Erdoğan Hitler'in geçtiği yollardan gidiyor
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Erdoğan Hitler'in geçtiği yollardan gidiyor

29 Ağustos 2020 - 07:43

Erdoğan diktatörlüğü kadın çocuk demeden tecavüzcülerini jet hızıyla tahliye ederken, yalancı şahitleri ile işbirliği içinde onları zindanlarda tutmalarına isyan etti ve adaletli bir yargılama talep etti. Erdoğan Ebru'yu öldürdü!

Irz düşmanı tecavüzcü katillerin ödüllendirildiği, hukukçuların hak arama ve adil yargılanma uğruna bedenlerini ölüme yatırdığı bir ülkede, her şeyin çivisi çıkmış demektir. Bu zalimlerin ve bu zulmün sonu yakındır. Ölümden öteye köy yoktur. #EbruTimtik devrin daim ola...

Hukuk kadını hukuk için öldü, Haksızlığa uğrayan birçok kişi kurum kadın çocuk işçi için hukuk mücadelesi veren Ebru artık yok. Tanık olduğumuz onca davada erinmeden koşup dava omuzlayan aydınlık bir Türkiye için mücadele eden hukukçu kadınımız yolun açık olsun. Seni çok seviyoruz...

***

Erdoğan diktatörlük merdivenlerini çıkarken Hitler'in yollarından gidiyor, onu taklit ediyor""Yaşananlar tarihin tekerrür ettiğini diktatörlüklerin hep benzer yollardan geçtiğini gösteriyor." Sonu da onun gibi olur mu yaşayıp göreceğiz. Hitler halkı onların çıkarlarına ters bile olsa kendisini desteklemeleri gerektiğine inandırmış, bütün yetkileri kendinde toplayan merkeziyetçi bir yapı kurmuş, parlamentoyu devre dışı bırakmış, sadece onay için kullanılan bir birime dönüştürmüş.

Demokrasiyi salgın bir mikrop olarak görmüş, parlamenter rejimi lidere ayak bağı gördüğünden yok etmeyi bir görev bilmiş, halkı bunun devre dışı bırakılmasının meşruluğuna inandırmıştır. Kurduğu totaliter rejimde kitleleri mitinglerle istenen kıvama getirmiş her yaptığını onaylayan mutiler topluluğu kurmuş.

Toplumun ancak güç karşısında istenen kıvama geleceğine inanmış, halkın otoriteyi daima zayıfa tercih edeceği yönündeki bir anlayışı öne çıkarmış, toplum üzerinde sürekli baskı uygulanmasının gerekli olduğunu düşünerek, insani alışkanlıkların kullanılmasına bile izin vermeyen baskıcı bir rejim kurmuş.

Türkiye halklarının bir çoğunu, baskıyı fark etmemesi ve hatalarını görmesini engellemek için de her şeyin iyi gittiği yönünde propaganda aygıtlarını ve tekniklerini kullanmışlar. Toplumun daha fazla sertlik ve otorite istediğini, bunu görünce bağlandığını, halka uygulanan şiddet artırılarak insanların lidere bağlılığının artacağını iktidarını daha kolay sürdüreceğini düşünüyor.

 Nazilere göre hedefe ulaşmada her şey mubahtır, baskı toplumu hizaya getirir, korkan topluluğun lidere bağlılığı artar. Onların yaptığı her yerde baskının sonuç verdiği şeklindeki halkına karşı zulme dayanan ahlak dışı bir yöntemdir. Alman halkı baskı karşısında sesiz kalmakla Hitler’in bu zorbalığına boyun eğmiş, toplumda oluşan öfkeyi Naziler suiistimal etmiş ve kendi saltanatlarını kurmuş.

Faşizmin halk tarafından kabulünde en büyük etkenlerden biri, diğer partileri kifayetsiz gösterilmesi için yapılan propagandalar olmuş. Erdoğan ve ekibi de demokrasiye inanmadı, onu devlet yönetimini ele geçirmek için gerekli bir araç olarak gördü, belli hedefe ulaştıktan sonra senaryo bir darbeyle demokrasiyi ortadan kaldırdı ve şiddete dayalı bir rejim kurdu.

O da Hitler gibi ülkede kendi saltanatlarını kurmanın yolunun halka karşı güçlü ve sert görünmekten geçtiğine inanmaktadır. Topluma güçlerini kabul ettirmek için her gün farklı bir grup hakkında hukuk dışı işlem yapmakta ve muhalif sesleri şiddetle susturup sıradan vatandaşlara gözdağı verilmektedir.

Onların baskı ve şiddet rejiminden her gün bir grup zulüm görmektedir. Şiddet görüntüleriyle halka boyun eğdirmek için 15 Temmuz’da işkence görmüş üst rütbeli subayların görüntüleri ekranlara yansıtılmıştır. Erdoğan halkın güç ve şiddetten sonra kendine yöneldiği gibi bir anlayışa sahiptir, bu amaçla farklı yollar kullanarak halkı güç karşısında susmaya zorlamaktadır.

Geçmişte kendisine katkı sunanlar dâhil güce boyun eğmeyecek muhalif yazı yazabilecek tüm basın mensupları susturmak için tutuklamıştır. Güç karşısında dik durabilecek tüm toplulukların aralarındaki birliği bozmak için devlet gücü ve beşinci kol faaliyetleri kullanılmaktadır.

Hatırlarsanız, 15 Temmuz’da komutan emriyle köprüye götürülen çocuklara hiç günahları olmadığı halde müebbet hapis cezası verilmesi, darbeden sonra cemaatle irtibatı kurulan insanların hiç ilgileri yokken darbecilikle suçlanıp işine son verilmesi Erdoğan’ın kendisine tabi olmayanları şiddet kullanarak sindirme yöntemi değil midir?.

Doğu ve güneydoğuda seçimle göreve gelmiş hemen hemen tüm Kürt belediye başkanlarını terörle suçlanıp görevden alınması, HDP li milletvekillerinin bahanelerle tutuklanması, doğu ve güneydoğuda devlet güçlerinin yöre halkına şiddet uygulaması, halkı yaşadığı evinden ayrılmaya göçe zorlaması, Erdoğan’ın şiddetle toplumu kendine mecbur etme taktiklerinden bazıları değil mi?.

Toplumun tüm dinamiklerinin bu suçlara ses verecek düzeyde bilinçlendirilmesi, örgütlendirilmesi ve öz savunmasını geliştirmesi aynı zamanda bu suçların yaşanmasının zemininde ortadan kaldıracaktır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar