"Bu memleket sizlerle utanç duyuyor!"
Kazım Denizci

Kazım Denizci

"Bu memleket sizlerle utanç duyuyor!"

12 Mart 2021 - 11:01

Siyasilerin, sendikacıların ve birçok vatandaşın dilinden çok duyduğumuz bir sihirli sözcük gazetelerde, TV'lerde, sosyal medya platformlarında bu günlerde yine dillerde olan bir söz var: "Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak."

Bana göre her şey eskisi gibi olsa keşke diye düşünmemek elde değil. Şöyle söylemek daha doğru olacak: " Bu ülkede hiçbir şey şimdiki gibi olmamalı."

"Eskisi" nedir, hangi zamandır, neler yaşandı, kimin, kimlerin kulluğunu yaptı? Amaçlanan "eski", çözümsüzlüğe devam dönemi midir, yoksa rejime kimin teslim olduğu ya da olmadığı dönemleri midir? Yoksa barış diye yetki alanların toplumu çözümsüzlüğe alıştırdıkları dönem midir?

Umut bağladıklarımız tarafından öyle günlere getirildik ki ne yazılsa, ne söylense dipsiz kuyuya atılmış bir taşa benziyoruz.  Umutsuzluğa teslim edilen Toplumda bir nemelazımcılık, vurdumduymazlık, bir umursamazlık Covid19 bulaşındandaha beter bir hastalık gibi yaygınlaşmış...

Tepeden, çok yükseklerden bakıyorlar, bizi toplum olarak düşürdükleri hazin sonu hep birlikte seyrediyoruz. Özellikle barış, demokrasi, özgürlük, hak hukuk arayanların, insanca bir yaşam talep edenlerin "temiz toplum" özlemiyle sokakları, caddeleri dolduranların savaşımına...

Toplumun desteği ile bir yerlere getirilenlerin yalnızca kendi çevrelerini düşündüklerini ve "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" diye uyguladıkları bencillik altında eziliyoruz.

 Nazım Hikmet'in yazdığı gibi:

"Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek / Ve hala şarabımızı vermek için / üzüm gibi eziliyorsak / kabahat senin / demeye de dilim varmıyor ama / kabahatin çoğu senin, canım kardeşim."

Stratejik olarak nüfus yapısı değiştirilen bu toplumu yutmaya, yok etmeye kararlı ve adeta yeminli bir ithal seçmene yaslanıp dayanıyorlar, çok hızlı, adamakıllı hızlı bir biçimde amaçlarını, düşüncelerini, görüşlerini toplumda yerleştirmek kararlılığındadırlar.

Silahlı silahsız bütün kuvvetleri ile hemen her saat, gün her gün sayısız TV'lerinde, gazetelerinde, en çirkin sözlerle bu toplumu aşağılamak, hiçe saymaya kalkışmak!.. Sanki yeni bir barışın değil çözümsüzlüğün pekişmesini istermiş gibi!..Ne kazanacaklar savaşa sürüklenirsek, bundan ne kazanacaklar?

Uyguladıkları soykırım ve asimilasyon politikaları ile kan dökmeden "Bu kez de silahsız kuvvetler bu işi çözümlesin anlayışı "Akıl tutulması bu olsa gerek, akıl diye bir şey yok, geçmişte olanlardan ders almak da yok mu?

Ve geldik sona, AKP Kıbrıs Gençlik kolları diye bu ülkede yasadışı faaliyet gösteren ve diktatörlerinin posterlerinin yollara sokaklara asılması sonrasında boyanması kimin tarafından yapıldığı tahmin edilmezmiş gibi yalan ve iftira ile Kıbrıslı yurtseverleri karakola çağrılması tam bir "FETO" taktiğinin buraya taşındığının kanıtıdır. Diktatörlük tarafından Türkiye ve yavrusunda uygulanan bu faşist baskı ve zulmünüz bu ada yarısında geri püskürtülecek.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar