Duvarı yıkana kadar durma
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Duvarı yıkana kadar durma

20 Kasım 2021 - 10:48

Türkiye devlet faşizmi ve dayandığı kapitalist modernite güçleri, egemen dili daha sert kullanıp, şovenizmin tetiklediği öfke ve kanlı gözlerle yürümeye çalışsa da taşlar yerinden oynuyor artık.                                 

Zira tarihsel deneyimler bize defalarca ispatlamıştır ki; zülüm ne kadar büyük olursa direniş o kadar büyük olur.

Zira tarihsel deneyimler bize ispatlamıştır ki; karanlık ne kadar yoğunlaşırsa yoğunlaşsın, anlam ve irade gücüyle direnişi kuşananların yaktığı ışık yolumuzu aydınlatmaya yeter.

***

Onurlu bir gazeteci, halkın belleğidir. Her yaşanan haksızlık ve hukuksuzluğu tüm güncelliğini koruyarak tarih olmasına izin vermeden hatırlatıp durur. Yaşananları unutturmamanın sembolüdür. “Ya havuz medyası gibi olacaksın ya da gazeteci olmayacaksın” deniliyor.

Benim ve arkadaşlarımızın yargılanması kesinlikle siyasi bir karardır. Hukukla alakası yoktur. Biz gazeteciler tüm olanları güncelliğini koruyarak hareket ettiğimiz için “ortalıkta ayak bağı” oluyoruz. Toplumun yararına ise eğer, “ayak bağı olmak” ise onur vericidir.

***

Sanki o"Ferrari'yi çarpmışsın duvara. O karanlığın içinde bir şeyler arıyorsun tutunacak, ne kadar kendine kızsan, bağırsan, çağırsan seni duyan yok. O zaman içinden bir ses geliyor ve diyor ki “ne yaşadıysan yaşadın, ama şu an ve bugün her şeye yeniden başlayabilirsin, pes etmeden.

Seneler boyunca kafamızı doldurduğumuz birtakım klişelerin aslında ne kadar boş, safsata olduğunu görmek beni açıkçası şaşırtıyor sevgili dostlar. Hangi safsatalar diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Mesela ‘Hayata bir daha mı geleceğiz?’ ‘Hayat bir kere yaşanır.’

‘Bana mı sordunuz doğururken?’ Birlikte çalıştığımız Kabala sayesinde dünyaya birkaç kere geldiğimizi ve ne zaman, nereye doğacağımıza ruhumuzun karar verdiğini artık biliyoruz.

***

Biliyoruz, işgalcinin yerleşiklerinin savurduğu tehditlerini ülke tarihinin en dikkatli, en kontrollü, en kalabalık ve eyleminde, muhtemel saldırganlara değil, muhtemel mağdurlara yöneltmekteler.      Avrupa gazetesine girişilen linç örneğinde olduğu gibi.

O yollara düşenler, o günlerdir yürüyenler, evet bir duvara doğru yürüyorlar, ama duvara ulaştıklarında durmayacaklar. Duvarı yıkana kadar durmak ve dinlenmek yoktur.

Su gibi, rüzgâr gibi, sis gibi engelleri aşarak ve kendi yollarını bularak, taleplerinin haklılığından güç alacak ve o duvarı aşacaklar. Çünkü adım adım kurtuluşa doğru gidenlerin ve tehditlere kulak asmamayı seçenlerin bildiği çok önemli bir şey var ve her türlü kötülük nihayetinde ardına saklandığı duvarın altında kalır.

***

Haklarımızın ağır saldırı altında olduğu bir dönemden geçiyoruz. Hak mücadelesine her gün artarak “kızlı erkekli” bir katılım olduğunu görmek de çok sevindirici. Unutmamak gerekir ki, hak verilmez alınır! Bedel ödemeyi de göze almak gerekir. Yurttaşlık tarihi mücadelelerle, ödenen bedellerle kazanımların tarihidir.

Örnekleri sonsuza kadar çoğaltabilirim sanıyorum ama konumuz farklı. Bir de ‘Hak verilmez, alınır’ diye bir sloganımız vardı bir zamanlar. Sizce de öyle mi? Daha doğrusu emekçiler arasında hala daha öyle mi? Ve evet öyledir, hak denen şey verilmez alınır. 

***

Her gün yaşama yeni bir şevkle başlamak yaşamdan bıkmamak ve coşkulu yaşamak önemli insanın her yaşta öğreneceği ve yapacağı o kadar çok şey var ki. Düşündükçe de neden geç kaldım, neden daha önceden yapamadığım öncelliklerimi ertelettim diye de hayıflanabiliyor insan.

Ancak yaşanan yaşanmıştır ve geriye dönerek bir daha geçmiş yaşanmayacağından, geleceğe yönelip daha organize edilmiş bilinçli bir yaşam kurmaya bakmak daha yararlı olur diye düşünmeliyiz.

***

Mutlak bugünün işini yarına bırakma. Aklında yapman gereken bir iş varsa yap ve işini de yarım bırakma. Yarım bıraktığın işlerin tümü zaman ve enerji kaybıdır.

Var olmak, can olmak, canlı olmak, doğadaki her nesneyi önemli ve anlamlı görmek ve onlara sevgi ile yaklaşmak insanı insan yapıyor ve yaşama sevincini artırıyor. Kendimiz kadar diğer varlıkları da önemsemek gerekir.

Ne diyelim güzel düşünelim, güzel yaşayalım.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar