Bizimkiler hala yöntem arıyor
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bizimkiler hala yöntem arıyor

10 Ağustos 2020 - 11:44

Covid-19 salgınının eğitim ve öğretim faaliyetlerinin seyrini değiştirdiği bir dönemden geçerken, toplumumuzun dayanışma ve işbirliğine, öğretmenlerimiz, veliler ve öğrencilerin her türlü desteğe ihtiyacı olduğu açıktır.

Eğitimde toplumsal mücadelenin verilmesi gereken bu süreç içerisinde gerek eğitimde örgütlü olan sendikalar gerekse sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler ile işbirliği içerisinde eğitim ve öğretim faaliyetlerine ve toplumsal dayanışmayla bu günleri de en az hazar ve kayıpla atlatacağız.

Türkiye ve yavrusunda yükselişe geçen vaka sayıları endişe yaratırken ben de öğrenci olan torun sahibi olarak günlerdir kendime şu soruyu soruyorum: “Okullar açılmalı mı? Açılırsa torunlarımı okula göndermeli miyim?” Bu kaygılarla uzmanlara da aynı soruları sordum. Bilim insanları şüpheci yaklaşırken eğitimciler arasında “Okul en güvenli yer” diyenler de var.

Doğrusu kafam çok karışık, bana ve tüm velilere doğru ve doyurucu hatta kafasında soru işareti olanları aydınlatacak güvenli bilgi verecek yetkili makam arıyorum ama sendikadan başka konuşan açıklama yapan yok, peki ben ve diğer tüm yurttaşlar doğru bilgiyi kimden alacak?

***

Evet okulların açılıp açılmayacağı sorunu da, sorusu da bir önemli problem olarak karşımızda duruyor. Binlerce öğrenci ve onların velileri belirsizlik içinde bekleşiyorlar. Yönetim henüz kararsız, açsa bir türlü açmasa bir türlü. İki ucu oklu değnek anlayacağınız. Görünen o ki, daha bir süre internet üzerinden evlerden eğitime devam edeceğiz. Şimdilik en akılcı formül olarak bu görünüyor. Ama şu ya da bu, kararın biran önce açıklanması lazım.

Unutmayınız “Dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silah eğitimdir.” Kamusal eğitime yapılan yatırım, ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır. Peki bizim sözde eğitime baktığını iddia eden ki ayni zamanda kendileri de bir öğretmen kökenli olarak ne yapıyor, eğitim için? Şu ana kadar hiç bir şey yaptığını göremedik.

Bizim web TV de program yapan arkadaşımız Hatice Nazlı Gezer diyor ki, sevgili Şenel Elcil yalvarırım sen ağzını açıp siyaset yapma! Sen K.T.Ö.S sendikası genel sekreterisin hatırlatayım!

Sen yıllardır eğitimde yaşanan eksiklikler ve aksaklıklar ile uğraşacağına hala daha Türkiye üzerinden pirim yapmaya, maaş çektiğin devleti kötülemeye devam ediyorsun!

Devleti beğenmiyorsan paşalar gibi her ay sana verilen maaşı da Kabul etmeyeceksin! Herkes iradesinde özgürdür beğenmiyorsan başka bayrak altında yaşayabilirsin!

Hatice bacı, benim yurdu kuşatma ve istila edilmiş durumda, 37 yıldır boş konuşmaktan  başka bir şey yapmayanların yaşamak zorunda kaldığı bir yarım ada haline getirildi.  Bu ada yarısında iş yapmak istesen de yapamıyorsun, yaptırmıyor anavatanınız, sen zaten devlet değilsin, eyalet, vilayet olarak görüldüğün bir yana dursun, seni maraba olarak görüyor RTE yönetimi.

Ah Hatice ah, çünkü devleti idare edecek kurumsal yapın varmış gibi ama yok, becerin ve vizyonun varmış gibi hava atarsın ama o da yok, herhangi bir konuda projen, planlaman var ama yok, gücün var ama kullanamadığın için o da yok, bilginlerin çok ama onu kullanacak irade yok , her şeyin sahte…

Tek övündüğün sermayen var, vatan, millet, Sakarya edebiyatı yaparak o lüzumsuz meclisin içerisinde kalmak…. 47 yıldır ayni kişiler değişse de egemenlik TC makamlarındadır, bizimkiler de seviniyor, mecliste güya yasa yaparak devlet idare ediyorlar..

Yaşadığımız hayat gerçek: Hayal ve rüya gerçek üstü. Masal ise gerçek dışı… Peki ama Bilgisayar ve İnternet dünyası?.. Dünyamızda sanal dünyalar oluştu. Kuklalar aramızda kol geziyor, cirit atıyor. Biz de okullar açılsın mı açılmasın mı tartışmaları içinde birbirimizle kavga ediyoruz. Akıl almaz ama ne yapalım bizden akıllısı bu gök kubbe altında yoktur zannediyoruz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar