Bu suç merkezinde suçlu yalnızca Salih Arida mı?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bu suç merkezinde suçlu yalnızca Salih Arida mı?

20 Ağustos 2020 - 07:32

Ülkeye 121 gram 531 miligram ağırlığında hintkeneviri türü uyuşturucu madde ithal eden sanık Salih Arıda, yargılandığı davadan 4 yıl  hapis cezası aldı. Kendine göre suçsuz olduğunu söylese de o artık uyuşturucudan mahkum olmuş birisidir.

Cezasını çekmekte olduğu sırada şartlı tahliye yasasının kendine verdiği hakkı kullanarak bundan yararlanmak istediğini bildirdiği İçişleri bakanlığı şartlı tahliye kurulu müracaatını yerinde bularak 22 ay mahkumiyetin ardında şartlı olarak serbest bırakıldı.

Salih Arıda, şimdi serbest olmasına rağmen kendi anlattıklarına göre, şartlı tahliye sonucunda serbest kaldıktan sonra yaşadıklarım bu kötü ve zor koşullar nedeniyle keşke şartlı tahliyeden yararlanmasaydım ve cezaevinden çıkmasaydım diyor.

Avustralya'da büyümüş, Londra'da yaşamış ve babası tarafından askerliğin yapması için Kıbrıs'a getirilmiş ve uçak alanından doğru askeri birliğe teslim edilmiş birisi olarak, beni vatanım burasıdır, elbette gidip paşa paşa askerliğimi yaptım ve terhis oldum.

Vatanına karşı görevini yerine getiren bu adam şimdi o vatanını yönetenler tarafından insanlık dışı koşullarda yaşatılmasına isyan ediyor. Salih Arıda'ya ne devleti ne de devletini yönetenler bir yol gösterip ekmeğini kazanacağı, yaşamını sürdüreceği ortam yaratmamış.

Soruyor, bu nasıl devlettir ki vatandaşını aç açıkta ve geleceği karanlık bir durumda orta yerde bırakır? Bırakınız kamu kuruluşlarından bir işe alınması söz konusu değil özel sektörde dahi iş vermiyorlar? Ne yapacak şimdi?

Neden ona kimse iş vermiyor çünkü suçludur, hem de uyuşturucu ithal etmekten ve bulundurmakta hüküm giymiş bir sabıkalı, Peki ama yeniden suç işlemeye mi teşvik edelim bu insanı? Hukuk devleti olsa belki suç işlemesini engelleyecek tedbirleri alırdı.

***

Suçlu olsalar dahi, ki kendi ifadesine göre bir arkadaşının komplosuna kurban edildi ve suçu kabul etmek zorunda kaldı. Cezaevinde hiçbir insanın insanlık dışı koşullarda yaşatılması kabul edilemez.

Cezaevi artık suçluları sığmıyor, yenisinin de ne zaman biteceği bilinmiyor. Peki balık istifi gibi üst üste bir şekilde mahkumların barındırılmasının kabul edilebilir mi?  Salih diyor ki, ranza sisteminin dahi artık cezaevindeki mahkûmları barındırmak için yeterli değildir.

 Aynı koğuşta daha önceleri kapasite 25-30 kişiyken, mahkumlar 2 banyo ve 2 tuvalet kullanmaktaydı ama şimdi artık  cezaevi kapasitesi dolduğu için koğuşlarda ranza sistemine geçildi ve koğuşların kapasitesi 100 -120 kişiye çıkarıldı. Mahkumlar yine 2 banyo ve 2 tuvaleti kullanmak zorunda kalıyorlar.

Elbette cezaevi tatil köyü değildir, onu da anlayışla karşılamak gerekiyor bu yüzden sıkıntılar yaşanıyor, yaşanacak kaçınılmazdır. Memleketime nüfus yığıldıkça  bu aşırı nüfus cezaevine de yansıyacaktır. Yansımaktakadır da birçok kez de gerginlikler, kavgalar hatta isyanların çıktığına tanıklık ediyoruz.

Bu ada yarısında hükümetler ve bakanları toplumun muzdarip olduğu sorunları çözmek için makam koltuklarında halkın ödediği vergilerinde yüksek maaşlarını alıyorlar, Peki görevlerini maaşlarını hak edecek şekilde yerine getiriyorlar mı? Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.

Bir kişi, kurum, kuruluş ya da bu hükümet hakkında nasıl bir yargıya varmak ve ya nasıl bir kişi, kurum kuruluş ya da bu hükümet gibi  nasıl olduğunu öğrenmek mi istiyorsunuz? O hâlde onların hakkında söylenen sözler yerine, yaptığı işe bakınız. Çünkü yaptığı o iş, onun ne kadar sorumlu, bilgili ve yetenekli olduğunu açığa çıkarır. Tam bir "KKTC" klasiği değil mi?

Evet geldik yazının sonuna, Salih Arıda, iş istiyor, yardım ve dayanışma istiyor, Sosyal Hizmetler Dairesine, Çalışma Dairesine, İçişleri Bakanlığına ve Başbakanlığa gidip derdini anlattı. İnandığı "devletinde" ve güven duymaya çalıştığı "hükümetine" bu başvurduğu yetkili makamlardan kendisine uzanacak bir el ve yanıt beklemektedir.

Yukarıda yazmış olduğum yetkili makamlardan gelecek ve ya gelmeyecek yardım çağrısının ve yanıtın ne olacağını ben biliyorum ama buraya şimdilik yazmıyorum. Şimdilik bende kalsın, yakında söz yazacağım. Daha güzel bir ülke için mücadeleye devam, başka çare yoktur, şimdilik hoşça kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar