Gerçekten yarınımız ne olacak??
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Gerçekten yarınımız ne olacak??

09 Eylül 2021 - 12:23

Belirsizlik üreten doğaya karşı dengesini korumaya çalışan insan canlısının gayretine şöyle bir bakmayı deneyelim. Belirsizliği kısaca tanımlayacak olursak; karşılaşılan durumu anlayamamak ve onu öngörememek olarak ifade edebiliriz.

Yani şunu yaşıyor ve biliyoruz ki işimizi, ailemizin, ülkemizin geleceği konusunda yaşadığımız kaygının, endişenin sebeplerinden biri de belirsizliktir. Bilinmezliklerimiz bizde karamsarlık haliyle kaygıya sebep olur. Yarınımız ne olacak? Bilemiyoruz, Gerçekten yarınımız ne olacak??

Kaçımız bir deprem sonrasında sığındığımız evlerimizden kendimizi dışarı attıktan sonra o boşluk hissi içinde düşüncelere dalmaz ki? Bu sarsıntının ardından gerçekleşmeyen her sarsıntı kişide şimdi değilse ne zaman duygusu içinde yoğun bir kaygı yaşatmaktadır.

Fakat meselemiz sadece bu yıkımdan korkmak olsaydı yaşanmaya devam eden olayların bizi korkutmaması gerekir.  Bizim başka bir sorunumuz daha vardır: Belirsizlik!

Belirsizlik birçok psikolojik rahatsızlığın da kaynağı olmaktadır. Depresyon buna verilebilecek örnekler arasında yer alır. Gelecek yaşantımızla ilgili belirsizlik, yapacaklarımız konusunda belirsizlik, bir şeylerden emin olamamak gibi durumlar bizleri yoğun kaygı içerisine sokar.

Yaşanılan bir stres öngörülemeyen, şiddetli ve sürekli olduğunda bizi savunmasız bir psikoloji içine sokarken, araştırmacılar tedavilerde etkili bir iyileşme için öngörülebilen, ılımlı ve kontrollü bir stresin direnç geliştiren bir psikoloji inşa etmemizi sağladığını ifade ediyor.

Yaptığımız ufak tefek işlerde bile onunla ne yapabiliriz? Cevabını veriyor olabilmek bizleri yaşayacağımız kaygıdan uzaklaştıracak, işlerin bir miktar daha kontrolümüzde olduğu hissini yaşatacak ve bu da işlerimize daha ılımlı yaklaşıp daha verimli olmamızı sağlayabilir.

İnsanlar her konuda olduğu gibi bu konuda da çeşitlilik gösteriyor. Kiminin belirsizliğe karşı sabrı bizleri hayrete düşürecek seviyedeyken, kimi için de bu kadar da sabırsız olunmaz ki! Diyebiliyoruz. Özellikle belirsizliğe karşı tahammülü düşündüğümde aklıma hep kara kara düşünen arkadaşlarım gelir.

Peki, arkadaşlarımın belirsizlik karşısında bu farklı davranışlarının sebebi beyin yapılarının farklı olmasından kaynaklanabilir mi? Belirsizlik, yani geleceği görememek demek kişinin belirsizliğe karşı dayanıklı, çelişkilere tahammül edebildiğini anlatır ama anlamak isteyene. Belirsizliğe katlanmak, tahammül etmek ise kişinin belirsizlikle mücadele etmekte zorlandığı anlamına gelir diyenler de var.

Karşılaştığınız problemlere takılıp kalırsanız stres ve diğer negatif duyguları hayatınıza gereğinden fazla sokmuş olursunuz. Bu da performansınızı etkileyecektir. Dikkatinizi kendinizi geliştirip içinde bulunduğunuz koşulları iyileştirmeye yoğunlaştırdığınızda ise pozitif duygular oluşturup performansınızı artıracak bir öz yeterlilik hissi yaratırsınız.

 Belli bir düzey duygusal zekaya sahip insanlar, karşılaştıkları belirsizliklere saplanıp kalmaz. Bunun yerine ve buna rağmen koşulları iyileştirmek için tüm dikkatlerini ne yapabileceklerine yönelteceklerdir. Toparlamak Gerekirse

Belirsizliğin giderek arttığı günümüz iş dünyasında kendinize öğretebileceğiniz en önemli yeteneklerden biri, belirsizlik yönetimi olacaktır. Yukarıda bahsettiğim durumlarda karar verme yeteneklerinizde ciddi bir gelişme olacak. Kendinizi şu an ne seviyede görüyorsunuz? Belirsizlikle karşılaştığınızda siz ne yapıyorsunuz? Doğrusunu isterseniz bu yaşadığımız belirsizlikler karşısında ne yapacağıma ben de karar veremiyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar