Gece Kulüpleri - karhaneler para basıyor ve halkın malı Koop Süt...
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Gece Kulüpleri - karhaneler para basıyor ve halkın malı Koop Süt ne hallere düşürüldü

23 Eylül 2020 - 07:20

Bizler bu ülkenin kirlenmişliğinden bıkıp usandık. Kerhane olarak kullanılan gece kulüplerinde seks kölesi olarak kullanılan eti pazarlanan dahası kilit altında, köle muamelesi gören ve yapılan borç senetleri ile borçlandırılmalarını bildiği halde polis tarafından korunan patronlar var ya...

Gece kulübü, kerhane emekçileri, polis tarafından pasaportlarına el konularak zorla çalıştırılan dahası işten ayrılma hakları da olmayan kadınların pandemi döneminde de bulaş riskiyle çalıştırılmasına sözde devlet tarafından göz yumuluyor. Yalnızca göz yumulmuyor çalıştırılmaları teşvik ediliyor.

Bu büyük paralar getiren kerhane sektörünün ayakta kalmaları ve hazinemize para akıtmayı sürdürmesi gerekiyor. Ama gelin görün ki insan hakkı diye bir kavram bizim buralara uğramıyor.  Bu bağlamda kadın örgütlerimizin dahi sessiz kaldığı bu alçak uygulamalar karşısında yalnızca Kadın Eğitimi Kolektifi ses çıkartarak bir farkındalık yaratmaya çalışıyor.

Kadın Eğitimi Kolektifi, seks kölelerinin özgürleşmesi ve polisin dahi bulaşmak istemeyeceği karanlık, mafyatik bu yerlerden kurtulmamız için gece kulüplerinin kapatılması talebini bir kez daha yükseltiyor. Bu korsan ada yarısında başka kadın örgütü yok mu? Yoksa onlar 8 Mart kadınlar gününde bir açıklama yapmak için mi kuruldular??

Demokrasi ve hukuk devlet olduğunu iddia eden "KKTC" sözde yetkili makamları Kadın Eğitimi Kolektifi, Her zamankinden daha elzem olarak, gece kulüplerinde çalıştırılan kadınların sağlık hakkı için de, insan gibi yaşam hakkı için de önemli bir çağrı yapıyor. DUYUYORMUSUNUZ???

GECE KULÜPLERİ KAPATILSIN!

 #PezevenkDevletİstemiyoruz                                                                                       

#GeceKulupleriKapatılsın

#KadınEğitimiKolektifi

***

UBP-HP çıkar ortaklığına dayalı hükümeti kamuda yarattıkları uygulamalarla adete toplum aklı ile alay ediyorlar. İşte babalarından sanki miras kalmış gibi çiftlikleri gibi kullandıkları halkın malı olan Koop-Sen, Koop-Süt Fabrikadaki bilinçli olarak “hatalı ve kasıtlı kararlardan” geri dönülmesi talebiyle Koop-Sütün kurtarılması amacı ile bir günlük uyarı grevi yaptı.

Batağa sapladıkları birçok kurumdan yalnızca biri olan Koop-Süt’ün 2012 yılında beceriksiz siyasiler tarafından batırılmış duruma getirililiği günleri unutmadık. Çalışan emekçilerini ödeyemediğini, 10-12 ton sütü ancak işleyebildiği günlerde, çalışanlar bedenlerini taşın altına koyarak bu kurumu yaşattılar.

 Çalışan emekçileri kooperatifi yaşatmak için çok çalıştı, maaşlarının aşağıya çekilmesini dahi kabul ettiler ve 2013 yılında 15 ortak bularak bağımsız ve siyasetten arınmış bir Koop-Süt yaratmayı başardılar. Peki aç gözlü siyasiler rahat bıraktılar mı??

2013 yılında Koop-Süt’ün 23 milyon borcu olduğu halde, 12 milyon birikmiş zararına rağmen, o dönemde KKTC tarihinde bir ilki gerçekleştirerek çalışanların büyük katkısı ile kurumun üretiminin devamına ve halka ürettiklerini arz etmeye başladılar.

Koop Sen başkanı Mehmetali Güröz'ün de altını çizerek hatırlattığı şekilde, 15 ortağın bağımsız bir Genel Kurul yaparak 6 temsilci ve bir de banka yöneticisinin yer aldığı bir Yönetim Kuruluyla 6 yıl bu kurumu yönettiklerini anlatarak, “2019 yılında UBP’nin tehdidi altında yapılan Genel Kurul’da UBP kökenli yöneticiler Yönetim Kurulu’na seçilene kadar bu kurumu biz çalışanlar yönettik” dedi.

Güröz, siyasi yandaş Müşavir ve müsteşarların yönetime getirildiğini de dile getirerek “Düşünün ki bu ülkede faaliyet gösteren 28 fabrikanın birliği olan sür imalatçıları birliğinin başkanı bu kuruma yönetici oldu. Bu nasıl özerkliktir, kooperatifçiliktir nasıl siyasetten arındırılmışlıktır” diye hesap sordu.

Güröz, 2019 yılında göreve gelen bu yapının o günden itibaren kurum için hiç adım atmadığını, geçen ay seçim amaçlı indirim yapıldığını savunarak, “Noldu, dolar, Euro, sterlin, elektrik, su fiyatı mı düştü de indirime gidildi. 1 aylığına yapılan indirimin kime faydası oldu, 2.5 milyonluk zarar kimin içindi” diye sordu.

Bunları görmeyen hesabını soramayan kişilerin yöneticilik yapmayıp “cadı avına çıktığını” söyleyen, kendi yönetimlerinin kurumun borçlarını kapatarak 17 milyon mevduat sağladıklarını, 6 yılda 7 milyonluk yatırım yaptıklarını belirtti ve KKTC’de kooperatifler yasası altında yönetilen bir kurumun Yönetim Kurulu Başkanı’nın görev başında amir gibi yöneticilik yapamayacağını, çeklere imza atamayacağını vurguladı.

 Partileri tarafından atanan siyasi kimlikleriyle gelen bu kişilere çalışanların güven duymadığını da ortaya da söyleyen sendika başkanı mücadeleye devam edecek mi? . Evet sonuç olarak UBP-HP çıkar hükümetinin uygulamalarına isyan etme noktasına geldiler. Uyarı niteliğinde eylem yaptılar, bu uyarıdan bir ders alındı ve gereği yerine getirildi.

GREV SİLAHI EMEĞİN HAKKINI KORUDU

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar