Bu asgari ücret çok fazla!
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bu asgari ücret çok fazla!

16 Eylül 2021 - 10:13

'Yeni asgari ücreti el birliği ile saptayanlar emekçilerle dalga geçtiler, bir kez daha yanıltmadılar, ama unutmasınlar ki bu gün uyur gibi yapan işçi sınıfı bu düzene mahkum değil' uyanmaya görsün kaçacak delik arayacak bu asgari ücret maskaralığında anlaşanlar. Uyan işçi kardeş bak neler oluyor…

Hadi gözünüz aydın, hükümet, işveren ve sözde işçi temsilcisi sendika uzlaşıya vardı ve ılın ikinci asgari ücreti 15 Eylülde oy birliğiyle, aylık brüt 4 bin 970 TL, net 4 bin 324 TL olarak belirlendi. Yeni asgari ücret 1 Eylül’den itibaren geçerli olacak.

Hem de büyük özveriler sonucunda tarafların gösterdikleri büyük fedakarlıklarla da asgari ücretin brüt 4 bin 970, net 4 bin 324 olarak oybirliği ile belirlendi.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısı sonrasında adını yalnızca böyle zamanlarda duyduğumuz patronları temsilen konuşan İşverenler Sendikası temsilcisi Metin Arhun asgari ücret dışında çalışanların yatırımlarıyla ilgili varılan uzlaşıyı da açıkladı.

Her zaman olduğu gibi bizi yanıltmadılar ve el birliği ile patronlara yine kazandırdılar. 1-10 arasında çalışanı olan işyerlerinin her bir çalışanı için Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı yatırımlarının yüzde 50’sini sözde devlet üstlenecek, ama cebinden tek kuruş çıkmayacak, geriye kalan yüzde 50’sini ise iş sahipleri karşılayacak.

Hala bu ülkede 10’un üzerinde çalışanı olan işletme kalmışsa bu işyerleri için ise devlet primlerin yüzde 30’unu karşılayacakmış, yüzde 70’lik kısmı ise işyeri sahipleri üstlenecekmiş. Peki ama çalışanın primlerinin bir tamam yatırılıp yatırılmadığına kim bakacak?

Hiçbir zaman gözü doymayan patronlar sendikası başkanı Metin Arhun, utanıp sıkılmadan devletin olanakları çerçevesinde bu oranların belirlendiğini ifade ederek, kendilerinin talebinin devletin primlerin yüzde 100’ünü karşılaması olduğunu ancak bu noktada uzlaştıklarını adet yerini bulsun diye konuşmasını yaptı.  Sözün kısası yine bu işten kaybeden asgari ücret mahkumları oldu.

***

Ankara dayatmalı ekonomik baskıları her zaman hayatımızı olumsuz yönde etkilediğini, toplumu ve haliyle işçi sınıfını yani dar gelirli asgari ücret mahkumlarını daha da yaşanmaz duruma getireceğini, mevcut ekonomik tablonun, çalışanın gözetilerek belirlenmesi yine düşünülmedi. Hep iyimse oldular ama yine yanıldılar, beklenti boşa gitti çalışana keser değil de testere olunması en güzel anlaşma olsaydı ne olurdu?

Bu ada yarısında en makbul olanı enflasyonun yok edildiği, alım gücünün artırıldığı bir ortam oluşturmaktır. Vatandaşın maaşını artırmak değil yalnızca aslolan, asgari ücretle çalışanın sırtındaki yükünü ve hayat pahalılığını azaltmak en kalıcı ve etkili çözüm olacaktır diyorum.

Bir kez daha altını çizmekte fayda var,  bu yaratılan mevcut tablonun ancak sınıf mücadelesiyle tersine çevrilebileceğini her kesin bilmesi gerekiyor:

İşçi sınıfı ayağa kalkmadığı sürece “BU ÜÇLÜ ÇETE” işçilerle dalga geçmeye devam edeceklerdir.                             Bu tablonun mevcut haliyle değişeceğine inanmıyoruz ve değişmesi için yazan konuşan olarak üzerimize düşen tüm görevleri yerine getireceğiz. İşçi sınıfı bu düzene mahkum değildir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar