Bu günleri asıl suçlu olan muhalif kesimlerdir (2)
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bu günleri asıl suçlu olan muhalif kesimlerdir (2)

13 Şubat 2021 - 03:10

İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıs sorununun çözümü yönünde ortak bir açıklama yaparak, “Federal çözüm Kıbrıs’ta barışa ulaşmanın tek yoludur” diyerek ortak bir mücadele çatısı altında birleştiler.

Kıbrıs Türk Demokrasi Derneği, Cumhuriyetçi Türk Partisi-UK, Barış ve Federal Kıbrıs Platformu-UK ile Birleşik Krallık Kıbrıslılar Ulusal Federasyonu tarafından imzalanan ortak açıklamada, BM Güvenlik Konseyi’nin Ocak 2021’de oybirliği ile aldığı 2561 sayılı kararı güçlü bir şekilde desteklediklerini, Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs sorunu ile ilgili değişmez temel yaklaşımı olan iki bölgeli ve iki toplumlu federasyon tezini yeniden teyit etmesini memnunlukla karşıladıklarını vurguladılar. Yetmez mi?

Yetmez, Adada iki bölgeli, iki toplumlu, toplumların siyasi eşitliğine dayalı federal çözümün barışa uzanan tek yol olduğunu ifade eden Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların ortaklaşarak çıktıkları bu yolda kendilerine başarılar dilerim.

Ancak benim onlara bir önerim ver "Londra'da sürgünde parlamento" kurabilir misiniz? Bunu yaparsanız barış ve çözüm Kıbrıs’ta daha yakın hale gelebilir. Çünkü 46 yıldır adanın yarısını elinde rehine olarak tutan Türkiye rejimi geri adım atmayacak. Bu gerçekler karşısında sizin de varlığınız yapacağınız açıklamalar ötesine gidemeyecek. Dostunuz acı söyler

***

Bu yalaka takımı ile arayı bozmamak için lafı evirip çeviren, eveleyip geveleyen aydınlar, gazeteciler değil de niçin bu toplum tavır değiştirsin? Bugün havadan sahip olduğu fabrikasını kapatsa, bütün sülalesine yıllarca yetecek kadar serveti olan işadamları değil de niçin bu ezilen emekçiler bir kez daha kahramanlık yapsın?

Parmağını bu dönekler için neden oynatsın bu insanlar? Olur öyle şey? Hem “bu ada yarısı felakete gidiyor” diye felaket çığırtkanlığı yapıyorlar, hem de şatafatlı yaşamları sürsün diye her türlü kılığa giriyorlar. Toplum, bu insanların sözüne, davranışına bakarak işlerin kötüye gittiğine inanır mı?

“İşler kötüye gidiyorsa siz niçin kılınızı kıpırdatmıyorsunuz?” diye sormaz mı? Daha bitmedi, “Ülke felakete gidiyorsa, iş adamlarımız niye bu kukla yönetimin önünde hala bu kadar el pençe divan duruyor?” diye sorduğumuz zaman da ne cevap veriyorsunuz? Öyle büyük bir felaket geliyorsa, hala niçin karınlarından konuşuyorlar?” diye sorduklarında ne diyeceksiniz?

Bizim kaybedecek çok şeyimiz var, o yüzden kahramanlığı sizden bekliyoruz mu diyecekler? Artık utanmayı da attınız ya, bir eliniz yağda bir eliniz balda. Fakat bütün riski bu toplumun almasınız istiyorsunuz. Bu ayıp ve utanılacak bir davranış değil mi?

Büyük ve kahraman solcular kendinden olmayana burun kıvırıyor. Muhalefet partilerinin durumu ortada. Toplum olarak bu işbirlikçi kuklalardan ne kadar bıktıysak bu beceriksiz, muhalefetten de o kadar bıktık. Yalan mı? Bu ada yarısında durum böyleyken toplumun hükümete ve muhalefete karşı bir tutum belirlemesini beklemek biraz tuhaf kaçmıyor mu?

Kabul edelim ki bizler gibi düşünen ve yazıp söyleyenler bu ülkenin içinde bulunduğu duruma toplumun dikkatini çekmeyi başaramıyoruz. Sözlerimizle, yazdıklarımızla davranışlarımızla topluma güven veremiyoruz değil mi? Neden bir tek gündemi geçim sıkıntısı olan ezilen emekçileri yanımıza çekecek, kalbine dokunacak bir cümle kuramıyoruz.

Suçu fukara, fakir doğmak olan çalışanların, emekçilerin evine iş dönüşüşünde giderken tek derdi ekmek götürmek olan büyük bir çoğunluğa daha iyi bir yaşam sunacak birilerinin var olduğuna dair en küçük bir umut ışığı yakıp gösteremiyoruz?.

Umudum yok ama bir kez daha tekrar edeyim: Muhalefetin durumuna baktığımızda şunu söyleyebilirim: Bu bölünmüş ada yarısının içine düşürüldüğü bu korkunç uçurumdan çıkmasının kısa vadede tek yolu, yeni bir umut yaratarak, demokrat, özgürlükçü, eşitlikçi ve toplumdan, yoksuldan yana politikalar, programlar sunacak olan "DAYANIŞMA HAREKETİ" örgütlenmesinde destek olmaktır.

Ya ayağa kalkarak daha iyi olacağız, ya da kaçınılmaz sona doğru hep beraber sürükleneceğiz. Ve eğer başımıza bir felaket gelirse bunda da en büyük kusur başka yerde değil,  bu gidişatı düzeltmeden kaçınan bu toplum bireyleri olmayı göze alacak olanlar olacaktır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar