Bizim toplum olarak yaşadıklarımız bunlardır
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bizim toplum olarak yaşadıklarımız bunlardır

04 Ekim 2020 - 07:42

Otoriter rejimlerde otokratlar, iktidarlarına dönük açık ve gizli bir tehditle sürekli karşı karşıya olduklarına inanarak hareket ederler. Bu tehdit karşısında ise benimseyebilecekleri iki yöntem bulunmaktadır; ya zorlalı ve şiddetle bu tehdidi bertaraf edecekler ya da kendilerinden farklı düşünenleri kabullenecekler. Bizde yaşanan ise yukarıda yazdığım gibi, baskı ve şiddete baş vuruyorlar.

Çizilen bir daire içinde müsade edildiği kadar demokrasicilik oyunu oynatıyorlar Kıbrıslıtürklere... Bu ada bölündükten sonra "Yarım vatanın 46 yıllık geçmişine bir bakın bakalım gerçekten 'demokratik' kuralların egemen olduğu ve geçerli sayılmasına müsaade edildiği bir seçim olmuş mudur?

İster tek adam Denktaş döneminde, ister Talat döneminde, ister Eroğlu döneminde, hatta sayın Akıncı döneminde, ister çok partilerin katıldığı  seçimlerde hiç bir zaman 'demokratik' bir seçim yaşanmamıştır bu ada yarısında." diyorum, demeye de devam edeceğim.

Eski yol arkadaşlarım şimdi bana mesaj atarak bu ada yarısında 46 yıldır yapılan seçimlerin nasıl yapıldığını görmüyor musun da müdahale var seçimlere diye uyduruyorsun demekteler. Bana attıkları mesajlarda; "Bu kesin yargı doğru değil. Ben eksik bırakmışım ya da unutmuşum.

1960 yılında kurulan Kıbrıs cumhuriyeti döneminden başlayarak hep Türkiye' de hükümette kim var ise onların 'Ulusal Çıkarları' doğrultusunda aday belirlenip ona göre seçim yapılmıştır. Bildiğim kadarıyla dünyanın hemen hemen hiçbir ülkesinde bu bizdeki biçimiyle uygulanmamıştır.

Sizin 'Demokrasi' ve 'Demokratik seçim' den ne anladığınızı doğrusu pek net olarak  anlamadım. Ancak, size herhangi bir konuda kesin yargılı yazmadan önce biraz araştırma yapmanızı öneririm" özgür ve bağımsız mıyız, rahat bırakılıp kendi istencimize göre bir seçim yapabilecek miyiz?

***

Ben "demokrasi" deyince bir toplumda insanların herhangi birinin aklına gelen ve başkalarının da öğrenip kabul etme ve üzerine yaşamı inşa etme gücünü (potansiyelini) taşıyan her düşüncenin öncelikle serbestçe ifade edilebilmesini, örgütlenebilmesini ve herhangi bir temsil platformunda tüm benzerleriyle birlikte ve "doğrudan demokrasi"ye yakın oranda bir seçimle anlıyorum.

Demokrasinin temeli bana göre her türlü düşüncenin ifade ve kendini gerçekleştirme özgürlüğü ve katılımcılıktır. (Bu noktada "laik"lik "işgal" "baskı" ve "şiddet" yolu ile seçim yapıyoruz konularında gelecek "itiraz"ları görüyor ve tartışılabileceğini kabul ediyorum.

"Demokratik seçim"den anladığım işe en doğrudan tanımıyla şudur: Temsili bir demokrasi modelinde temsil etmeye aday olanların, onların temsil edeceği kesimlerin oylarıyla belirlenmesi, herhangi bir müdahaleden bağımsız ve tam demokratik bir seçim sürecinin yaşanması nasıl olacak?

*** 

Bu ada yarısında propaganda ve kamuoyunu etkilemede tam bir eşitliğin sağlanması, seçmenlerin de kendilerini temsil edeceği kişileri doğrudan ve özgürce seçebilmelerine olanak tanınması, bu bağlamda hiç bir düşüncenin seçimin tümü göz önüne alındığında temsilcisiz kalmaması bir seçimi "demokratik" kılan unsurlar olarak mı görülmektedir?.

Başka bir deyişle benim anladığım anlamda "demokratik" bir seçimde; yalnız, seçmenlerin tercihlerinin seçilenlere aynen (ya da yaklaşık) yansıması seçimin demokratik olmasını sağlamaz. Bir seçimin demokratik olabilmesi için kimlerin oy kullanacağı belirlenmesi ile adayların kim olacağı bir de seçim sürecinin (propaganda ve toplumu etkileme aşaması) olabildiğince eşit ve demokratik olması da gerekir.

Bizim ülkemizde çok partili düzene geçtikten sonra sol ya da sağ partilerde oluşan "liderlik sultası" söz konusudur. Örneğin seçimle aday belirlemek, hele hele o parti yönetiminin yandaşlarının, yani seçim olduğunda o partiye oy atanların istek ve arzuları hemen hiç dikkate alınmaz. Çünkü bizim ülkemizde "demokrasi" yalnızca "biçim"dir. Kimse seçmene ve onun kararının doğruluğuna inanmaz.

Hükümette bulunanların iktidarın olanaklarını kullanmaları, yaygın medyanın tutumu, kamuoyu yoklamaları, herhangi bir "meşru" ya da "meşru" olmayan "erk"in etki ve müdahalesi, vb. tüm unsurlar parası olana, güçlü olana, hükümette olana, olanağı önceden bulunana hizmet eder ve seçimin "demokratik"liğini ortadan kaldırır. Yaşadıklarımız bunlardır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar