Çanakkale geçilmez küfürden ve hakaretten
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Çanakkale geçilmez küfürden ve hakaretten

16 Ağustos 2018 - 09:14

Çanakkale geçilmez sözü bir kez daha  gerçek oldu. Çanakkale kampına her yıl götürülen ve her yıl bazı olayların yaşanmasına sebep olan bu kampta bu yıl yaşananlardan biri olan, sosyal medyayı sallayan ve basına sızan ses kaydı Kıbrıslı Türklere hakaret etmeyi, aşağılamayı alışkanlık haline getiren zihniyet utanmadan, çekinmeden ortaya koyan anlayışı bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır. 

Türkiye'de Erdoğan yönetimi ile birlikte ayyuka çıkan bu Kıbrıslı düşmanlığının yalnızca ortaya çıkanların bazılarıdır. O yüzden değil midir ki dünyada hiçbir millet bunları istemez ve de sevmez.

Bize ve çocuklarımıza beş para etmezler, deli kanlı olacaksınız lan diyen kara cahil gırtlağınızı keserim lan, 24 kişinizi de keserim bitiririm, beş gündür burada yiyip içip geziyorsunuz, diyerek hakaretlerine devam ediyor. 

Haram olsun size yediğiniz içtiğiniz hepsi para bunların haram olsun size,  hepsi para bunların, Türkiye cumhuriyeti gençliği bunları bulamıyor, imkan verilmiyor, sağlanmıyor seni özel uçakla getiriyor, seni adam oradan alıyor getiriyor, besliyor, beni tutuyor,  yazıklar olsun size sizi yetiştiren anneye babaya, öğretmene de yazıklar oldun, Kıbrıs gençliği bu ise yazıklar olsun size diyen adamın zehir kusan bir yılan gibi sözlerini hem dinledim hem de yazdım. 

Bu adama bu zehri, kini, nefreti ve bu denli düşmanlığı aşılayan zihniyet ve kampanya yürütülüyor Türkiye'de. Ve bu düşünceye saplanmış olan insanları alıp buraya getirin ve bu topluma neler yaşattıklarını, yıllardır neler çektirdiklerini siz de gösterin, Eğitim ve ya Turizm bakanlığı olarak.

Tayyip Erdoğan beslemeler demişti, ne yani o söyler de onu dinleyenler söyleyemez mi? Ben bu yazıyı yazarken aklıma Filistinli direnişçi geldi Ahad Tamimi onun söylediklerini aynen tekrarlıyorum, bu soytarı sürüsünün ortaya koyduğu ahlaksızca ve ustaları gibi sapıkçakonuşmasına karşı diyorum ki " ÇEŞKE HİÇ GELMESEYDİNİZ, BENİM YURDUMA" KURTARILDIK MI?

***

“Keşke Din Kardeşlerimiz Olmasaydınız, Kendimize Bir Yol Bulurduk”

Ahad Tamimi “Keşke Din Kardeşlerimiz Olmasaydı, Kendimize Bir Yol Bulabilirdik” demiş.. Batı Şeria’daki Kudüs protestolarında evinin girişine gelen İsrail askerlerini tokatlayan Ahed Tamimi, sabaha karşı evine baskın düzenlenerek gözaltına alınmıştı. ‘Filistin’in cesur kızı’ lakabıyla tanınan 16-17 yaşlarındaki genç kız için İsrail Eğitim Bakanı Naftali Bennett ”Hayatı hapishane hücresinde son bulacak” demişti, 7 ay sonra serbest bırakıldı. Başı açık ve sol görüşlü olduğu için, son aylarda açık denizlerde İsrail askerlerinin baskınına uğrayan Avrupa aktivistlerin organizesi olan “Gazze’ye Özgürlük Filosu” gibi çok gündem olmadı.

Bu söz doğruysa, iç yakan asırlık bir gerçeğe işaret ediyor. Söylediği ile ameli birbirine uymayan hiç kimse bunun altından kalkamaz. Bir serzenişten çok, bilinçaltında biriken bir itirazın, öfkenin yansıması gibi görünüyor. Anlaşılan Filistinliler de Kürtler gibi kardeş bildikleri tarafından sürekli olarak din ile kandırıldıklarına inanıyorlar ve bu açıklama bilinçaltında biriken öfkenin neticesi. Nejatperestler bu argümanları çıkarları için kullana kullana tüketme noktasına geldiler ve bundan dolayı da iç yakan eleştiriler bu şekilde dışa yansıyor. Artık kimse onların adaletine, hak-hukuk anlayışına itibar etmez hale geldi..

İslam kardeşliği, ümmet, adalet, hak, hukuk, insan hakları, özgürlükler, ‘hesap günü’ vurgusunu gitgide toplumda silikleştiren ve hızla milliyetçi bir ideolojik çizgiyi topluma hâkim kılanlar, hayatın tamamını ırkçı renkte görmek istiyorlar ve tekçiliği yeniden dayatıyorlar. Dindar olan zulmetmez, öteki gördüğü insanların bütün haklarını gasp etmek, inkâr ve imha politikalarını uygulamak için dini alet etmez. Bu ırkçı zemini kendilerine benzetmeye çalıştıkları dinin potasında eritmeye çalışan ırkçı muhafazakârlar asla iflah olmazlar. Olmamışlar. Yaşadığımız bütün sorunlar, bu zihniyetin ürünüdür.     

Ama onda ve ustalarında hiç kabahat yoktu, buradaki Anavatan ve şükrancı işbirlikçi kuklaların da günahı yoktur, asıl kabahat ve suçlu bu ülkenin sözde solcu dönekleridir, bir diğeri de hala daha bu yaşananlar karşısında bölük pörçük, param parça durmayı tercih eden sözde diğer solculardadır kabahatin en büyüğü, bu hakaretleri demek hak ediyoruz.                                                                                                Bizim Ertaç Hazer de alışkanlık etti yazılarını şöyle bitirir. ANNAYANA.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar