"Haçana bir be amma"
Kazım Denizci

Kazım Denizci

"Haçana bir be amma"

22 Ocak 2021 - 03:32

Sağcısı da solcu geçineni de biraz akımız var onunla da dalga geçip oynadıklarını sanıp, bizimle alay ediliyorlar.  Gerek ben gereke başka arkadaşlar hatırlattığı zaman kızıyorlar. Biz diyoruz ki muhalefet rejime teslim oldu, ilkelerini Ankara Erdoğan rejimine pazarladılar yine kızıyorlar.

Meclisteki partilere ve bir türlü kitle desteği alıp büyüyemeyen meclis dışı partileredir sözüm, bir düşünün 20- 30 yıl önce bu gün yapılanlara ne tepki veriyorlardı? Şimdi nasıl tepki veriyorlar? Hade şimdi diyebilirler ki salgın hastalık var ve gerekli muhalefet yapmamızı engelliyor.

Peki, tamam, sokağa çıkıp kitlesel eylem yapamıyorlar anladık ama yaptıkları konuşmalara ve basın açıklamalarına bakınız ne göreceksiniz? Dokunmayın Şabanıma, yapmayın efendiler bu toplumun başında bir diktatörlük reji var görmüyor musunuz?

Tekrar başa dönecek olursam, etkin muhalefet ortaya koyamamanın nedeni nedir? Geçen yıllar içinde ne değişti? Değişen yalnızca muhalefet geçinenlerin söylem ve eylemleridir, uysal muhalefet ederek Ankara'yı gücendirmekten korkuyorlar.

Hesaba katmadıkları gelişen çağa ve teknolojiye ayak uyduran muhalif ruhu taşıyan insanımı, artık sosyal medya aracılığı ile yeri göğü titretir, eylemler organize eder, bir anda örgütlenip sokağa çıkar değil mi? Ben dahil tüm öfkeli muhalifler öfkemizi yazarak sosyal medya yolu ile paylaşıyoruz.

Bir yandan muhalefetin açığını dolduruyoruz bir yandan da tatmin oluyoruz da diyebilirsiniz, değil mi?  Baktığımızda sosyal medyaya ait politik sayfalarda dahi, ne kadar seviyesizleştiğimizi görüyorum. Alternatif düşünce ortaya koymak yerine, Linç kültürü aldı başını gidiyor.

Daha bitmedi, farklı düşünenleri yaftalayıp ötekileştirme, kendi beklentilerine ya da çıkarlarına göre tavır alarak en doğrucu olduklarını kanıtlamak için adeta yırtınıyorlar, hiçbir şey yapmadan yorumlar yaparlar, her türlü sefaleti yanlışı görüp ses çıkarmayan ama daha sonra baktı gördü ki çıkarı zedelenmeye başla, karşı görüşe yaylım ateşine başlar ver yansın ederler...

Daha sayalım mı? Yaptığı iki satır paylaşımı sanki da yalakalık, yağdanlık olmak için var gücüyle çalışarak organize edenler, bir gün en soldan öbür gün birden bire ortadan paylaşım atanlar, sanki bizim burada da malum Doğu Perinçek'in yerini doldurmak istercesine hareket ederler.

Belki de bazen ben dahi, neden birlik olamamanın her fırsatta hesabını sorarız, bunu yaparken bazen sesimizi yükselterek siyasi partileri şirketiniz gibi kullanıyorsunuz, adeta siyasi tarikata çevirdiniz diyoruz. Artık toplumsal düşünün yahu bırakın bu işleri ne olursunuz. Ne iki kuruş nema, ne de üç günlük makam, bari doğru yapın gözümüz yok o da size kalsın?

Bakın daha önce de çok yazdım, çok söyledim, hatta ben ömrümü bu yola adadım. Adam kayırma, partizanlık ve cehaletin geçer akçe olmaya her alanda devam ettiği bu çirkef yatağında yapılanlara karşı çıkışı, aklı, kültürü, bilimi yeniden hayata geçirecek olan yine bizler değil miyiz?

Bizler değil miyiz aydınlığı bir mumla başlatacak olanlar? E hala daha didişip duracak mıyız? 46 yıllık, işgal ve istila düzeni yanında küçük burjuva rekabeti devam edecek mi? Bizler farklı düşünceye sahip olanlar ne zaman kucaklaşıp bu ülkeni temizlenmesi için yollara düşeceğiz?

Ve asıl işimiz olması gereken bu kuşatma koşullarından birlikte mücadele ile kurtulup toplumun talep ettiği gibi asıl işimize bakacak mıyız günün birinde? Her alanda çözüm üretecek miyiz yoksa çözüm üretenler için, yol üzerindeki koca bir engel olmaya devam mı edeceğiz?

Bu ve buna benzer sorular cevap beklemeye devam ederken siz biz kavgası da devam edecek.

Yine geldi bir yazımızın sonuna daha ancak yazmazsam çatlarım. Erdoğan talimatı ile bu ada yarısına "KAYYUM"atandı, üstünden bir bardak su içildi. Sonra yine zorba Erdoğan talimatı ile UBP kurultayına müdahale edildi, onun da üzerinden bir bardak su içildi. Yine sultanlık talimatı ile kendilerine her alanda "BİAT" edecek sözde hükümet kurdurdular, yine üstünden bir bardak su içildi.

Tamamına ersin diye yıllardır bu ülke kaynaklarını yutan, fırıldak gibi partiden partiye dolaşan toprak ve çiftlik ağasının milletvekili, bakan ve  ardından da meclis başkanı olmasına bir bardak soğuk hem de buz gibi su içtik. İşte bu ahlaksızlara göz yuman, onların bütün rezilliklerine  ortak olan muhalefetinde olduğu bu yapının adı"KKTC"dir.

"HAÇANA BİR BE AMMA" bu düzen bu şekilde devam edecek? Ve adam gibi bir karşı duruş, bir muhalif güç oluşmayacak? Sabrın da bir sınırı var ve o sabrın sonuna doğru geliyoruz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar