FAŞİZMİN 14 KARAKTERİSTİK ÖZELLİĞİ
Kazım Denizci

Kazım Denizci

FAŞİZMİN 14 KARAKTERİSTİK ÖZELLİĞİ

21 Kasım 2019 - 08:04

Kıbrıs Rum kesiminde faaliyet gösteren aşırı sağ eğilimli faşist ve ırkçı Rum Ulusal Halk Cephesi (ELAM) 2008 yılında kuruldu. Adayı Yunanistan’a ilhak amacıyla hareket eden EOKA-B’nin uzantısı olan grup, Kıbrıs’ta sürdürülen iki toplumlu iki bölgeli federasyon çabalarına karşı çıkarak, sınır kapılarının kapatılması yönünde bildirilerde bulunmaktadır. 
Aşırı Yunan milliyetçiliği ideolojisi ile hareket eden örgüt, kurulduğu günden beridir "KKTC" de yaşayan yabancılar  ve Kıbrıs Türkler aleyhine yayınladığı bildiriler ve düzenlediği organizasyonlar ile bilinmektedir. 
Geçtiğimiz günlerde yaktığı bayrak olayı ile günlerdir gündemde tutuluyor. Peki, ayni çizgi ve ideoloji ile hareket eden örgütler gerek Türkiye garek Kıbrıs'ın kuzeyinde cirit atarken neden ses çıkartılmıyor? yoksa demokrasinin bir gereği mi? İşte size faşist ve kafatasçı olmak için nasıl bir insan görünümlü yaratık olmak gerekir, küçük bir araştırma
İnsan haklarının aşağılanması 
ve hor görülmesi
Düşmandan korku ve güvenlik ihtiyacı nedeniyle, faşist rejim altındaki insanlar, ‘ihtiyaç’ gereği belirli durumlarda insan haklarının göz ardı edilebileceğine ikna edilirler. İnsanlar işkence, yargısız infaz, siyasal suikast, uzun süreli gözaltı gibi uygulamalara karşı başını başka tarafa çevirme, hatta bunları onaylama eğilimindedir.
Düşmanların/günah keçilerinin 
birleştirici bir neden olarak 
tanımlanması
Ülkenin güvenliğini ve bütünlüğünü tehdit eden düşmanın ortadan kaldırılması için insanlar histerik kalabalıklara katılıp sokaklara dökülür; Bu düşman tanımının içinde ırksal, etnik ya da dinsel azınlıklar, liberaller, komünistler, sosyalistler, teroristler, vs. vardır.
Ordunun ve militarizmin 
yüceltilmesi
Yaygın yerel sorunlar olduğunda bile, orduya hükümet bütçesinden aşırı miktarda pay verilir ve yerel gündemler göz ardı edilir. Askerler ve ordu hizmetleri alabildiğini yüceltilir.
Kitle iletişim araçlarının 
kontrol altına alınması
Kimi zaman medya hükümet tarafından doğrudan kontrol edilirken, diğer durumlarda dolaylı olarak diğer genelgeler, mevzuatlar, sempatik medya temsilcileri ya da yöneticileri tarafından kontrol edilir. Sansür, özellikle savaş dönemlerinde oldukça yaygındır.
Ulusal güvenlik takıntısı
“Korku” hükümet tarafından, kitleler üzerinde harekete geçirici bir araç olarak kullanılır.
Din ve yönetimin içiçe geçmesi
Faşist ulus hükümetleri, ulus içindeki en yaygın dini, kamuoyunu manipüle etmek için bir araç olarak kullanır. Dini retorik ve terminoloji, dinin ana doktrinlerinin hükümet politikalarına veya eylemlerine tamamen karşıt olduğu durumlarda dahi, hükümet liderleri tarafından yaygın olarak kullanılır.
Cinsel ayrımcılığın şahlanışı
Faşist ulusların hükümetleri, neredeyse tamamen erkek-egemen olma eğilimindedir. Faşist rejimlerde, geleneksel cinsiyet rolleri daha katı hale getirilmiştir. Kürtaj karşıtlığı ve homofobi had safhadadır. Bir diktatör erkek lider gelir, yerine başkası gelir
Özel sermayenin 
gücünün korunması
Faşist uluslardaki sanayi ve iş aristokrasisi, sıklıkla hükümet liderlerini iktidara getirenlerdir. Bunu hükümetle iş dünyası arasında karşılıklı çıkara dayalı bir ilişki tesis ederek ve belli bir iktidar eliti yaratarak yapar.
Emek gücünün baskı 
altına alınması
Faşist hükümete karşı tek gerçek tehdit emeğin örgütlü gücü olduğundan, işçi sendikaları ya tamamen saf dışı edilir ya da şiddetle baskı altına alınır.
Suç ve cezalandırma 
ile baskı altına alma
Faşist rejimlerde, polislere kanunları zorla uygulamaları için neredeyse sınırsız bir yetki verilir. İnsanlar genellikle, polisin suistimallerine göz yummaya ve hatta vatanseverlik adına sivil özgürlüklerden feragat etmeye razı olur. Faşist uluslarda, sınırsız güce sahip ulusal bir polis kuvveti vardır.
Aydınların ve sanatın 
küçümsenmesi
Faşist uluslar, yüksek öğrenim ve akademiye karşı açık bir düşmanlığı körükler ve teşvik eder. Profesörlerin ve diğer akademisyenlerin sansüre uğraması, hatta tutuklanması yaygındır. Sanatta ifade özgürlüğü açıkça saldırı altındadır ve hükümetler genellikle sanata bütçe ayırmayı reddeder.
Adam kayırma ve 
yozlaşmada sınır tanımama
Faşist rejimler neredeyse her zaman, yönetim kadrolarına birbirini atayarak hükümetin güç ve otoritesini onları hesap vermekten korumak için kullanan bir grup ahbap ile müttefikleri tarafından yönetilir. Ulusal kaynakların ve hatta hazinenin tahsisi ya da bunların hükümet liderleri tarafından açık bir şekilde gaspı, faşist rejimlerde rastlanmayan bir olgu değildir.
Hileli seçimler
Faşist uluslardaki seçimler bazen tamamen göz boyama amaçlı yapılır. Diğer zamanlarda ise seçimler, çamur atma kampanyaları, hatta muhalefet adaylarının öldürülmesi, seçmen oylarının ve seçim bölgelerinin kontrolü için yasama kurumlarının alet edilmesi ve medya manipülasyonu gölgesinde yapılır. Faşist uluslar, tipik olarak kendi yargı sistemini seçimleri manipüle ya da kontrol etmek için kullanır.
Güçlü ve sürekli milliyetçilik: 
Faşist rejimler, sürekli olarak vatansever şiarlar, sloganlar, semboller, marşlar ve diğer şeyleri kullanma eğilimindedir.
-AFFEDERSİNİZ AMA SİZ FAŞİSTSİNİZ. -Ve Faşizm hiç de af edilecek bir şey değildir.
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Kazım demir
    2 hafta önce
    Doğrudur bunun hiçbir sapması yoktur katılıyorum sana heval başarilarn devamını dilerim

Son Yazılar