Gazetecilik onuru için ayağa kalkınız
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Gazetecilik onuru için ayağa kalkınız

24 Haziran 2021 - 09:51

Böyle de gazetecilik ve örgütü de olmaz, olmamalı, Kıbrıs'ın kuzeyinde gazetecilerin örgütleri var ama yok, işte bunlardan biri ve yalnızca genel kurul zamanı ismini duyarız, Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti  genel kurulunu yapıyor ve ya genel kurulunun yaparak başkanlığa da Reşat Akar getirildi.

2019 da genel kurulunu yaptığı günden sonra adını hiç duymadık. Bu örgütü benimseyip üye olanların sorunları var mı yok mu, nelerdir, sorunlarının çözümü için şu girişimlerde bulundu diye bir çalışması olup olmadığının haberi de duyulmuyor. Tabela örgütü olarak varlığını sürdürüyor. Cemiyet başkanı Reşat Akar her halde gelecek genel kurulda çıkıp adından söz ettirecek.

***

"Baysen" devlet kurumu olan 'BRTK" da çalışanları iş yeri sendikacılılığı kapsamında orada örgütlendiler. Onlar da sadece çizilen sınırlar içinde sendikacılık yapmaya devam ederler. Toplumsal değil zümresel çıkarlar uğruna varlığını sürdürüyor. Onun da adını ya genel kurul döneminde ya da bir çalışanının bir mağduriyeti söz konusu olduğu zaman sesi duyulur.

***

Basın Emekçileri Sendikasına gelince "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti"nin ilanından önce kurulan bir sendika olarak Basın-Sen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Sendikal Mukayyitliği’ne de kayıtlı bir üyedir.                               1983’te 'KKTC’nin ilan edilmesinden sonra sendika, Türk-Sen Federasyonu altında örgütlenerek 1992’ye kadar federasyon çatısı altında örgütlenme çalışmalarına devam eder.

1992 yılında federasyondan ayrılan Basın-Sen özerk bir yapı olarak bu güne kadar çalışmalarını sürdürmektedir. Sendika 2 yılda bir genel kurul yaparak yönetim kurulunu seçmektedir. Şu anda Ali Kişmir başkanlığında Yönetim Kurulu görev yapmaktadır.

Basın-Sen tüzüğü gereği, basın sektöründe hizmet veren gazeteciler, televizyon mensupları, temizlik görevlileri ve matbaa çalışanları da dahil olmak üzere geniş bir grubu örgütleme şansına sahiptir. Sendika yapısı itibariyle genellikle özel sektör emekçilerini örgütlerken, üye listesi içinde kamu görevi yapan BRT ve TAK’tan üyeleri de bulunmaktadır.

Benim de üyesi olduğum bu sendikaya bu yıl pandemi nedeniyle üyeliğimi yenileyemedim anca dediğim gibi üyesiyim ve istifa etmedim, etmeyi de düşünmüyorum. Ama orada da sıkıntılar ve sorunlar var, başkan ve yönetim kurulu üyeleri hep kendilerinden bir şeyler vererek bu sendikanın yaşamasına katkı koymaya çalışıyorlar.

Tabi ki hal böyle olunca eksiklik ve yanlışlar yanında hatalar da meydana gelebilir ancak Basın-Sen diğer sendikalardan farklı olarak toplumun varlığı ve kimliğinin yaşatılması mücadelesini de sürdürmekten geri kalmıyor.

Eleştirecek tarafları çok olsa da hırpalamamak adına saklı tutuyorum ama beklentimiz daha atak sendikacılığa geri dönmeleridir. Üyesi olsun ve ya olmasın her basın emekçisi için verilen mücadele çıtasını daha da yükseltmelidir.

***

Bu ada yarısında da tıpkı sömürgecisinde olduğu gibi bazı ‘gazeteci’ görünümlü kişinin kirli ilişkileri ortaya çıktı. Yeni Bakış gazetesi emekçileri vatandaşlıklarla ilgili haberi gündeme taşıdıktan sonra basın örgütleri içinde de taşar yerinden oynamaya başladı.

Geliniz hep birlikte bu gazetecilik mesleğini kötüye kullananların, basın örgütlerini kirli çıkarları için kullananların hesap vermesini sağlayalım baksanıza" Mafya, siyaset ve iş insanı kirlenmesine gazeteci kisvesindeki kişiler de katıldı.

Siyasetle, iş insanlarıyla ve ahlaksız kişilerle içli dışlı ilişkiler, pahalı hediyeler-tatiller, gazeteci maaşıyla edinilemeyecek yaşam tarzları ve mal varlıklarının ortaya çıktı. Bunlardan daha da kötü olarak, gazetecilik mesleğini maske, çıkar aracı olarak kullananların rüşvete aracılığa karıştığı, nüfuz ticareti yaptığı, yasa dışı ilişkileri iş edindiği ortaya saçıldı.

Basın tarihimizin hiçbir döneminde bu düzeyde çürümüşlük ve pespayelik görülmemiştir. İşte bu bağlamda basın meslek örgütleri, sendikalar dayanışma içinde hareket etmeye çağırıyorum.

Gazetecilik onuru için işsizliği, aç kalmayı göze alan hatta canını vermekten çekinmeyen mücadeleci gazeteci insanlarımızla doludur. Onlar tüm toplumun iyiliği ve kurtuluşu için gazetecilikte ısrar ettiler. Bu yüzden onların mirasını yaşatmak aynı zamanda tüm toplumun görevidir. Birilerinin her istediği zaman, gazeteciliği ve gazeteleri yeri gelince bir kalkan, yeri gelince bir silah gibi kullanmalarına hep birlikte engel olalım.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar