Hayal aleminde dolaşacağına gerçeklerle uğraş!
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Hayal aleminde dolaşacağına gerçeklerle uğraş!

28 Nisan 2022 - 09:46

Bu sözü kim bilir kaç defa duymuş veya söylemişsinizdir.

Siz ‘Hayal kurmayı bırakın, gerçekleri görün’ diyenlerden misiniz? Yoksa sadece gerçek dünyanın gerçek işlerine değer veren biriyseniz, o zaman kendi yaptıklarınıza ve yapmak istediklerinize bir bakın ve düşünün! Ulaşmak istediğin gerçek nedir diye, Benim ulaşmak istediğimi yıllardır yazıp söylemekteyim.

Şu an belki de sizin yaptıklarınız, dedelerinizin, ninelerinizin hayallerini süsleyen şeylerdi belki de. Belki onlar bu günlerin yaşanacağını hayal bile edemiyorlardı desem bu daha doğru olacak. Çünkü hayal edebilmek için içinde bulunduğunuz ve gerçek diye tanımladığınızdan daha fazlasını düşünebilecek bir zekaya ihtiyaç vardır.

Hayal edebilmek önemli bir yetenek ve bu doğrudan zekayla bağlantılı bir durumdur. Zihninizin içinde bulunduğunuz durumu düşünürken nasıl olması gerektiğini hayal etmek, kendiniz için olmak istediğiniz yeri, yapmak istediklerinizi hayal etmek, kendi geleceğinizi oluşturmak için çok önemli bir başlangıçtır.

Hayaller çok çeşitlidir derler ya sizin kurduğunuz hayallerin niteliği, kalitesi ve zenginliği sizin zekanızla bağlantılı. Hayal gücünün kuvveti, kişinin merakının derecesiyle sınırlıdır.

Sadece gördükleriyle yetinen ve tek gerçeğin tarif edilmiş ve sınırları belirgin olarak görünen olduğunu düşünen biri için gördüklerini elde etmekten öteye gitmeyen hayaller kuracaktır ve elbette hayalleri de sınırlı olacaktır.

Benim burada sözünü etmeye çalıştığım şey ise gerçekçi hayallerdir. Yani görünen ve bilinenin içini görmeye çalışmak ve nasıl olduğunu hayal etmek... Şeylerin içini merak ederek başlayan, somut olanı gerçek olarak tanımlayan düşüncenin içinde zihinsel olarak dolaşmayı başaran hayal gücünden söz ediyorum.

Bulunduğu yerin dışına çıkmayı başaran, önündeki duvarın arkasına bakan zihnin yarattığı görüntüler, geçmiş ve geleceğin tam ortasında duran insanın anlama gücünü beslerken yaşadığı zamanı kavramasını ve gelecek zamanı oluşturmasını sağlar.

İşte tam da burada yaratıcı hayallerdir ve yaratıcılığınızı uyandırdığınız zaman hayallerinizi gerçekleştirecek gücü de içinizde uyandırırsınız.

Bu güç, hayallerinizi gerçekleştirmek için duyduğunuz arzunun açığa çıkardığı duygudur ve isteğiniz ne derece kuvvetliyse, yani duygunuz ne derece yoğunsa, gerçeğe dönüştürecek gücünüz de o derece kuvvetli olacaktır.

Daha tedbirli, geleceğe yönelik güçlü duygular ve isteklerin açığa çıkacağı bir dönem yaşayabiliriz. En kaliteli, en değerli, en yüksek olanı beğenmek ve istemek gibi duyguların yoğun olacağı bu devre içinde en çok da hayal ettiğim şey bu kokuşmuşluktan kurtulup insan gibi yaşamaktır.

Yaratılan bu düzen içinde toplumumuz  ‘zenginler’ ve ‘yoksullar’  ezen ve ezilenler olmak üzere ikiye ayrılmış, artık içi tüm güzelliklerle dolu hayallerimizin yerini türlü acımasızlıklar, renkli rüyalarımızın yerini ise kapkara umutsuzluklar almaktadır.

İnsan hayal edebildiği sürece insandır… Hayal etmeyen insan ise ruhsuz bir varlıktan farksızdır… Hem insan niye yaşar hayal ettiği hedefleri başarma amacında olmadıktan sonra değil mi sevgili okurlar?   

Yaşam dümdüz bir çizgi gibi değildir, inişler ve çıkışlarla devam eder gider. O inişlerde ve çıkışlarda umutlar, umutsuzluklar, başarılar, başarısızlıklar, hayaller, hayal kırıklıkları vardır. Hayal kırıklıklarınızın son bulması en büyük dileğimdir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar