Bu yaşam kader mi yoksa seçimler mi?
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Bu yaşam kader mi yoksa seçimler mi?

05 Aralık 2021 - 11:42

Utanmadınız, bıkmadınız, yorulmadınız yaşınızdan, başınızdan da utanmadınız hala aday oluyorsunuz. Yüksek maaşlarınız ve avantalarınız gözünüzü doyurmadı. Bu iştah veren sora sizin yiyin efendiler yiyin patlayıncaya kadar. Ölene kadar vekillik ve bakanlığınız olmasa siz yaşayamazsınız…

Bu aralar sizi siyasiler seviyor, hem de çok çok seviyor. Size yaklaşmaya çalışmaları boşuna değil. Sizi sevdikleri için çok yaklaşıyor da elinizi tutacak kadar bir türlü yakın olamıyorlar. O çıkarcı ve menfaatçi siyasiler sizi severken, sizi neden sevdiklerini dahi farkına bile varmıyorsunuz.

Sevginin peşinde koşarken yorgun düşmüş yüreğinizin bir oyunu bu belki de size...  Öylesine çok yorgunsunuz ki, en yakınınızdakini dahi göremiyorsunuz. Onların sizi ne kadar çok yorduğunun bile farlında değilsiniz. Onlara göre siz ihanetlerdesiniz, çünkü siz onu hiç görmüyorsunuz.

Seçim ver seçim senin derdin geçim ama o sana hiç ama hiç ihanet etmemiş gibi davranıyor karşında. Yıllar geçiyor sizi hiç hatırlamayan bir siyasi bu günlerde sizi sevdiği gibi hiçbir şeyi sevmiyor. Her seçmende de sizden izler arayıp, sizi aramaya çalışıyor. Pervazsızca…

Sonuç hep hayal kırıklığı olsa da sizin hoyrat saflığınız bitiyor sizi her gün ve yine kandırılıyorsunuz. Şaşaalı vaatli hayattan geriye, kırık dökük acılarından başka bir şey kalmıyor. Akılsızlığından…

Ve tam da şimdi yokluğa doğru adım adım gittiğiniz bu günlerde, yüreğini seçmenin sevgisinde büyüten siyasetçi bir kez daha karşınıza çıkıyor. Sizden çaldıklarını geri vermek istercesine... Sizi sevdiğini, sizi her zaman sevdiğini söylüyor. Utanmadan…

Şaşırıyorsunuz. İçinizi titretiyor. Siz de gerçekten bir kez daha mat oluyorsunuz, yine teslim alınmış bir duruma düşüyorsunuz... Ve geç kaldığınızı nice zaman geçtikten sonra fark ediyorsunuz.                                  Balyozla başınıza, başınıza vurduğunda.

Ve şimdi körlük bitmiştir diyorlar, artık gözlerimiz açıldı kanmayız deseler de günler yaklaştıkça ölüme giden hayatı bir tek bu seçimin diriltebileceğine inanarak koşacaklar sandıklara. Yakarsınız, yıkarsınız ve koşarak gidersiniz.

Farkına varamadıklarımızın farkına varsaydık, bugün başka bir hayatın içinde olur muyduk? Hayatımız kaderimiz mi, yoksa seçimlerimiz mi? Mücadelenin parçası saydığım gazeteci olarak ırkını tüketmiş bir toplumun hazin hayatını izlemek de benim için son derece üzücüydü.

Kuşkusuz onu o noktaya getiren pek çok olay vardır. Belki yüzlerce kez yaşanan olayların birikimidir. Her kavganın, tartışmanın sonrasında "Aman bunu da görmezden gelelim" demenin sonucudur. 'Peki niçin biz insanlar doğru yoldan gitmeyi tercih etmeyiz…

Zordur tabii içinde ve arkada zırıl zırıl ağlayan, birilerini suçlayan, ardından atıp tutan bir kişilik var ya. Kim haklı peki? Giden mi kalan mı? Zor soru. Herkes olaya kendi açısından bakıp yorum getiriyor.                Son zamanlarda en çok eksikliğini hissettiğimiz şey de bu işte: Hem kendine, hem karşındakine saygı...

Aksi durumda işsizlik, sefalet başıbozukluk artarak devam edecektir. Bu toplum buna layık mı?    Huysuz bir diktatörün icat ettiği bombadır, emekçilerin elinde patlayan. Fünyesi aylar hatta yıllar önce çekilmiş. Kötü adam ders almazmış verirmiş! Beyaz badanalı evlerin duvarlarına yaslanmıştır, kırmızı yanaklı çocuklar. Sefalet diz boyudur bu ülkede.

Bilmiyorum, çocukların utandığı kadar, diktatörler, yaverleri ve kuklaları utanır mı? Onlar kargadan başka kuş! Koltuk uğruna paradan ve kazandıkları avantalarını daha fazla artırmaktan başka bir şey tanırlar mı? Tanımazlar…

Aslında dönüşümün mümkün olduğunu istersek, arzu edersek, hayallerimizi sınırsız tutarsak bunun nasıl yapılacağını bir anda nasıl yapılacağını aşama aşama gösterebiliriz. Dolayısıyla bu, o anlamda ülkeyi dönüştürmek isteyenler için umut, halen yurdundan umudu olanlar için yaratılabilir

Bunun için, tüm üretenlerin, yani işçilerin, yani bizlerin bir sınıf olduğumuzun bilincine varmamız, kendi sınıf tarihimizi öğrenmemiz, Marksizmi öğrenerek bilinçlenmemiz, örgütlenmemiz ve mücadele etmemiz gerekir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar