Gerek siyasi mücadelede gerek yürüyüşte yolunuz açık olsun…
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Gerek siyasi mücadelede gerek yürüyüşte yolunuz açık olsun…

17 Haziran 2020 - 08:14

Ne gezer sizde vicdan namus, Başak Demirtaş’a yönelik Twitter'daki cinsiyetçi ve hakaret içerikli paylaşımlara "Toplum önündeki kadınlara hakaret etme, cinsiyetçi, ayrımcı, nefret dilini kullanma cesaretini bu müptezeller kimden alıyor?

Hesabına 'yeşil benek' koyan herkes istediğine istediği gibi hakaret etme cesaretini nereden buluyor" nerden bulacaklarını bilmiyormuş gibi üstü kapaklı değil açıktan yazıyorum. Başak Demirtaş’a yönelen cüretkar saldırı ve Barış Atay’ı öldürme girişimi  ‘derin’ güç odaklarının yeni oyun planının göstergesidir ve bütün bunların ve daha birçok kumpasın imal edildiği fabrika AKP genel merkezi ile AK saraydaki Erdoğan beslemeleri değilse kimdir?

Sakarya Akyazı eski AKP Belediye Başkanı Yusuf Yazıcı’nın yeğeni ve onun gibi çakallar, o kadar çok yetiştirdiler ki kim olduğu fark etmez zaten. Tecavüz listeleri paylaşan diğerleri gibi  AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal’ın AKP’lilere yaptığı çağrı üzerine, hesaplarında 'etik kurallara uyuyorum' ve 'milli' anlamına gelen yeşil top bulunanlardan. Bir tür organizatör ve oyuncuları.

Bizim ve sizin halklar olarak sahnede gördüğümüz figürlerin zaman zaman değişmesi, sahnelenen oyunun da değiştiği anlamına asla gelmiyor. Yıllarca birlikte organize ettikleri, komplo ve kumpasları "FETO" ile birlikte uyguladılar, çıkarları gereği ve ya oyunun bir parçası olarak da diyebiliriz, artık çıraklık, kalfalık dönemi bitince, yani öküz ölüp ortaklık son bulunca bu işleri "ETO" ve teşkilatı yalnız tezgahlamaya başladı.

Her gün bir komplo ile karşılaşıyoruz, şimdi de   10 Ekim Ankara Katliamı’nda yaşamını yitiren Dicle Deli’nin babası Faik Deli hakkında AKP’li Milletvekili Serkan Bayram’ın şikayeti üzerine İçişleri Bakanlığı Müfettişliği’nce soruşturma başlatıldı.

Faik Deli’nin TBMM’ye ziyarete gittiği bir gün Dicle Deli’ye “terörist” diyen AKP İstanbul Milletvekili Serkan Bayram’a “rahatsız edici sözler” söylediği öne sürüldü. Ama “Esas rahatsız edici olan Türkiye tarihinde meydana gelen en büyük katliamda yaşamını yitiren gencecik bir insanın cenazesini ‘terörist cenazesi’ olarak adlandırmaktır” durum böyle be dostlar daha neyi yazalım

***

HDP’den, adeta diz çöküp teslim olması istendi. Daha önce de söz ettik, bu yapı ezilen, sömürülen yığınların devrimci bir gelenekten geliyor. En küçük bir teslimiyetin nelere mal olacağını iyi bilenlerin geleneğinden. Özgürlüğü için binlerce üyesini sokakta yitirmiş bir gelenek bu, ne "MİT" uşağı, satılmış dönek Perinçek ne de onun gibi olanların yolundan saptıramayacağı, Türkiye halklarına özgürlük getirecek tek yapı…

Baskılarına boyun eğmeyen taş gibi bir parti olan HDP, şimdi bu geleneğe sahip çıkıyor ve yalnızca İstanbul’un iki yakasını değil, belki de tarihte hiç olmadığı şekilde, “Edirne’den Kars’a” hamasetini pratiğine dönüştürmek için kendisini ortaya koyuyor. Emekçilerin, iki yakası bir araya gelmesin diye, Türkiye’nin iki yakasındaki köprüleri kaldırarak engellemeye çalışanlar yine ellerinden geleni yapıyorlar, yapacaklar.

Diktatörlüğü artı tüm dünya tarafından da ortaya konulan yeni dedikleri yamalı bohça yapı içinde yakaları birbirinden ayıranlar, şimdi gene aynı gözü dönmüşlükle, en kanlı yöntemlerle, ahlaksızca, iki halkın arasındaki köprüleri bir daha kurulmayacak şekilde yıkmaya çalışıyorlar.

Hiçbir emeği olmadan her şeye sahip olanlara, alın teriyle kazandığımız ekmeğimize kan doğrayanlara, mavi gökyüzünü bize dar edenlere “nefes alan her insanın eşit olduğunu” göstermek için yollara düşme vaktidir dediler ve karşılarına çıkartılan TC acımasız polisine rağmen yürüyorlar.

Mücadele sokakta kazanılır şiarı ile yola çıkan  HDP'nin Hakkari'den başlayan demokrasi yürüyüşü, her adımda birbiri ardına sıralanan ablukalar zincirini dağıtmakla geçiyor. Bir partinin en çok oyu aldığı kentlerde, seçmeniyle buluşabilmesi bu kadar zor mu? Zor değil elbet ama korkuyorlar, tiril tiril titriyorlar, çünkü saatin yelkovanı tıkır tıkır çalışıyor, anlayacağınız devran dönüyor.

Kıbrıs'ın kuzeyinden de gördüğümüz odur ki Erdoğan ve tüm suç ortaklarının yargılanacağı gün yaklaşıyor.  HDP çatısı altında baskı zulüm ve işkencelere karşı yılmadan yürüyen yoldaşlara selam olsun. Gerek siyasi mücadelede  gerek yürüyüşte yolunuz açık olsun…

İŞÇİ MARŞI

Hava döndü işçiden işçiden esiyor yel

Dumanı dağıtacak yıldız-poyraz başladı

Bahar yakın demek ki mevsim böyle kışladı

Bu fırtına yarınki sütlimanlara bedel

Hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

 

Tekliyor işte çağın çarkına okuyan çark

Ve durdu muydu birgün bu kör, avara kasnak

Bir zincir yitirenler bir dünya kazanacak

Sen de o dünyadansın sınıfın bil safa gel

Hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

 

Köylükler uykusunda döndü dönüyor sola

Güne bakıyor bebek büyüyen yumruğuyla

Başaklar gövderdi bak başkoydular bu yola

Şaltere uzanıyor allaha açılmış el

Hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

Can YÜCEL

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar