Faşizme Karşı Aktif Direniş Vaciptir!
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Faşizme Karşı Aktif Direniş Vaciptir!

21 Ağustos 2019 - 13:35

Türkiye'de faşist Erdoğan diktatörlüğü zorluklara rağmen yürüyen "KKTC" dörtlü koalisyon hükümetini Kudret Özersay'ı kullanarak kan dökmeden yıktı ve yerine kendine biat edecek olan UBP - HP koalisyon hükümetini kurdurttu. İşte Kıbrıs'ın kuzeyinde Erdoğan diktatörlüğüne sadık bir yönetim var. Nasıl demokrasi ama? Bu işgal düzenini yıkmak için her türlü mücadeleyi kaçınılmaz kıldılar.

***

Diktatör Erdoğan - Bahçeli Ankara rejiminin HDP’li belediyelere yeniden kayyum atadığı operasyonlarda, 29 kentte en az 418 kişi gözaltına alındı. İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla sabahın erken saatlerinde HDP’li Amed, Mardin ve Van büyükşehir belediyeleri yeniden rejim tarafından gasp edildi. Paralel olarak onlarca kentte gözaltı terörü estirildi. 

HDP yöneticileri, üyeleri ve belediye meclis üyeleri, operasyonun hedefi olarak belirlendi. Bu yapılanların faşist Erdoğan yönetiminin HDP den ve Kürt halkından intikam almaktan başka bir şey olmadığı kesindir.  Artık bu yapılanla birlikte halkın direnişe geçme hakkı doğmuştur. 

*** 

Bana göre yapılması gereken başta HDP, gençlik ve kadın örgütleri olmak üzere tüm devrimci-demokratik kurumların temel görevi, kitleleri antifaşist demokratik direnişin gereklerine göre eğitmek, örgütlemek ve aktif direnişe çekerek AKP-MHP faşizmini yıkma hamlesini geliştirmektir.

AKP-MHP faşist-soykırımcı yönetimi kelimenin gerçek anlamıyla çatırdıyor. Türkiye’de her an yeni gelişmeler olabilir ve yepyeni bir siyasal durum ortaya çıkabilir. Aslında güçlü ve aktif bir muhalefet yapılabilseydi, 31 Mart ve 23 Haziran seçim yenilgisi ardından şimdiye kadar çökebilirdi de. 

*** 

Çünkü, Kürt halkının ve Özgürlük Hareketinin 200 gün süren açlık grevleri etrafında geliştirdiği “Tecridi Kıralım, Faşizmi Yıkalım ve Kürdistan’ı Özgürleştirelim” direniş hamlesi faşist-soykırımcı zihniyet ve siyasete çok ağır darbeler vurmuştu. Yine artan ve süreklilik kazanan gerilla eylemleri söz konusu çöküş ve çözülüş sürecini hızlandırmıştı.

Fakat 23 Haziran seçimi ardından yaratıcı siyasi ve askeri eylemlerle bu süreç hızlandırılıp çöküş tamamen gerçekleştirilemedi. Bunu yapmaya yalnız başına gerilla direnişinin gücü yetmedi. Faşizme karşı halk direnişi ise, seçim öncesi ve tecride karşı mücadele hamlesi içinde olduğu gibi devam ettirilemedi ve geliştirilemedi. Hatta açlık grevlerinin de sona ermiş olmasının etkisiyle giderek zayıfladı ve iyice etkisiz hale geldi. 

Faşizme karşı aktif ve etkin halk direnişinin yerini “Barış ve çözüm beklentisi” aldı. “Faşizmi Yıkalım ve Türkiye’yi Demokratikleştirelim” direniş hamlesi yeterince güçlü ve bütünlüklü sahiplenilmedi. Gençlik ve kadın örgütleri örneğinde görüldüğü gibi, farklı örgütler kendi çapında ayrı mücadele süreçleri tanımladılar ve bu nedenle antifaşist direnişin gücü parçalandı.

***

HDP’nin öncülük ettiği demokratik siyaset alanı ise, “Demokratik Anayasa Hareketi” çerçevesinde yeni bir hamle geliştirmek istediyse de, bu da en azından şimdiye kadar gözle görülür bir sonuç vermedi. Bu çerçevede ne antifaşist demokratik direniş yeterince geliştirilebildi, ne de başta CHP olmak üzere benzer diğer güçlerle yeni bir demokratik anayasa hazırlama çalışmasında elle tutulur bir ilerleme sağlandı. 

Bu durum, HDP ve diğer demokratik güçlerden sürece demokratik müdahalede bulunma ve yerel seçim sonuçlarını AKP-MHP faşizminin çöküşüne dönüştürme umut ve beklentilerini iyice zayıflattı. Bu anlamda HDP’nin seçim öncesi ve seçimde yükselen prestiji azaldı ve içi doldurulmayan “Barış” söylemleri giderek antifaşist mücadeleye zarar verir hale geldi. Çünkü halk kitlelerinin bilincini bulandırdı ve antifaşist direnişe katılma aktivitesini geri çeker oldu. 

***

AKP-MHP faşist yönetimi ve Bahçeli-Erdoğan kişilikleri, işte bu durumdan da yararlanarak bir yandan yaşadıkları yenilgiyi unutturmaya çalışırken, diğer yandan da tehditkâr üslubu sürdürerek faşist diktatörlüğün ömrünü uzatmayı hedefledi. İlk bulduğu fırsatta seçilmiş belediye başkanları görevden aldı. şimdi yapılması gereken kesintisiz ve sürekli eylemlerle rejime saldırmaktır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar