Bu ülkede artık tuz çoktan koktu
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bu ülkede artık tuz çoktan koktu

18 Ağustos 2020 - 07:32

GARGOLİT SABUNU İLE YIKANMASI GEREKİYOR…

Bazı “olmadık” şeyler sık sık ve üst üste yaşanınca kanıksanıyor, duyarsız ve tepkisiz kalıyoruz...

Artık kokuşmadık bir tarafımız kalmadığı için "tuz koktu" derken bu sözde devleti yönetenler için çok daha fazla geçerli bir söylemdir. "Devleti" yönetenlerin kuralları, yasaları, hukuku deyim yerindeyse “takmadığı” bir ülkede, yurttaşların en temel sorunu olan Sağlık ve Eğitim başta olmak üzere diğer hak ve özgürlükleri dahi tehlikeye girer.

Tuz koktu, gargolit sabunu ile temizlemek gerek, tabi temizlenirse, "Tuz koktu" bizde hiç olmayan denetim mekanizmasının yozlaşmasını, kirlenmesini  ifade eden bir deyimdir. Bir olaydaki olumsuzluğu gidermesi gereken unsurun da o olumsuzluğa karıştığını belirtir. Halk arasında bu tür durumlar için “Et kokarsa tuzlanır, ya tuz kokarsa?” denir.

Olumsuzluklar karşısında çaresizlik ifade eden "Et kokarsa tuz basılır tuz basılır, tuz kokarsa çare ne?" şeklinde varyasyonları halk arasında yaşayan tarihi deyimden türemiştir. Bozulan bir şeyi düzeltecek zemin kalmamıştır. Ama bu etken bozulmuşsa artık düzeltmeden umudu kesmek gerekir, şeklinde izah da edilebilir.

***

 Anavatanları Türkiye'yi yönetme erkini elinden kaybeden tek adam rejimi ve onun başından talimat alan bizim işbirlikçi kuklalar sayesinde bu ülkede de tam bir keyfi bir yönetim biçimi hâkim oluşturuldu.  Varlık gerekçelerini oluşturan değerleri korumaktan aciz olan siyasilere ve yarattıkları ucube yapıya kim, neden güvensin ki zaten?

Bu ada yarısında yıllardır düşe kalka, ağır aksak ve çok ağır bedeller ödeyerek edinmeye çalıştığı demokrasi deneyimi ve birikimini, her zaman Türkiye yönetimlerinin isteği doğrultusunda hareket ettirildiğini dahası onun ipoteği altında tutulduğunu ve artık çok gerilere düşürülerek heba edildiğini göremeyenlere ne diyebilirim?

Sayın demeye dilim varmadığı için  “ işbirlikçi kukla” ve beraberindekiler, paralı danışmanlar ordusu, besleme beceriksiz bürokratları, bakanları, parti kurmayları ve beslemesi medya ile kiralık kalemleri “pandemi sürecini de ekonomiyi de iyi yönettik” dedikçe benim ve birçok insan tarafından alay konusu olduklarını da fark etmiyorlar.

***

Ben Lefkoşa'da yaşadığım için bu pandemi sürecinde salgınla mücadelede yerel katkılar sokak ve mahallede bir topluluk ruhunun gelişmesine ve dayanışma duygularının artışına olanak sağladığına tanıklık ettim. Şimdi eylül ayının yaklaşmakta olduğu bu günlerde Sağlık yanında eğitim de gündemin ön sıralarında yerini alıyor.

Şimdi salgının artmakta olduğu bu süreçte okullarımız açılmalı mı, açılmamalı mı tartışmaları yaşanadursun bakanlık kendi havasında, Ersin Tatar'ın  seçimleri ile ilgileniyorlar. Bakanlık olarak henüz ortaya somut bir hazırlık koymadığını gördüğüm için bana göre okul aile birlikleri, sendikalar ve bileşenleri birbirlerine güvenerek ortak çalışma yürütmelidirler.

Bu süreçte kazanımlarımızı hayata geçirmek de bu salgınla mücadele kadar önemli olmalıdır kanaatindeyim. Yerel yönetimler öncülüğünde demokratik okul, demokratik bir kent ve demokratik bir toplum anlayışı ile örülebilir. Biliyorum, başınızı iki yana çeviriyor ve düş kuruyorsunuz diyeceksiniz.

Ama ben ne düş kuruyorum ne de hayal görüyorum, beni yaşadığım ülkede yaratılan bu çirkef yatağında kurulmuş tuzaklar yok artık yolumda,işkenceler zindanlar hücreler, savunmak yok mu arzu ettiğimiz mutlu yaşamı, beynimi kemiren, mideme kramp giren sorunlar nedeniyle kısacası ürperiyorum.

***

Açılıp açılmayacağı tartışılan İlkokullar ve ortaokulların niteliği ve yapısı ile sorunları yaşadığımız bölgeye, kasabaya, hatta sokağa göre yükselir veya düşer. Liselere, ortaokullara, gelince üç lise türünde de öğrencilerin toplumsal sınıfsal konumları birbirinden farklıdır. Aynı tür liselerin kendi içlerinde de eşitsizlikler vardır.

Salgın günlerinde eğitimdeki gerekli sağlık tedbirlerini alarak, eşitsizlikleri ortadan kaldıracak önlemler açıktır. Siyasal işbirlikçi hükümet, salgına dair topluma doğru bilgiler sunmalı ve ülke genelinde öğrenci yararı ve toplum sağlığı için kolektif kararlar almalıdır.

Çocukların, gereksinimleri yeni okullar ve dersliklere ihtiyaç var, peki bu konuda 6 aydır kapalı olan okullar, uzaktan eğitim yapılacaksa öğrenciler, için akıllı telefon, tablet ve bilgisayar, internet erişimine ve yeni öğretmenlere gereksinme vardır. Hükümet ve eğitim bakanlığı hala daha uyumaktadır ama bütün bunlar bir ay gibi bir süre içinde yapılmalıysa kim yapacak?.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar