Gerçeği görmek istemeyen yalanların içinde kalır
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Gerçeği görmek istemeyen yalanların içinde kalır

01 Mart 2021 - 10:48

Bizim buralarda, inatla ve ısrarla perdenin önündekine ateş etmeyi marifet sayan bir muhalefetimiz var, peki ama zamanları gerçeklerin üstünü örtmeye yeter mi? Kurtarıcılarımız tarafından uygulanan ekonomik, siyasi ve kültürel asimilasyon artık inkar edilmeyecek boyutta adeta zulme dönüştü.

Bu ada yarısında statüko dedikleri bu yaşadığımız gerçeklerin unutulmasına izin vermemesi gereken ve bugünkü duruma bir stop basmak gerekirken ve yaşadığımız bunca rezillikler, alçaklıklar ve gerçekleri gizli tutmak durumunda olan yandaş, havuz medya ne yapacak? Onlar bu kapişari düzeninden nemalanmaya deva etmek için her yalanı sürdürmeye ve yalamaya devam edecekler

***

Benim, bizim, ne yapacağımız bellidir, bize yaptıklarını yanında da geçmişi unutmayacak, unutturmayacağız ve bugünkü ahlaksızlıklar ile hukuksuzluklara karşı çıkacağız. Gerçek neyse onu yazmaya, çizmeye, söylemeye, göstermeye çabalayacağız. Bileceğiz ki bizim düne göre işimiz biraz daha zordur.

Çünkü hukuksuzluğu dile getirdiğinizde karşınıza çıkan dostların dahi başka gerekçeler öne sürerek seni görmezden gelip yok sayabiliyor, haksızlığı, hukuksuzluğu açıkça savunabiliyor ve hem insani hem de vicdani suç işlemeyi meşru kılacak sözleri rahatlıkla söyleyebiliyor. “Diyelim ki ben yaptım, ne olacak yani” mantığı egemen olabiliyor.

***

Yine de gerçeğin peşinden koşmak, dünü bugüne kurban etmemek, bugünün gerçeğini, örneğin hırsızlık, yolsuzluk dosyalarını unutmamak, unutturmamak gerekiyor. Bir de dost bildiklerimiz tarafından arkadan hançerlenmeyi de unutmayacağız. Attıkları iftiraları ve kustukları düşmanlık tohumları bir gün gelip kendilerini vuracak...

Artık ayırım yapmadan hepimizin üstümüze üstümüze geliyor acımasızca zalimce uygulamaları. Emekçinin aldığı ücret yerinde bile saymıyor; enflasyon uçuşta, pahalılık çıldırdı, bizi de çıldırmaya devam ediyor, adeta dizlerimizin bizi sürükleyecek gücü kalmadı, elektrik, su, gaz kısaca kullanmaktan kaçınamayacağımız temel tüketim kaynaklarına zam üstüne zam yapılıyor.

***

Ankara Erdoğan rejimini biz yolladığı yardımlardan biri de bu acımasız ekonomik krizlerin bir sonucu olarak artık krizlerde yük, gelir durumuna bakılmaksızın her zaman sayıca çok olanın üstüne yıkılmak durumundaymış, başka çare yokmuş, bunu da anladık yaşayarak. Peki ne yapmalıyız diye sorduğumuz zaman ve gerçek suçluyu işaret ettiğimiz zaman kızıyorlar...

Aslında sizin, yani en tepeye çıkardıklarımız, sizin harcadığınız her kuruşun yaratıcısı ve sorumlusunu uzakta aramaya gerek yoktur, biziz. Şatafat içindeki yaşamınızı, lüksünüzü, rahatınızı, ödediğiniz ya da ödemediğiniz, kaçırdığınız, cebe attığınız, sık sık affedilen vergilerinizi de yarattığımız değerin aldığımız ücretin dışında kalan büyük kısmıyla hep biz ödüyoruz.

***

Hem içinde yaşamak zorunda olduğumuz küçük konutumuzun kısılmış ışıklarının, az çalıştırmaya gayret ettiğimiz bulaşık ve çamaşır makinesinin harcadığı elektriğin faturasını ödemeye her gittiğimiz zaman sizin faturaları da biz enayi takımı ödedik, ödüyoruz. En tepede belirttiğim gibi, gerçeği görmek istemeyen yalanların içinde kalır

Sürekli olarak freni patlamış olan, kontrol altına alamayacağınız dövizin katladığı milyonlarca dolarlık borçla sürdürdüğünüz yalan ve talan kapitalizminin faturası da şimdi önümüzdedir. Şimdi sizlerin bilerek ve isteyerek yarattığınız bu krizlerin yükünü de biz taşıyacağız, bedelini de biz ödeyeceğiz öyle mi? Maalesef öyledir be dostlar, kaçışımız yok ödeyeceğiz, uyanıncaya kadar bu böyle sürecek.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar