HER ŞEYE RAĞMEN HALK GÖREVİNİ YİNE YAPAR
Kazım Denizci

Kazım Denizci

HER ŞEYE RAĞMEN HALK GÖREVİNİ YİNE YAPAR

15 Ocak 2020 - 07:00

Kara kışın yaşandığı bu günlerde, dondurucu soğukların bir sonucu değil insanımızın evlerine kapanmasının ve her yapılana kayıtsız kalmasının nedeni. Bir değil onlarca nedeni vardır.
Başta bu ülkede siyaset kurumlarında ya da sendikaları ile kitle örgütlerinde en tepede oturanların yaptıkları nedeniyle insanımız siyasete ve siyasetçiye olan güvenini yitirip nasılsa bir şey değişmez diyerek evine kapanmayı tercih ediyor.
Bakınız dünyanın bir çok yerinde halkın demokratik, ekonomik, kültürel ve siyasal yaşamına etki eden birçok gerekçeler nedeni ile halklar muhalefet güçleri ile birlikte isyan ediyor. Meydanlara dökülen yığınlar kontrol edilemiyor,hala daha birçok ülkede halk isyanları dalga dalga yayılmaktadır.
Baskı, zulüm ve çeşitli yöntemlerle boyunduruk altına girmek istemeyen halkların kaybedecek bir şeyi kalmadığı zaman bir kıvılcım parlaması sonucu adam yerine konmak istenmesi ve talebinin kabul edilmesi örnek alınması gereken bir sonuçtur.
Peki, bizim bu ülkede çeşitli insanlardan harmanlanarak oluşan toplum yapımız içinde halkların durumu nedir? Kendine yapılan birçok haksızlığa karşı tavır alamayan, suskun ve duyarsız davranan değim terinde ise uyuyan bu toplum için ne demeli? Böyle bir toplum yapısına kızmalı ve dövmeli miyiz? Hayır asla kızıp sitem etme hakkımız yoktur bu topluma.
Bu toplum her zaman görevini yaptı ve ihanete uğradı. Haçana bir ihanete uğrayacak? Bir değil, iki değil, üç değil. Artık yeter diyerek meydanlara, yaşadıkları ihanetlere tepki koyarak sokağa ve seçim sandığına küstü, siyasi partilere, Sendikalara ve diğer örgütlere de çok kızgın hale geldi.
Hepinizi de Eşek tepsin diyerek elini ayağını her yerden çekerek evine kapandı. Toplumun evine kapanıp küsmesine kızabiliriz, yanlışını doğruluğunu tartışabiliriz ama toplum haksız değil, haklıdır.
Toplum kör ve sağır değil, 1974 işgalinden sonra oluşturulan uyduruk, sahte ve sanal sözde devlet yapısı içinde kurulan yapmacık parlamenter sistem sonucu kurulan hükümetler de şimdiki gibi kukla ve kuklacı tiyatrosunu oynadılar.
Asker ve merhum Denktaş tarafından yaratılan karanlık ve korku düzenine karşı bile toplum olarak muhalif güçlere gerekli destek verildi. O sahte meclise hatırı sayılacak oranda muhalif milletvekili sokmayı başarmış bir topluma sahiptik.
Ne oldu da bu halk evine kapandı diye kendini sorgulayan kaç siyasi parti ve ya sendika var? Yaşananların nedenini araştırdınız mı? Çağrılınca meydanları dolduran bu toplum kesimleri şimdi sorgulanıyor, olacak iş mi?
Unuttuk mu? Mehmet Ali Talat başkanlığındaki CTP yönetimi meydanlarda oluşan halk kitlelerinin gazını mesaj alınmıştır siz görevinizi yaptınız, diyerek AKP ve Erdoğan hükümetini gücendirmemek adına uslu uslu yerinde oturarak muhalefet yapmaktan kaçındı.
Muhalefette kaldığı zaman içinde muhalif duruşunu doğru dürüst ortaya koymuş olsaydı bu gün toplumun güvenini kaybetmezdi.
Şimdi muhalefete düşmüş olabilir ama tabanının bir bölümünün ve toplumun ezici çoğunluğunun verdiği mesajı almayarak hareket etmesi gözümüzden kaçmıyor.
Gün ola harman ola, Keser döner, sapı döner ve gereğini yapar. Bu toplum kesimleri meydanda ve sandıkta gereğini yapacak. Talat'ın verdiği gaz ile uygun iklim artık oluştu diye düşünüp partisi Tufan hocanın adaylığını açıklasa da alınacak sonuçtan yanıldığını anlayacak. 
Artık çok geç, Bu toplum Sol gösterip Sağ atış yapanlara yani Erdoğan - AKP acentalarına prim vermeyecek. Sayın Mustafa Akıncı adaylığını açıklamaya hazırlandığı bu günlerde geçmiş 5 yılın da bir özeleştirisini yapmasını toplum olarak beklemek hakkımızdır. Şimdi yapılması gereken kavga ve tartışma değil, Tüm ilerici, demokrat, sosyalist, komünist ve ideolojisi ne isterse olsun tüm yurtsever barışçı güçlerin Mustafa Akıncı ile bir kez daha yola çıkmalıdır. Bu toplum yine görevini yapmaya hazırdır. Sokaktan aldığım nabız bu yöndedir.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar