Dönek üretim merkezi "KKTC"
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Dönek üretim merkezi "KKTC"

21 Kasım 2020 - 06:38

Erdoğan tarafından Ersin kayyumluğa atandıktan sonra benden sonrası Tufan diyerek taşındığı İngiliz valiliği, Silihtar sarayında şowlarına devam ederken altında kalanın boynu kopsun anlayışı ile terk ettiği partisinde de işler iyi gitmiyor, rezilli,k diz boyu, tam bir tiyatro oynanıyor orada da.

***

 Ülkede, bir aydan fazladır, icranın başı olan başbakan yok. Hükümet yok. Sorunlar yerli yerinde dururken çözüm bulacak adam aranıyor... Belirsizlik, karmaşa, zaten yok olma aşamasındaki siyasete ve siyasetçiye güveni daha da azaltıyor...  Bu koşullarda, erken seçim ne getirir ne götürür ayrı bir tartışma konusu. Ancak, galiba o noktaya doğru götürülüyoruz...

***

Patariyası tükenmekte olan Erdoğan ve Bahçeli Şow kapalı Maraş'ın bir kenarında yapılıp bitti ama burada ve Türkiye'de çok şiddetli kavga ve tartışması sürüyor. Akıl tutulması her yerde devam ediyor.

Erdoğan belki de patariyaya biraz şarj yaparım umudu ile sözde "KKTC" 37. Kuruluş yıldönümü kutlaması ve ileride gerçek sahipleri savaşta kaçırılan Rumlara iade edilmek üzere BM denetimi Türk askeri kontrolünde yasak bölge içinde tutulan Maraş’ta ‘şow’ piknik gösterisi yaptılar.

***

Kaç paraya mal olduğu açıklanmayıp gizlenen içi boş, sözde Pandemi Hastanesi açılışı için AB toprağı Kıbrıs’a gelir ama gelişi süper devletlerde bile görülmeyen petrol zengini gerici Arap Suudi Kralı seyahatini andıran 8 uçak vs yöntemli görgüsüzlükler sergilendi...

Sözde KKTC Kuruluş yıldönümü idi ancak ulu önderlerinin anıt mezarına (Suudi’lerin Ankara’da anıtkabire gitmediği gibi) kavgalı olduğu Erdoğan ve ekibi de uğramak istemedi, bizim yerli kuklalar da ona geliniz burayı da ziyaret edelim deme cesaretlerini bulamadılar.

***

Ya Maraş’ta acılı insanlar üzerinden piknik yapan bu sözde dindarlar dillere destan tam bir çelişki ve görgüsüzlük örneği sergilediler. Geçmişe gömülen bu ziyaret süresinde her türlü eylem ve gösteriler yasaklanmasına rağmen laik, demokrat Kıbrıslıtürkler en doğal evrensel tepki hakkını kullanarak kitle örgütleri organizasyonunda protestoda bulunmuştur” sonuç o da geride kaldı.

***

Yırtınıp duruyoruz, barışı özgürlüğü ve daha iyi bir yaşamı savunan sol partiler bir araya gelsin diye meğer kendi içlerinde hükümete gelip bir koltuk kapma dertleri varmış. Biz de toplum olarak kimlerin peşinden koştuğumuzu, kimden umut beklediğimizi konuşup duruyoruz. Sen “Bilemezsin kim dost, kim düşman.

Bazen tuttuğun eldir seni arkandan vuran.” Bu söz sanırım bir filmin repliği… Bu sözü tesadüfen görünce, hep “hain” ve “ihanet” kavramlarıyla beraber yol yürüdüğümüzü anlıyoruz. Bu durum günümüzün meselesi değildir. Yani birilerinin kendi ihanetlerine yol açmak için kullandığı “Sizde herkesi hain olmakla ve ihanet etmekle suçlayabiliyor.

***

Tamamen ve toptan, bir evin içindeki eşyalarla birlikte satılması gibi… Dönmek kişiliğin kırılmasıdır… Hangisi daha aşağılayıcı ve acımasızdır acaba; yüzün ameliyatla değiştirilmesi mi, yoksa ruhun teslim alınıp dönekleştirilmesi mi? 

‘’Onlar gibi Harun gibi gelip, Karun gibi gitmeyeceğime Musa gibi gelip Firavunlaşmayacağıma namusum üzerine söz veriyorum!’’ Demesinden çok geçmeden, Erdoğan’a biat ederek kimliğini kişiliğini onurunu açık pazarlarda satanlardan tiksinmez mi insan??

***

Sonuç olarak bu ülkenin kaypak solu dönekliği kapitalizm-sosyalizm ekseninde değil, başka saflaşmalar ekseninde tanımlarsa, zorluklarla sınanmamış, kalitesi sınırlı ve açgözlü pop solcularda ısrar ederse, daha çoook dönek üretecektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar