Bu düzen böyle gitmeyecek, istese de gidemez zaten
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bu düzen böyle gitmeyecek, istese de gidemez zaten

07 Nisan 2022 - 10:08

Gençlik yıllarımdan beri severek dilediğim bir eserdir, siz de hatırlarsınız, Sn. Timur Selçuk o güzel şarkısında ne diyordu? “... Bu düzen böyle mi gidecek? Pireler filleri yutacak...” Aynı isimle rahmetli cesur gazeteci Uğur Mumcu da bir kitap yazmıştı.

Kuşkusuz ki, böyle gitmeyecek, istese de gidemez zaten.

Ada yarısında hiç bitmeyen Ankara kaynaklı ekonomik krizleri, ezilen kesimlerin sessizliğinin getirisi olarak, siyasilerin rant ve çıkara dayalı paylaşım kavgalarını, koruyabilme mücadelesi, ortada ekonomik ve politik güç dengeleri “bu düzenin böyle gitmeyeceğinin” açık göstergeleri değil mi zaten.

Kıbrıs'ın kuzeyinde 1974 sonrası  Denktaş rejiminin ve Derviş Eroğlu ile devam ederek günümüze kadar gelen kukla hükümetlerin“ bir türlü kuramadıkları ekonomik bir düzen” ülkenin içine sürüklendiği düzensizliğin baş sorumlusudurlar.

Ankara rejimi ile kol kola girerek toplumu sürüklendikleri kara günler, sıkıntılar, açmaz ve çıkmaz bir sokakta patinaj yapmaktan çıkabilmenin yolu da, Ankara'nın elini yakamızdan çekmesi ile ekonomik düzeni, akılcı yerel, çıkarlardan yana, doğruya dönüştürmekten geçiyor.

Hiç bir zaman bitmeyen ancak, özellikle 1974 sonrası bilinçli bir şekilde başlayan büyük ekonomik durgunluk, krize dönüşme hallerimiz ve dalgalanma döneminden itibaren bizim ülkemize esnaf, üretici vs kısa günün karı kazanılan geçici parayla oluşturulan sahte cennette, yolun sonuna gelinmiş bulunuluyor.

Yapılması gereken, zihniyeti, temel politika yaklaşımını, yani halihazırdaki mevcut ekonomik düzeni kökünden yıkarak yerine halkı düşünen, yani toplumsal, yapısal ve stratejik adımlar atılmasıdır.

Biz her konuda olduğu gibi, Erdoğan tek adam diktatörlük rejiminin bize dayattığı ekonomik yıkım paketlerini zorunda değiliz, olmamalıyız. O nedenle “Ekonomide kurtuluş yolunun mümkün olduğunu” defalarca yazılarımda vurguladım, seçeneksiz olmadığımızın altını çizmeye çalıştım.

Tasarruf yapın önerisinde bulunan siyasiler tasarrufa kendilerinden neden başlamadıklarını sormak hiç aklımıza geliyor mu? Geçmişten günümüze kadar hangi hükümet gelip gitmişse yandaşları ile birlikte yediler yuttular ama gariban vatandaşa da tasarruf yaparak geçimini idame ettirmesi çağrısı yapıyorlar.

***

Çözüm ve alternatif

Altta kalanın boynu kopsun düzeni içinde canının çıktığı vahşi kapitalizm uygulamasının, üretimden - istihdamdan uzak, finansal cambazlıkların ve manüplasyonların egemen olduğu bir kumarhane, kerhane, kumarhane ve gazino kapitalizminin, bizi götürebileceği bir yer yok artık.

Ancak, tamamen elden alınmış, gümrük vergileri ile girdi maliyetlerini yükselten duvarların arkasına gizlenmiş, hırsızlık ve kapitalist ekonomik modelin de bu koşullarda başarılı olma şansı bulunmuyor. Bu, kuşkusuz bir köşe yazısına sığdırılamayacak kadar kapsamlı ve ayrıntılı bir konudur.

Borç batağına işsizliğe, kayıtdışı ekonomiye, yolsuzluğa, ağır borçlanmaya ve düşük ve orta gelir tuzağında patinaj yapmaya karşı, mutlaka ve mutlaka gerçekçi, uygulanabilir ve yeni bir model alternatifi oluşturulması gerekiyor.

Biz sadece eleştirmiyoruz. Neyin - nasıl yapılması gerektiği hususunda alternatif ekonomi politikalarını da ortaya koyuyor ve tartışmaya açıyoruz. Bizim hayalci ekonomist geçinenlerden akıl alacak bir durumumuz yok, bize gerçeklerimiz yeter de artar bile...

Anlatmaya, yazmaya devam edeceğiz

Tabii anlayan ve dinleyen olursa...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar