Dibin dibini görmek kaçınılmazdır
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Dibin dibini görmek kaçınılmazdır

03 Mayıs 2022 - 07:51

Rengarenk sayfalar içerisinde öyle bir iki gazete var ki, senin toplum olarak içine düşürüldüğün hallerin onların katkıları ile düşürülüyor sahne önüne. Peki ya sahnenin gerisindekiler? Finansörler
Adını vermeye değmeyecek sözde internet siteleri ve yazılı basından bir iki gazete patronun talimatı ile yandaşların, memnun olacağı haberler yaparak kendine bir menfaat elde edeceğini zannederek devam ediyor yağcılığına.
Be“Gazeteci arkadaş, mecbur kalırsan dahi kalemini kır, fakat satma!” Ismarlama ve talimatla haber yapma. Ekmek paran söz konusu olsa bile onurunu satma, satarsan da seni kullanıp işleri bitince bir kenara atacaklar bilesin…
Onlara şimdi, siyasi otorite yanlısı anlamında “Yandaş ve Yalakalar” deniyor. Onlara, Yavşak (Bit yavrusu) diyenler de var. Talimatla haber yapanların kusuru hatta suçu var mıydı? Elbet vardı, ama kusur tamamen onlarındır denilemez. Meslekte yükselme arzusu ve özellikle başta patronları olmak üzere yönetenlerden her türlü korku ve yararlanma arzusu, onları yoldan çıkarıyordu.
Büyük çoğunluğunu çoktan çıkardı bile.
Ülkemizde nüfus oranımıza göre baktığımızda gereksiz yere çok sayıda gazete yayınlanıyor. Bunların büyük kısmı “Günlük” olarak, kimileri ise “Dijital” olarak yayınlanıyor. Bu kadar çok gazete haber sitesi ve oralarda haber yapan köşe yazan, düzgün sayılabilecek işini doğru yapan var mı? Bu soruya net ve doğru bir cevap verecek olursam yok denecek kadar azdır derim.
Yönetimdeki bu malum partiler muhalefet oluncaya kadar, mümkün mertebe kendilerine bağlı olmayan gazetelerin 10 da 9’u, şimdi kendilerine bağlanıp, birer “Hükümet yanlısı ve Yalakası “ oluverdiler. Çünkü gazetenin kurucuları yani patronları, eskisi gibi sadece gazetecilik yapmıyor, başka büyük işlerin de adamıdırlar.
Onların, her zaman hükümette olanlara işleri düştüğü için alo benim için şu yönde bir haber yapar mısın diyerek ama bunu manşetten vereceksin ki göze batsın, işe yarasın dediğinde hemen yapılmalı. O sebeple ve biraz da karakter acizliğinden, siyasetçiden yana yani yandaş ve yalaka oldular. Televizyon ve radyo sahipleri de öyle.
O kadar ki, bugün çaptan düşen bir zanların malum en çok satan gazetesini siyaset ve siyasetçi satın alan ya da kiralayan duruma gelebildiğini görüyoruz. Ne duruma düştü değil mi? Çıkarları ön planda olmak üzere içine düştüğü aczinden ve korkusundan, yaptığı yayınlar halkta boykota sebebiyet vererek satışları dibe vurdu ya arada bir de kendini ayakta tutan siyasileri eleştirmeye baladı.
***
İhtiyaçtan değil, daha çok korku ve lüks yaşamak arzusundan bunu yapıyorlar. Kimilerinde işini rahatça yapabilme olanağını yakalamak kimileri de işini kaybetme korkusu onlar gazeteciliği değil, adeta yalakalığı meslek edinmişler. Vicdanlarında zerre kadar “Meslek Namusu” kalmamış mı? Her nerede varsa bu gibilere yazıklar olsun!
Emekçiler bu ada yarısında Erdoğan kaynaklı ekonomik krizlerle mücadele ederken, yandaş gazeteler haberlerinde, yazarları da köşelerinden hakaret etmeye ve onurlu gazetecileri hedef almaya devam ediyor. Bu gazeteci ve yazarların durdukları yerin doğruluğunu teyit etmesine, çember dışında kalan herkese ise şüpheyle bakmasına neden olduğunu bilmiyordum, çok şaşkınım diyenlere gülüyorum.
Ve son sözüm acıyorsam size anam avradım olsun…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar