cumhurbaşkanlığı" seçimi,  ülkemiz siyasi tarihinin belki de en önemli seçimi olacaktır.  Türkiye'deki tek adam diktatörlük rejimi bu seçimlere tam manası ile taraf olacak ve Akıncı'nın seçimi kaybetmesi için elinden geleni yapacağını bilerek tarafımızı net bir şekilde ortaya koymamız gerekiyor.

Erdoğan ve buradaki kuklalarına meydanı boş bırakmadan, tıkadıkları barış yolunu açmak için, yüzlerine gözlerine bulaştırılmış olan demokrasiyi yeniden ve gerçek anlamda inşa etme için seçim bir fırsat olacaktır.

Dolayısıyla enseyi karartmadan hem umutlu almak hem dirençli, karalı ve tabii ki cesur olmak lazım.

AİHM-AYM karalarına rağmen faşist diktatör tarafından siyasi rehin tutulan  Demirtaş'ın dediği gibi, hep birlikte kazanacağız. Az kaldı, kötüler kaybedecek,  İyiler kazanacak, hep birlikte kazanacağız. Bunun başka da yolu yoktur.

***

Bu ne iştir ki binlerce asker, polis ve güvenlik gücünün olduğu bu adada dün sabahın erken saatlerinde Omorfo, Güzelyurt’a bağlı Yayla köyü sahilinde polis tarafında tespit edilen düzensiz göçmenlerden ikisinin polisin “dur ihtarına” uymadığı gerekçesi ile vurulduğunu açıkladı kahraman polisimiz.

Polis tarafından yapılan açıklamada, dün sabah Yayla sahiline çıkan göçmenlerden 20’si erkek, 3ü kadın ve 7 çocuk olmak üzere toplam 30 düzensiz göçmen ve 2 kaptan tespit ederek tutukladı. Göçmenlerden ikisi, polisten kaçmaya başlaması ve polisin dur emrine uymamaları sonucu, tabanca ile önce havaya açılan uyarı atışına rağmen kaçmaya devam etmeleri üzerine açılan ateş sonucu hafif şekilde yaralanmışlardır denilmektedir.

Açıklamada, yaralı olarak ele geçirilen göçmenler kaldırıldıkları Lefkoşa Dr Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde yapılan tedavilerinin ardından müşahede altına alınmışlardır denilerek, olayla ilgili soruşturma devam etmektedir açıklamasında bulunuldu. Tamam mı? hiç de tamam değil be dostlar.

Suriyeli düzensiz göçmenler üzerinden büyük paralar kazanan insan tacirler ve onların patronları bir türlü yakalanamıyor, sadece onları buraya getiren sandalın kaptanı yakalanabiliyor, neden?

TSK tarafından iç ve dış güvenliği görevi ile gerekeni yapamayan asker, polis ve güvenlik kuvvetleri uyuyor mu? EEE galiba da uyuyorlar. Bu ada toplumunun gerçekten güvenliği tehlike altındadır.

Anlayacağının darbenin ve işgalin üzerinden 45 yıl geçti ama bu adanın sakinlerini yaşadıkları sorunları bir türlü itmedi, bitmedi. Peki, ne yapmalıyız, nasıl yapmalıyız da bu koşullardan hep birlikte çıkıp kurtuluşa ulaşmalıyız(a) varacağımız yolu artık somut olarak tartışıp bir yol bulmamız gerekiyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar