Halkı için mücadele edenler Mandela ve Gandi
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Halkı için mücadele edenler Mandela ve Gandi

27 Nisan 2021 - 10:12

Arkadaşımızın biri sitem ediyor ve bize yükleniyor "Bütün suç sayın Akıncı'nındır değil mi? Çünkü size öncülük yapmadı diye düşünürsünüz hep.  Siz her şeyi hazır beklediğiniz gibi, yine size öncülük etmesini istediniz. Peki siz bunun olması için ne yaptınız ki, Sn. Akıncı size öncülük yapsın?

Toparlanıp "BİZ HAZIRIZ" diyebildiniz mi? Hayır diyemediniz. Ona güven verebildiniz mi? Hayır, veremediniz. Peki o her zaman yanınızda durdu, siz onun yanında durdunuz mu? Ona da hayır.                                                                      O zaman uyanın ve ayağa kalkın. 

Hepiniz cesur ve kahraman atalarımızın torunlarısınız. Onların kemiklerini daha fazla sızlatmadan çıkın ve kendinizi gösterin ki onların da ruhlarını gururlandırın. Her şeyi birileri yapsın, biz de yararlanalım düşüncesini bırakın artık. Ve göreceksiniz ki gücünüze siz bile şaşıracaksınız..                                                                                  Unutmayın; Gücünüzden şüphe ederseniz, şüphelerinize güç verirsiniz".

Bu düşünce üzerine bir fikir, düşünce ortaya koymuyorum ve yorum yapmıyorum, önek veriyorum

***

Unutmadık, kendi halkına öncülük etme mücadelesinde hayatını ortaya koyan Nelson Rolihlahla Mandela ya da kabile adıyla Madiba 18 Temmuz 1918 – 5 Aralık 2013), Güney Afrikalı Anti Apartheid (ayrımcılık karşıtı) aktivist ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ilk siyahî devlet başkanı seçildi.

Hapishaneden çıktıktan sonra, 1994’te ilk defa tüm halkın katıldığı seçimlerde devlet başkanı seçilmiş ve yönetimi, Apartheid’ın mirasının dağılmasına, ırkçılığı engellemeye, fakirlik ve eşitsizliğe odaklanmıştır. Siyasi görüş olarak Demokratik Sosyalist olan Mandela, Afrika Ulusal Konseyi siyasi partisinde 1990’dan 1999’a kadar parti başkanlığı yapmıştır.

Cumhurbaşkanlığı görevini sürdürdüğü 5 yıl boyunca ülkenin yeni anayasasını oluşturan Mandela, geçmişte yapılan insan hakları ihlallerini araştırmak amacıyla Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu girişimini başlattı.

Görevde kaldığı sürece toprak reformunu destekleyen, yoksullukla mücadele ve sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması çalışmalarına önem veren Mandela, cumhurbaşkanlığını bir dönem daha sürdürmesi yönündeki teklifi geri çevirerek yerini yardımcısı Thabo Mbeki’ye bıraktı.

Gandi her durumda pasifizmi ve gerçeği savunarak bu görüşlerini hayata geçirdi. Kendi kendine yeterli olan bir aşram kurarak basit bir hayat yaşadı. Çıkrık ile örülen geleneksel dhoti ve örtü gibi giysilerini kendisi yaptı. Önceleri vejetaryen iken sonraları yalnızca meyve ile beslenmeye başladı. Hem kişisel arınma, hem de protesto amacıyla bazen bir ayı aşan oruçlar tuttu.

***

Bir başka özgürlük ve bağımsızlık savaşçısı olan Mohandas Karamçand Gandi (Guceratça: 2 Ekim 1869 - 30 Ocak 1948), Hindistan'ın ve Hindistan Bağımsızlık Hareketi'nin siyasi ve ruhani lideri. Görüşleri Gandizm olarak anılır.

Kötülüğe karşı aktif ama şiddetsiz direniş ve gerçek ile ilgili olan Satyagraha felsefesinin öncüsüdür. Bu felsefe Hindistan'ı bağımsızlığına kavuşturmuş ve dünya üzerinde vatandaşlık hakları ve özgürlük savunucularına ilham kaynağı olmuştur. Gandi, Hindistan'da ve dünyada, Tagore tarafından verilen ve yüce ruh anlamına gelen mahatma (Sanskritçe) ve baba anlamına gelen bapu (Guceratça) adlarıyla anılır.

Hindistan'da resmî olarak "Ulusun Babası" ilan edilmiştir ve doğum günü olan 2 Ekim Gandhi Jayanti adıyla ulusal tatil olarak kutlanır. 15 Haziran 2007'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu oybirliği ile 2 Ekim gününü "Dünya Şiddetsizlik Günü" olarak ilan etmiştir. Gandi, hakkında en fazla eser yazılan kişiler listesinde 8. sırada yer almıştır

***

İnsanın zihnine ektiği ya da kök salmasına izin verdiği her düşünce tohumu, kendi kendine büyüyerek, er ya da geç meyvesini verecektir. İyi düşünceler iyi meyve olacak, kötü düşünceler kötü meyvelere dönüşecek kaçınılmaz bir şekilde.

Yaşamı boyunca arınmayı en az bir kez tecrübe eden herkes, şartların düşünceyle şekillendiğini bilir. Bu nedenle insan istekli bir şekilde kendi karakterindeki kusurları iyileştirip hızlı bir ilerleme gösterdiğinde hayatın her türlü cilvesiyle artık baş edebilir duruma gelir.

İşte dostlar hiç bir hak, barış özgürlük toplumlara bir tepsi içinde ikram edilmez. Cenevre görüşmelerinde biz Kıbrıslıtürkler yok sayılıyorsak suçu başka yerde aramamıza gerek yoktur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar