Gururunun ve kibrin esiri olmuşlar
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Gururunun ve kibrin esiri olmuşlar

29 Ocak 2021 - 03:12

Ciddiyet, tutarlılık ve yönetim  ne kadar faşist, yalaka, liboş, yandaş, candaş, bölücü, dindar, kindar, İslamcı, cemaatçi , yobaz, sapık, hırsız, yalancı, talancı, ajan, muhbir, iti, miti varsa alın size, tetikçi, trol varsa onlarda konuşuyor yazıyor. sırıtıyorlar, ağızlarından salyalar akıyor.

Korku imparatorluğunun sığınağındakiler de var, meydanda olup da susturulamayanlar da var. Gerçeklerden korkuyorlar, dizleri titriyor, bu düzeni yıkılıp kendilerinden hesap sorulmasından, yargılanmaktan korkuyorlar.

***

Korkutunuz bakalım gücünüz kime yetiyorsa, tehdit ediniz, haraç toplamak için "FETO"cu diye yaftalayın, şikayet ediniz, ama unutmayınız, bu gün sizinse o şatafatlı koltuklarda oturanlar yarın bir başkasını olacak, baksanıza birçok kişi ne diyor?

Aman konuşma başın belaya girer ha, bu konunu üstüne sakın gideyim deyip de sakın, aman yazma işini bitirirler sonra seni ben de kurtaramam diye de uyarıyor seni beni çok severmiş gibi dost postuna bürünüyor.

***

Etliye sütlüye sakın karışma başın ağrır ha demekten de geri kalmayarak devam ediyor, yukarıda olanları, yani tepelerdekileri sakın ha eleştirme senin için hiç iyi olmaz, dedim ya bir de çok seviyormuş gibi de hava atması bedava. Aman geri dur, öne çıkma!

Senin neyine gerek be amma, sen mi kurtaracaksın bu vatanı? Haçana bir be amma usanıp bıktık bu gibi konuşmalarınızdan, yalakalığınızdan da, bırakınız yahu beynimizden geçeni yazıp söyleyelim ama yok, artık iş işten geçti, bu işin geri dönüşü yok artık. Kadere razı ol!

***

Erdoğan yönetimi ile birlikte, İleri demokrasiye hızla adım atmış olan Türkiye’de her şeyi hayata geçirenler burada da toplumu uyutmak, uyuşturmak için her yola baş koyuyorlar ama gazeteciler ve yazarları ise sindirmek susturmak için en çok duyduğumuz mücadele gücünü kırmak amacıyla söylenen, söyletilen sözler, telkinler korku yaydıklarını sananlar yine bunlar…

 Adamlar şimdilik her yeri ele geçirdiler ya ila nihayet bu durumun süreceğini zannediyorlar ama yanılıyorlar, "çakıstez, pastelli ya da maççez" gibi ezdikleri bu insanlar hep böyle uyumaya devam edeceklerini sanıyorlar, oysa yanılıyorlar. Taşıdığınız insani, vicdani değerlerle bu düşünceler, sözler, tavırlar size yakışıyor mu diyorlar ben onlara ne deyim?

***

 Sizler kimdiniz? Gerçekleri söylemek yazmak anlatmak konusunda karanlıklardan aydınlığa çıkmakta, semiren sömüren istismar edenlere karşı azimli insanlar değil miydiniz? Olup bitenlere gönlünüz vicdanınız razı oluyor mu? Böyle şeyler olur deyip sineye çekilecek, sessiz kalınacak, ne var bunda diyecek kadar her şey normal mi gidiyor sanıyorsunuz?

Perde gerisine ya da ustanızın eteklerine  saklanmak, gerçekleri, doğruları savunamamak, haksızlıklara, adaletsizliklere ve baskılara karşı sessiz kalmak gerçek vatanseverlere yakışıyor mu? Haksızlıklar karşısında susanlar dilsiz şeytanlardır. Sözü sizce neyi ifade ediyor acaba?

***

Doğruları, gerçekleri yazanlar, Ülkenin ve vatanın çıkarlarını her türlü ortamda azimle savunan ve bu uğurda her şeyi göze alanların Makyavelist yöntemlerle, önlerinin kesilmesine ve susturulmasına çalışılması ileri demokrasinin bir gereği midir acaba?

 TC tek adam yönetimine ve işbirlikçilerine karşı ülkede neredeyse tek başına mücadele verir durumda olan basın mensubu ve gazetecileri haksız ve yersiz gerekçelerle, hukuka aykırı biçimde susturmaya çalışılması; olur böyle şeyler, tekerlemesine giren sıradan bir olay mıdır bu ada yarısında?

***

Yoksa, bir türlü görülemeyen, algılanamayan büyük bir gafletin aymazlığı mıdır? Birçok kişi, kurum ve kuruluş; bu demokrasi katliamını görmede, duymada ve haber yapmada akıl almaz bir biçimde sessiz ve eylemsiz kalıyorlarsa ben ne yapayım?

Unutulmamalıdır ki diktatörlükler bir günde kurulmuyor. Böyle bir rejimi yerleştirmek için para, biat, din, baskı, korku yerleştirmek yeterlidir. O yolda ilk adımlar evvela dikkatlice atılır, çaktırmadan, şimşekleri üzerine çekmeden.

***

Demokrasinin usullerinden faydalanarak, yani milletin oyu ile gelmiş bulunanlar sonradan bir diktatörlük hevesine kapıldıklarında, soğukkanlı davranırlar. Kadayıfın altının kızarmasının beklendiği gibi değil mi?

Artık belli olmuş sırayı takip ederek özgürlük diye diye özgürlükler teker teker yontuluyor, azaltılıyor, ayakta kalmayı başaran muhalifleri teker teker korkutuyor ve artık meydan yalakalarına kalır. Yaşa varol sesleri her yerde yankılanır. Diktatörlük rejimine giden ülkelerde sıra hep aynıdır, ama unutmayınız diktatörlerin sonu da bellidir. Gururunun ve kibrin esiri olmuş insandan daha alçak biri olamaz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar