Haykırın haykırabildiğiniz kadar zalimin yaptıklarını!..
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Haykırın haykırabildiğiniz kadar zalimin yaptıklarını!..

27 Eylül 2021 - 10:10

40 yıldır bu bel ağrılarını çekerim ama bu günlerde canımı fena yakmaya başladı. Son yıllarda günlük yaşam alışkanlıklarımızı derinden etkileyen yüzyılın salgın hastalığı koronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeniyle hareketlerimiz büyük ölçüde kısıtlanırken, iş yaşamının da devam ettiğini bilerek bilgisayar karşısında geçirdiğimiz saatler ve hareketsizliğimizin artması, bu durum da pek çok kişide bel ağrılarını tetiklediğini fark ettim. Ne yapalım başa gelen çekilir diyerek çaresine bakacağım.

***

Gelelim konumuza, Siz "Bize nasıl bir hayat yaşadığınızı, nerede kimin karşısında nelerden vazgeçtiğinizi anlatın…" Bu konudaki muğlaklıkların kaçınılmazlığını teslim etmek gerekiyor. Perdenin arkasındaki güçler gizliliğe ve karartmaya önem verdiğinden, “asıl gerçeklere” ulaşmak kolay değil.

Gözlerimizde umutsuzluk, gönüllerimizde acı ve nefret!

Evet… Erdoğan zulmü her alanda devam ediyor. Her gün tarafsız televizyondan izliyor, gazetelerde okuyoruz. Binlerce mazlum insan Türkiye’den kaçabilmek için sıra bekliyor, kaçabilenler ise özgürlük kokan ilk nefeslerini AB topraklarında alıyorlar.

***

Göçe zorlanan bu insanlar, TC vahşetinden kaçan bu insanlar, malını-mülkünü ve yakınlarını bırakıp kaçan bu insanlar, benim buradan haklarını sonuna kadar savunduklarımdır! Onların burada da ayni gücün baskısı altında olduklarını görüyorum.

Tarihlerini bile geçmişin karanlıklarında kaybeden, ülke sınırları içerisinde bulunup din, dil, kül- tür ve soy farklılığı gösteren toplulukları tamamen asimile etmeyi hedef alan ve bu devlet politikasını uygulama alanına koyarken bile vahşetin doruğuna çıkan Erdoğan Türkiye’sinden kaçılmaz da ne yapılır?

***

Kürt halkının baskı altında kalmış olduğu dikta rejimi ve devlet terörü artık o safhaya gelmiştir ki;  Türkiye yöneticilerinin uygulamalarına son vermemeleri halinde de halklar arasında aşılanan düşmanlık politikaları da hane kadar sürdürecek?.

 Erdoğan zulmünden kaçmak! Ne demekmiş “kaçmak”?

Bir Kürk, hayatı pahasına da olsa doğup büyüdüğü topraklardan kaçmayı ve meydanı ona bırakmayı asla düşünmez. İnsanlık gururu ve şuuru, inanılan özgürlük ve kurtuluş yolundan dönülmeyeceği hükmünü onun yüreğine zaten yerleştirmiştir.

Evet… Şimdi onlar kaçarak meydanı sizlere bıraktılar…

***

Haykırın haykırabildiğiniz kadar zalimin yaptıklarını!..

Adalet tabeladan ibaret olduğu Türkiye’de yandaş olmamanın çok ağır bedelini ödüyor Kürt Şenyaşar ailesi, 202 gündür adalet nöbetinde: Şanlıurfa Adliyesinde ‘Adalet’ yalnızca binadaki tabeladan ibarettir

AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının saldırısı sonucu eşi ve iki oğlunu yitiren Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart'ta başlattığı Adalet Nöbeti, 202'nci gününde devam ediyor.

Anne ve oğlu Urfa Adliyesi'nin hafta sonu kapalı olması nedeniyle eylemlerini bugün Suruç'ta bulunan evlerinde sürdürdü. Aile, sanal medya hesaplarından Urfa Adliyesi’nin tabelasına ait bir fotoğrafı, “Şanlıurfa Adliyesinde ‘Adalet’ yalnızca binadaki tabeladan ibarettir. Adaleti bu kadar değersizleştirmeye kimsenin hakkı yoktur” mesajıyla paylaştı. Bu kadar da olmaz demeyiniz.

 Unuttuğumuzu da sanmayın sakın katledildikten sonra çatışmalar gerekçe gösterilerek cenazesi 7 gün boyunca sokak ortasında bekletilen 57 yaşındaki Taybet  ana , 23 gün sonra defnedildi. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar