HALA DAHA AKILLANMADIK
Kazım Denizci

Kazım Denizci

HALA DAHA AKILLANMADIK

07 Aralık 2018 - 08:53

Ülkemizin çeşitli bölgelerini etkisi altında tutan sağanak yağmurları bir çok yeri vuran sel felaketinin umursamazlığın,bilir kişilerin yapıcı uyarılarının dikkate alınmamasının, nemelazımcılığın ve basiretsizliğin doğal sonucu olduğu görüşündeyim.

Ve sonunda olan oldu. Doğa ve cevre intikamını almaya başladı.  İntikam masum ve yanlış kişilerden alınmış olsa da doğa ona bakıp değerlendirmedi. Kapatılan dere yatakları, yanlış yapılan yollar vs.

Son günlerde dünyanın birçok ülkesinde yaşanan büyük zararlara yol açan su baskınları, küresel iklim değişikliği nedeniyle de bölgemizde doğal felaket riskinin arttığını gösteriyor. Bunun yanında, ülkemizdeki arazilerin büyük bir kısmının meyilli olması ve ormanlarımızın yakılıp odun haline getirilmesi, bitki örtüsü yetersizliğine neden olmakta ve  yağmur sularının bitkiler tarafından tutulup yer altı kaynaklarına sızması yerine, yüzeyden akarak da sel felaketine zemin hazırlamakta.

Bu olumsuzluklar yanında, bir de yağmur sularının zararsız akabileceği dere yataklarının çoğu kapatılmış olduğundan, her an sel felaketi ile karşılaşma tehlikesi altında bulunuyoruz.

Tüm bu gerçekler ve daha sayamadığım başka nedenlerle ,hiç olmazsa Omorfo, Güzelyurt felaketinden gerekli derslerin alınması  Girne'de ve diğer bölgelerde yeni bir felaketle karşılaşmayı beklemeden radikal tedbirleri almalıydı yetkili makamlar.

Hatta bazı yapıları, evlerin dere yataklarına yapıldıkları için, istimlak edilerek yıkılması pahasına en fazla riskli yerlerden başlanarak doğal yağmur suyu akış kanalı olan dere yataklarının eski durumuna getirilmesi gerekirdi.

Kendi yaptığımız haberlerle, yazdığımız makalelerle bir çok kez konuk olarak katıldığım radyo ve televizyon programlarında, kendi yaptığım programlarda konunun ciddiyetini ortaya koymaya ve ilgilileri uyarmağa çalıştım.

Ancak, görev ve sorumluluğu gereği bu konudaki riskleri tahmin etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlü olanlar, potansiyel riskleri umursamamaları yanında, kimsenin kendilerinden hesap sormayacağını bildiklerinden, yapıcı uyarıları da dikkate almadılar.

Dere yataklarındaki tıkanıklıklar nedeniyle, benim de büyüdüğüm uzun yıllar ikamet ettiğim ve şimdi de oğluma ait olan iş yerinin bulunduğu Marmara bölgesini basan sel suları ve birikintileri, yağışın durmasına rağmen, 5-6 saat sonra çekilmişti.

Bu süre içinde yağış devam etmiş olsaydı bölgede yaşayanlara ve bize zarar daha da korkunç boyutlarda olacaktı. 

Kuşkusuz, yaşanan bu yeni felaketlerden sonra da zararı vatandaş çekecek ancak yaşam devam ediyor ve yapılması gereken yaralar el birliği ile sarılmalı ve mağduriyetler asgari seviyeye indirilmeli.       Ancak yeni felaketlerle karşılaşmamak için; nedenler, sebep olanlar belirlenmeli ve hatalar düzeltilmeli.

İşim gereği ben gece sabaha yakın sokaktayım. Geçen akşam sabaha karşı yağan şiddetli yağış yine Lefkoşa sanayi bölgesinde işyerlerini bastı. Atatürk stadyumundan Altınbaş petrol istasyonuna kadar olan ana yolda bir metre yükseklikte su adeta bir dereyi andırıyordu. 

Altınbaş petrolden  Kızılbaş istikametine döndüğüm zaman sel suları kanalizasyon kapaklarını haya kaldırmış insan dışkısı ve kanalizasyon pis suları sokaklara yayılıyordu. Alın size hastalıkların envai çeşidini. Demem odur ki dostlar 44 yılda bir arpa boyu yol alamadık. Bir yanda işgal, soykırım ve asimilasyon, bir yandan da kendi kendimize bilinçli olarak yaptığımız kötülükler bizi bitirdi. Ne deyim ben HALA DA AKILLANMADIK .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar