Bu düzen yoksulu ilanihaye oyalayamayacak!
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bu düzen yoksulu ilanihaye oyalayamayacak!

10 Mayıs 2021 - 09:37

Bu ada yarısında dönek, liboş solcularla ne olacak? Nereye evrilecek yaşamımız? Barışı ısrarla sokakta meydanda her yerde ısrarla talep etmek, mücadele vermek gerekirken ısrarla bundan kaçınılıyor.

Sanki yaşamıyormuşuz gibi, daha da baskıcı ve barbarlık yıllarına mı koşuyoruz, yoksa halklar gereğini yapıp bu berbat çözümsüzlükten çözüme, ekonomik yıkımdan -toplumsal-kültürel sistemin sonunu getirecek mi?

Acımasız sistem olan Neo-liberalizmin vahşiliği karşısında sosyalizm kavramı çok daha aranır oldu.  Kapitalizmin bir kadermişçesine pazarlanması için devletlerin tüm güç ve araçlarıyla harcadığı çaba, artık ikna edici olmaktan uzak. Son model bir araba veya lüks havuzlu villa, yanında iPhone satın alabilme ‘özgürlüğü,’ milyarlarca yoksulu ilanihaye oyalayamıyor!

***

Liberalizmin daha dinamik, daha özgür, daha refahlı bir toplum kurduğu bir gerçekmiş gibi yansıtılmaya çalışılsa da yaşamımız içinde derin ve kapanmaz yaralarımız ondan değil mi?. Ama liberalizmin çözemediği ve ihanet edenlerin sayesinde ciddi sorunlar varı olduğu yalan değil.

Halka dayatılan ekonomik baskılar sonucu olduğu bilinen ve büyük çapta devam eden yoksulluk. Haksız gelir dağılımı bozukluğu, aşırı bireyleşmenin toplumsal sorumluluk duygusunu ve değerleri aşındırması, büyüyen artan suç oranları kimseyi ilgilendirmiyor...

Ada yarısının bu sorunlarına çözüm aramanın yolu, Marksist sosyalizme bu işgal koşulları altında dönmek değildir. Çözüm, her alanda liberalizmin yerine geçecek değil, liberalizmin başarısız kaldığı alanlarda yeni çözüm ufukları açacak yaklaşımlarla üretilebilir.

***

Kendi hasadını yapan insan hem acı çekmeyi hem de mutluluğu da öğrenir ne de olsa. Bir insanı acı çekmesine neden olan şartları yaratan, kendi zihinsel uyumsuzluğudur. Bir insanın mutlu olmasını sağlayan şartları yaratan ise kendi zihinsel uyumudur. Bir yerde bir sorun var ama nerde?

Doğru düşünce maddi varlıklarla değil, huzur ve mutlulukla ölçülürken yanlış düşünce de maddi varlıklara sahip olmamakla değil sefillikle ölçülür. Bir insan talihsiz olduğu halde zengin olabilir, mutlu olduğu halde yoksul olabilir. Başına ne gelirse kendi uysal ve uyumlu oluşundandır.

Bu coğrafyada hasret kalınan mutluluk, sağlık ve eğitimdeki başarı insanın iç dünyasıyla dış dünyasının uyumlu olmasının ve ya olmamasının bir sonucudur. Bir insan halinden şikâyet edip küfretmeyi bıraktığında, hakkını hukukunu aramaya başladığında, yeni biri olmaya ve yaşamını düzenleyen gizli adaleti aramaya başlamış olur.

***

Ufku açık, ileriyi düşünen insan, bu sırrı aklında tuttuğu sürece, başkalarını suçlamaktan vazgeçer ve kendisini güçlü düşüncelerle geliştirmeye başlar. İçindeki güçleri ve imkanları keşfederek şartlara karşı gelmeyi bırakıp, onları gelişimi için kendi yararına kullanmaya başlar..

İnsanlar düşüncelerinin gizli tutulabileceğini düşünürler, ancak bu göründüğü kadar kolay değildir. Düşünceler alışkanlıklara göre ortaya çıkar ve alışkanlıklar da uygun şartlarda kendini gösterir..  Tembel düşünceler temiz ve dürüst olmama alışkanlıklarında ortaya çıkar, kirlilik ve fakirlik şartlarında somutlaşır..

Nefret dolu ve kınayıcı düşünceler suçlama ve şiddet alışkanlıklarında ortaya çıkar, zarar ve zulüm şartlarında somutlaşır.. Ya da her türlü güzel düşünce ve incelik zarafet alışkanlıklarında ortaya çıkar, hoşluk ve memnuniyet şartlarında somutlaşır.

Enerjik düşünceler temizlik ve çalışkanlık şartlarında ortaya çıkar, hoşluk şartlarında somutlaşır..                             İyi ya da kötü her düşünce zinciri sonuçlarını, karakter ve koşullar üzerinde gösterecektir. bir insan kendi koşullarını doğrudan kendi belirleyemez ancak kendi düşüncelerini seçerek dolaylı olarak koşullarına biçim verebilir.

Bir insan fesat düşüncelerinden arınırsa tüm dünya ona karşı yumuşayacak ve ona yardım eli uzatacaktır deniyor ama sakın inanmayın çünkü insan güçsüz ve hastalıklı düşüncelerinden uzaklaşırsa, güçlü kararlar almasını sağlayacak yeni fırsatlar karşısına çıkacaktır.

İyi düşüncelerle donatılırsa kötü kader ona el sallayacak ve onu sefilliğe muhtaç etmeyecektir. Kalbiniz ve zihniniz de güzel düşüncelere ne kadar yer açarsanız olmak istediğiniz ne varsa olursunuz.. Gecikmeler olsa bile sabretmeyi asla unutmayın.. Sevgiyle kalın

Yazıyı Can Yücel’in o satırları ile bitirmek en iyisi olur sanırım:

En uzun koşuysa elbet

Türkiye’de de Devrim

O, onun en güzel yüz metresini koştu

En sekmez luverin namlusundan fırlayarak …

En hızlısıydı hepimizin,

En önce göğüsledi ipi…

Acıyorsam sana anam avradım olsun

Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar