Bu dayatılanlar karşısında seyretmeye devam mı???
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bu dayatılanlar karşısında seyretmeye devam mı???

10 Mart 2021 - 11:01

Ben meslek olarak değil ama mücadelemin bir parçası olarak saydığım köşe yazarlığına başladığım zaman, şimdi hayatta olmayan bir çok onurlu ve değerli gazeteciler vardı. Komşu olduğumuz için, çeşitli sebeplerle sıkça görüşüyorduk.

O araştırmacı yazar Kutlu Adalı idi, yaşadığı sürece yazılarını, araştırmalarını okuyarak bilgimi geliştirmeye çalışırdım, köpeğini gezdirmeye çıktığında dönüş yolunda ayak üstü sohbet ederdik, ben onun bilgi ve tecrübelerini izleyip, yararlanırdım. Vurdular, katlettiler, TC'li katiller...

Ne yazık ki, Türkiye’de olduğu gibi bu ada yarısında da maalesef evet maalesef çoğunluktadırlar.  İhtiyaçtan değil, daha çok lüks yaşamak arzusundan bunu yapıyorlar bazı sözde gazeteciler...

Kimilerinde işini kaybetme korkusu olsa da, onlar gazeteciliği değil, para kazanma uğrunda adeta yalakalığı meslek edinmişler. Vicdanlarında zerre kadar“Meslek Namusu” kalmamış. Yazıklar olsun!

 Değerli dostlar geçmiş dönemlerde de bu makamda bulunmuş ve hala müsteşarlık makamında oturan Şahap Aşıkoğlu gazetecilerin tümünü de suçlayan bir açıklama yaptı ve bu ülkede satılmış gazetecilerin olduğundan bahsetti.

Şahap Aşıkoğlu halt etmiş, şimdi mi gördü ve ya da fark etti? dahası birlikte çalıştı, satılmış gazetecilerle geçirdiği o güzel yeme içme anılarını unuttu mu yoksa? Evet satılmış, kiralık gazeteci arıyorsan sağına ve soluna bak görürsün, ve sakın bir daha genelleme yapma onurumuz bizim zenginliğimizdir, bilmiyorsan sen de patronun da öğrensin...

***

Kuşkusuz ki bir gün silahları çıkarları için kullananlar gün gelecek cehennemin dibine gidecek, daha önce güdenler gibi, ve bizi barıştan çözümden mahrum bırakanlar, bilesiniz ki barı eve ama sizin kafanızdaki gibi değil, gerçek muhataplarıyla birlikte düzgün bir barış ortamı elbette oluşacak.

Kimse silaha, tanka, topa, füzeye aşık değil, elbette onlar da bir gün toprağa gömülecek ama Kıbrıslıların  Kıbrıs'ta, Kürtleri, Alevilerin ve diğer toplumların kendilerini her türden güvencede hissettikleri zaman. İsterseniz işe bir de bu yanıyla bakın ve mücadele umudunuzu yitirmeyiniz

***.

Bu topluma yapılan kötülükleri saymakla bitiremeyiz, bunları sıralamaya başlayınca da Anavatancı her kesimden, yaylım ateşine, saldırısına uğrarız. Toplum yön verme, idare edebilme adına yıllardır toplumsal anlamda her kötü karaktere ve yabancılaşmaya hatta bencilliğe alıştırıldık. Yalan mı?

Bencillik, kişisel menfaat, çıkara alıştırıldık, dahası en güzeli ben yaparım anlayışı beynimiz enjekte edilerek, beğenmediğimiz bir görüş ve düşünce ortaya  koyanları adeta dışlar bazen de linç ederiz, hatta yıllarca desteklediğim birinin yanlış yaptığını ortaya koyduğun zaman dahi hedefe alınabilirsin.

Beğenmeyebilir, eleştirebilirsini, ama bileceksiniz ki arkadan, karşı saldırı kampanyası sosyal medyada koro halinde başlatılır ve “vurun dövün, sövün,kırın, dökün” kampanyası  günlerce sürer gider. Linç kampanyasını organize edenlere baktığımızda TC tarafından adaya getirilenlerini bir kısmı ve yerli işbirlikçileridir...

***

İzlemek için saatini beklediğim Halk TV'deki program Murat Sabuncu ve Levent Gültekin’i beklerken haber bülteni sunucusu İrfan Değirmenci haberi canlı olarak verdi ve Levent Gültekin’in 25 kişilik bir çakal grubunun saldırısına maruz kaldığını ve parmağı kırılan Levent Gültekin’in bu programı sonuna kadar izledim

Yine dün de TC Adalet Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'e, bu olayın sorulması üzerine, "Gazeteci güvenliği önem verilmesi gereken bir konudur diyerek, gazeteci güvenliğini İnsan Hakları Eylem Planı'nda önemli bir başlık olarak aldık” dedi. Ne deyim ben size yarattığınız açık hava hapishanesi ve kapalı zindanlarınızla öğünün ve ter cevaplar verin, nereye kadar???

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar