Biz zaten acele etmiyoruz ve bekliyoruz…
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Biz zaten acele etmiyoruz ve bekliyoruz…

08 Kasım 2021 - 12:09

İşgal altında bir ülkede Ekonomimizin sıkıntılı olmaması mümkün mü? İşgalcinin her geçen gün eridikçe eriyen parasını kullanıyorsanız nasıl Ekonominizde düzelme beklersiniz?                                               Tarımda ve hayvancılıkta üretim geriliyor, zaten kısıtlı olan ihracat alanlarımız daralıyor, zorunlu yatırımlar beklemede, işsizlik sorunu çığ gibi büyüyor.

Kurlarda ki çılgın artış mali dengeleri bozuyor.  Halk arasında “Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir” diye bir deyim vardır. Ama bizim muhalefete göre siyaset sonuç alma sanatıdır.

Seçimler öncesi süregelen ve doruğa ulaşan gerginlikler, liderler ve partiler arası suçlamalar, hakarete varan söylemler, siyasi ahlakı bozmakla kalmadı, video skandalları ile yeni ortamlar hazırladı. Bazılarını koltuğundan ederken rezil rüsva etti.

***

Bu karamsar tablodan çıkış yolu sarsılan siyasi istikrarın acilen sağlanmasından geçiyor diyorlar.  Bu konuda en büyük sorumluluklar öncelikle siyasi parti liderlerinin ve partililerin ülke menfaatlerini ve milletin huzurunu sağlayacak sağduyulu davranışlarına bağlıdır diye de ekleme yapıyorlar. Sanki bu ada yarısı demokrasi ile yönetilirmiş gibi davranmayı sürdürüyor

Bir başka muhalif figür de ilgililere sesleniyorum; ortalığı germeyin derken hızını alamıyor ve siyaset sonuç alma sanatıdır, aynı zamanda devleti en iyi şeklide yönetmeye talip olmaktır diyor. Hükümet olmaktan, sorumluluk yüklenmekten kaçmakla başkalarını suçlayarak yönetime talip olmamakla siyaset olmaz, sonuçta alınamaz diye de ekliyor.

Tamam, başkalarını suçlayarak siyaset olmaz, bu yola baş koyanlar allem gallem edilen nüfusla milletin verdiği güç ölçüsünde elinden geleni yapmak zorundadır. Vereceksin mehteri, coşturacaksın seçmeni ve yürüyeceksin vatan millet Sakarya sloganları eşliğinde Anavatanın izinde…

***

Mevcut işgal düzeninin adı savaş değil, barış oluverirken, o kutsaldır, ancak o barışı bozacak tarafları iyi tanımak gerekir diyerek toplumu ekonomik balyos altında ezmeye devam ederlerken kendileri de bütün güçleri ile yeme ve yutma derdinde siyaset yapıyorlar.

Bu topraklar kolay vatan olmadı sızlatmayın şehitlerimizin ruhlarını, indirtmeyin şanlı bayrağımızı, dindirtmeyin ezanlarımızı, ağlatmayın anaları, kahrettirmeyin kardeşleri, babaları. Evet, “Şehitler ölmez vatan bölünmez” ruhları şad, makamları cennet olsun. Ateş düştüğü yeri yakarmış ama bu sefer ateş vatanın bağrına düşüyor.  Varsın düşsün kimin umurunda?

Devleti zaafa uğratacak girişimlere fırsat vermeyelim. Kamu düzeni bozulur, devlet ilkeleri zedelenir. Bencil davranışlarla demokrasi kazanımlarımız tehlikeye sürüklenip insan hakları, hukukun üstünlüğü ve özgürlükler üzerine kara bulutlar çökerse geleceğimiz geri kazanımsız tehlikeye sürüklenebilir değil mi milliyetçi kardeş?

***

Baksanıza çözüm süreci çözümsüzlük getirirken verilen tavizler yeni tavizleri gündeme getirme ve karanlık güçlerin yeniden yapılanmalarına fırsat sağlamaktan öteye gitmedi dediler. Bu hususta devleti yönetenlere, iktidara, muhalefet partilerine, sivil toplum ve basın kuruluşlarına müşterek sorumluluklar düşüyor diyerek sorumluluğu başkaları ile paylaşma açıkgözlüğüne girişti alçaklar.

Gelin toplum olarak seçim öncesi peşpeşe kutlayacağımız dayanışma, yardımlaşma ve barışmayı, kucaklaşmayı öngören birlikteliği ülke için insanlık için kavgasız el ele geleceğe yürüyecek ortamı oluşturalım. Bugünkü huzursuz, karamsar tablodan işbirlikçi kuklaların ülke yararına olumlu kararlar almalarını bekleyelim. Biz zaten acele etmiyoruz ve bekliyoruz…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar