Dört bir yandan sarıldık ey halkım uyanın
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Dört bir yandan sarıldık ey halkım uyanın

10 Ekim 2020 - 07:03

Kıbrıs'ın kuzeyinde, yani işgal altındaki topraklarda,  gerek seçimlerde gerekse ekonomi, nüfus, kültür, din vs gibi konularda sürekli TC saray tarafından verilen talimatlar çerçevesinde müdahale ve dayatmalar olmaktadır.

Bu müdahaleler hiçbir şekilde doğru değildir ve onurlu toplum kesimleri ve bireyleri olarak yapılan bu ahlak dışı olaylara, haysiyetli ve onurlu bir şekilde duruş sergileyerek mücadele edilmesi gereken bir konudur.

Ancak içinde bulunduğunuz seçim döneminde yapılan ve yapılmaya çalışılan müdahalenin kimin lehine olduğu çok açık bir şekilde ortadayken, bunu ısrarla tek bir adayın seçilmemesi üzerine indirgemek en doğru tespittir. Bu saldırı ve müdahaleleri eteksiz kılacak atakları yapmamız gerekiyor

Bu yandaş ve sarayın soytarıları karşısında eğilip bükülen Ersin Tatar gibi çapsız bir adayın lehine yapılan müdahale doğal olarak diğer bütün adayların aleyhine olmaktadır diyerek bu durumu hafife almamak gerekiyor. Unutmayınız, dört koldan yapılan saldıranları deşifre etmek en korktukları bir gerçekliktir.

Yapılan bu dış müdahale ve dayatmalar tek bir makamın veya kişinin seçilmesi ile düzelecek işler değildir. Bağımsız ve özgür bir yapıyı oluşturup, uluslararası hukuk, insan hakları, adalet ve demokrasi seviyemizi toplum olarak yükseltmediğimiz sürece bunlar olmuştur ve olmaya devam edecektir.

Bugün dünyanın birçok ülkesinde benzeri müdahaleler elbette olmaktadır.  Ancak başka ülkelerde olur diye bizler de kendi ülkemizde bu utanç verici müdahaleleri kabul etmememiz gerekmiyor mu? bu ada yarısında kendi kişisel çıkarları ve egoları için halkına ihanet eden hainler tarihin karanlık sayfalarında yerlerini almışlardır.

Kıbrıs Türk Toplumunun yok olmamama adına verdiği toplumsal varoluş mücadelesi içinde, adadaki en büyük siyasi partiden birinin başkanı ve hali hazırda ülkenin devrik dahi olsa başbakanı koltuğunda oturan basiretsiz bir şahsın bırak böylesi bir müdahaleye davet çıkarması kara bir lekedir.

UBP üyelerinin ve sempatizanlarının böylesi bir rezalete gözlerini kapaması kabul edilemez.

Tekrar etmekte yarar görüyorum çünkü bu konu üzerinden iki yönlü de algı operasyonları yapılmaktadır. Bu onurlu duruşu ve mücadeleyi sergilemek ne bir kişinin tekelindedir nede bir seçim gününe bağlanacak kadar basittir dense de asıl hedefte olan Sayın Akıncı'dır.

Toplum desteğini tüm dışlanmış haksızlığa uğramış ve barış talep eden tüm bu ülke insanı ile diyalog kurularak derdimizin, anlamıyorsa anlamasını karşı tarafa anlatabilmeliyiz. Bunu dahi anlatmayı başarmak için bir şeyler yapamayacaksak başka neyi yapacağımızı çıkıp anlatalım bilemiyorum.

Ve bu gün artık sonun geldik demek olmaz, olmamalı, Erdoğan talimatı ile asker, sivil, özel görevli ekipleri her yerde faaliyetlerini artırarak sürdürüyorlar.  Barış isteyenlere karşı her

alanda müdahaleler yapılıyor ama ters tepecek deyip de yan gelip yatmamak gerekiyor!                   

Dört bir yandan kuşatılmış memleketim gibiyim, Hiç tadım yok gene zehir gibiyim

Öyle doluyum ki patlamaya hazır bomba gibiyim.  Dört bir yandan sarıldık ey halkım. FARKINDAMISINIZ?????

 

Onuruyla yaşamak isteyenler…

Cevap, çözüm ve barış isteyenler…

Cevap, çözümsüzlüğe, bölücülüğün kalıcılığına hayır diyenler…

Cevap, biat değil özgürlük diyenler…

Cevap, savaşı değil barışa hasret yaşayanlar…

Cevap, gasp edilen halkın iradesinde…

Cevap, katledilen demokraside…

Cevap Boykot değil, 11 Ekim’de sandıkta…

Evet, bu düşüncenin sözcüsü CEVAP AKINCI’dır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar