Çok yüksek maaşlara da sahip olmuş olabilirler
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Çok yüksek maaşlara da sahip olmuş olabilirler

29 Mart 2022 - 09:53

Bizim her okuyucunun düşündüğü ve taraf olduğu şekilde yazılar yazmamızı beklemesinler, çok zor. Bir gazetecinin bir fikir ve düşüncesi vardır ve siz kim olursanız hangi makamda olursanız olunuz hiç fark etmez, beğenirsiniz beğenmezsiniz, ama nabza göre şerbet veremiyoruz. Vermiyorum…

Ben kendi inancımı kimseye tartıştırmam ve bunun başkaları tarafından da tartışılmasına izin vermem. Siyasi eleştirel yazılarımdan dolayı bana nasıl öyle yazabilirsin diyen ise ahmağın ta kendisidir. Madem kendi yolumda inançlıyım öyleyse yürüdüğüm ve tuttuğum yol doğrudur.

***

Beni yeterinden fazla övenlerin olduğu gibi, eleştirenler hatta tehdit edenler de var ve benim yazdığım yazılar hakkında eğer okuyucumun övgülerine layık olabiliyorsam ne mutlu bana. Adam benim yazdıklarımdan dolayı hakkımda konuşup tehdit de ediyorsa o benim sorunum değil onun sorunu.

Şunu demek istiyorum, her gazetecinin, yazarın kendine göre bir fikri, düşüncesi ve duruşu vardır. Okuyucu olarak sizlerin de bir fikri muhakkak vardır, birbirimizin fikirlerine saygı göstermek durumundayız. Tamam ülkede fikir özgürlüğü yok, bari kendi aramızda olsun.

Birbirimizi, kişiliklerimiz ve insanlığımızla değerlendirirsek daha doğru olur. Ben herkesin fikrine saygı duyuyorum, beni eleştirenlerde benim fikrime saygılı olurlarsa zaten sorun kalmaz.

***

Siz ülkede malum dönek ve asıl fırıldaklardan korkun, onların ne zaman ne yapacaklarını bilemezsiniz.                                                         Bu ada yarısında adları ‘dönek’e çıkmış insanların bir bölümüne baktığım zaman bu gün döndükleri için baş döndüren servete konmuş olabilirler.  Çok yüksek maaşlara da sahip olmuş olabilirler.

Bu döneklerin bazılarını öğrenciliklerinden, kimilerini 70’lerden, 80’lerden tanıyorum. Solculukları zamanında kimseyi beğenmezler, herkesi küçümser, burunlarından kıl çektirmezlerdi. Şimdiki durumları her ne isterse olsun insan içine çıkacak yüzlerinin olmadığı da bir gerçektir.

Benim gözümde ‘Dönek’ olarak tanımlanan kimseler zaten hiçbir zaman dönmemişlerdi. Hep oldukları yerde durdular, duruyorlar. Bir bozuk saatin günde iki kez doğruyu göstermesi gibi...

***

Her zaman koltukta var olmanın ve varlıklı olmanın "hayati önemdeki" etkinliğidir. İstihbarat, siyasi örgütlenmelerin bir numaralı sorunu olduğu gibi, iş örgütlerinin de vazgeçilmez belası haline geydi.

İnsanlar; siyasetçi olsun, sendikacı olsun, gazeteci olsun, akademisyen olsun, iş adamı olsun, bürokrat olsun, kamuda çalışa olsun,  sivil toplum örgüt mensubu olsun artık yeni meslekleri konuşuyor.

***

Bizde en gözde mesleklerden ajan, istihbaratçı, gazeteci kılığına girmiş muhbir, verilen görev gereği ispiyoncu kılığında haber elemanlığıdır ve rejim adına çalışan özel görevli muhabir/gazeteci, uzman, danışman, akademisyenliktir.

Zafiyetleri saptanan insanlardan özel yararlanılır. Muhbir ağı, kurumlarla ilişkili veya bağımsızdır. Diktatörlüklerde de, demokrasilerde de muhbirler ağı olur. Örnekleri çoktur. Muhbirlik, bir iş alanıdır. Ancak bunu yapacak gönüllüler de ülkemizde çoktur.

Talimat gereği yabancı ajanlar, kamu görevlisi olarak alındı bu ada yarısında ve her devlet dairesinde onların özel odaları var. Bunların görevidir, çıkarcıların, yalan yanlış bilgilerle, düzmece belgelerle, hayali iddialarla dürüst namuslu yurtsever kişileri lekelemek, itibarsızlaştırmak, etkisizleştirmek için yapacağı entrikalara karşı dikkatli olunması gerekir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar