Bu topluma yapılanları ben yemedim
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bu topluma yapılanları ben yemedim

11 Şubat 2021 - 07:54

Türkiye'de eski yönetimlerin bir devamı olan ama bütün dizginleri eline geçirerek tek adam rejimini inşa eden diktatör Erdoğan 18 yıldır kendisi iktidarda olduğunu unutarak sanki ana muhalefetteymiş gibi açıklamalar yapıyor. Ben yemedim, muhalefetimiz yediyse bilmem.

Erdoğan: Kuzey Kıbrıs'ı çok modern bir devlet olarak hayata katacağız. Kıbrıs meselesi yeni dönemin ruhuna uygun bir şekilde çözüm odaklı bir şekilde ele alınacaktır. Tek çözüm iki devleti çözümdür.

 Adada barış ve istikrarın olacağı bir geleceği ancak bu şekilde inşa edebileceğimize inanıyorum." dedi ne demek istedi? Bu açıklamalara sen kimsin be adam diyecek bir babayiğit yok mu?

***

İsmet İnönü yaşadığı yıllarda söylediği anlamlı ve tarihe geçen sözleri ile hatırlanıyor. Peki, ama ne demişi? “Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memlekette kurtuluş yoktur” Evet, Bu ülke elbette ki namussuzlara, şerefini yitirmiş olanlara bırakılmamış ve bırakılmayacaktır da.

Namusluların cesur davranışlarını da gördük ve görmeye de devam edeceğiz, bu ada yarısında.                     Ancak halen düzene sokulamayan, sistemsizlik haline getirilen sistemler ve yasaları uygulamayanların bu pervasızca cesaretleri muhalefetsizlik sonucunda yaşanıyor ve bu noktada toplum kesimleri çaresiz bırakmaktadır.

***

Haklı iken haksızlığa, hukuksuzluğa ve mağduriyete uğramış birçok insan var çevremizde.                    Bu bizim olmayan, ada yarısında bizim olmayan TSK’ya bağlı polisininkomploları ile bizleri eli kolu bağlı bir duruma getirmek için çalışıyor.

Ülkede yaşayan mücadeleci insanların namussuzlara karşı gösterdiği tepkilerde suçlu duruma düşmesine sebebiyet vermek, sırf doğru politikalar uğruna bu ülke için yurtsever emeller besleyen namuslu dürüst davranma hakkını çok görmektedir.

Haksızlıklar karşısında gerekli olan girişimi yapmak için bile cesaretin ve namuslu davranmanın önünde birer engel değil midir askerin polisin yaptıkları? Bu adayı kontrolsüz girişler ve yapılan yasadışı vatandaşlıklar nedeniyle suç merkezi haline getiren kendileri değil mi?

Namusuna göz dikilmiş bir insanın, namussuzlara gereken cevabı ve gereken müdahaleyi kendilerinin cesurca vermelerinin ardından bu haklılık ve cesaret karşısında suçlu ilan edilmelerine göz yumarak, namussuzların ise salınarak serbest bırakılmasına seyirci kalmak ortaya sadece çelişkileri çıkartmaktadır.

Ama şununda altını çizmekte yara vardır. Her türlü namussuzluklar sonuçları ne olursa olsun, cezasız kalmamalıdır,  kalırsa işte bu gerçeklerle baş başa bırakılırız.  Çirkef yatağına çevrilen benim ülkemin huzura ve güvene ihtiyacı vardır dediğimiz zaman dahi cezalandırılıyoruz.

Yeterki bıçak kemiğe dayanmasın.Tekrar altını kalın “kırmızı çizgilerle” çizmekte fayda vardır; nesnel gerçekliğin önümüze koyduğu problemi çözmek için; “Tek yol çözüm ve barıştır”…

Nasıl bir barış olması gerektiği konusunda geçmiş yıllarda yapılan görüşmelerde vurgulandığını ve BM-AB ve uluslararası hukuk tarafından kayıt altına alındığını bilmeyen var mı? Sanırım Erdoğan ve yerli işbirlikçi kuklaları ve ülkenin sin da geçsin anlayışı ile hareket eden sözde çözüm - barış yanlısı siyasi partileri ile diğer tüm  yandaşları da bilmektedirler.

EEEEE, bu suskunluğunuz ve duyarlılığınız nedendir? Bu parametreyi ben yazmadım, Adada iki bölgeli, iki toplumlu, toplumların siyasi eşitliğine dayalı federal çözümün barışa uzanan tek yol olduğunu açıklayanlar neden buna ulaşmak için gereği olan "BARIŞ BLOĞU"nda birleşmiyorlar?

Barış yanlıları samimi iseler neden ayağa kalkarak “Ayrılıkçı talepler ortaya konularak, Kıbrıs Türk toplumunun sanık sandalyesine oturtulmasını, asimilasyoncu, ilhakçı politikalara” ses çıkartmıyorlar.

Aslında hiç kimse uyumuyor, herkes her şeyin farkındadır, onlar yani "BARIŞÇI" muhalefetimiz yediyse bilmem bu yapılanları ben yemedim. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar