Hiç bir gerçek kendiliğinden yok olmuyor! Kurtarıcı değil...
Kazım Denizci

Kazım Denizci

Hiç bir gerçek kendiliğinden yok olmuyor! Kurtarıcı değil sömürgecimizdir!

13 Nisan 2021 - 10:10

Ülke olarak, 1974 yılından bugüne Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi altında döviz balyozu altında hep ezdiriliyoruz. TL değer kaybedip eridikçe bizi de beraberinde eritiyor. TL kullanımı ile başlayan ekonomik sıkıntıyı hemen her alanda, her sektörde, her evde, çarşıda-pazarda hayatın her alanında hissediyoruz toplum olarak...

Bu ağır ekonomik zorbalık karşısında o kadar büyütülecek bir şey değil diyebilmek mümkün mü? Tüccar ve gelmiş geçmiş birlikte hareket ettikleri sağsısı solcusu ile hükümetler geçen bunca yıl içerisinde bu soruna bir çözüm bulamadılar. Aksine bu azgın yangını söndürmek için çaresiz kaldılar. Ne fiyatlar geriledi, ne çarşı-pazarın yükü hafifledi, ne de insanımız derin bir oh… Çekebildi!

***

Kıbrıslıtürkleri kurtarmaya gelenler ve onlara bu adada hizmet eden işbirlikçileri sayesinde Ekonominin kontrol altına alındığını, insanların biraz olsun rahatladığını söylemek mümkün mü?                      Ateş düştüğü yeri yakar misali, koşar adım ilerleyen işsizlik, her şeyin üzerine tuz-biber ekmiş durumdadır.

Muhalefette iken atıp tutan siyasiler koltuğa oturunca dün söylediklerini unutarak sermayeden yana tutum alarak statükoyu sürdürdüler.  Bağımsız bir ada yarısı değil de tutsak, rehine tutulduğumuzun gerçeğini gizleyerek Ankara tarafından yönetilmeyi kabullendiler.

Peki ama bu acımasızca fakirleştirilmenin engellenmesi için bir çare var mı? Evet, vardır,çaresi de işgalciye rağmen bu yaraya halkçı politikalarla iyi bir neşter vurulabilir. Örneğin kendi para birimimiz olan Euro'yu kullanma talebimizi ısrarla ve yüksek sesle haykırarak mücadele edilmeli.

***

Neşter vurulacak vurulmasına da ne zaman?                                                                                                                      Ezilen emekçiler kendi düzenlerini kurdukları zaman                                                                                                                 Eskiden ölen ölür, kalan sağlar bizimdir diye bir laf vardı.

Bunu bugün; “batan batar, çıkan çıkar, kurtulan kurtulur, geriye kim ayakta kalırsa onlar yaşamaya devam eder” diye dillendiriyorlar!

Vatandaş bu sıkıntıyı iliklerine kadar hissederken, sıkıntısını anlatacak, paylaşacak en azından onu dinleyecek birilerini arıyor ama bulamıyor.Peki, o zaman bu ateşi, bu tansiyonun kim düşürecek?

Ekonomik sıkıntı yokmuş gibi, insanlar işten çıkarılmamış gibi, çarşı-pazarda gıda fiyatları kanatlanıp uçmamış gibi, dar gelirli, emekçi, asgari ücretli kara-kara düşünmüyormuş gibi, ortalık güllük gülistanlıkmış gibi nasıl davranıyor siyasiler!

Her şey meydanda…

Gelir belli, gider belli…

İnsanların psikolojisi bozuk…

Esnafın yüzü bir yıldır hiç gülmüyor.

Alacaklı alacağını alamıyor, borcu olan borcunu ne yapsa ödeyemiyor!

Ekonomik sıkıntı, en çok ezilen emekçileri vurdu…

Mevsimsel olarak bazı sebze ve meyve fiyatlarının zaman zaman düşürmesi teselli gibi olsa da, fiyatı hep yükselen tüm ürünler ama özellikle kuru bakliyat, yağ, beyaz et ve kırmızı et fiyatlarının yanına yaklaşamıyor insanlar. Fakirin mutfağımdaki yangınlarını siyasilerin ve yöneticilerin görmesi, duyması ve insanların çaresizliğine çare bulması gerekiyor!

Mutfak ateşi lafla, “cek ve cak” diyerek sönmüyor. Tuzu kuru olanlar için, döviz şu kadar olmuş, çarşı-pazar fiyatları bilmem nerelere varmış, mutfaklarda yangın varmış, önemli mi? Tok açın halinden anlamaz diyen atalarımız, adeta bugünleri işaret etmişler!

Ne yapsın insanlar? Derdini dinlemesi gerekenler, dinlemiyorsa, gider dinleyecek olanlara anlatır! Zaten yapılanda odur, sanki biz yönetimdeymişiz gibi derdi, sorunu olan bizi arıyor, ya da gelip anlatıyor.  Peki, geldiler dinledik ve yüksek sesle ilgililere aktardık.

Emekçiler siyasilere çok kızgın oldukları için soruyorlar, çaldığımız hangi kapıyı bize açtınız! Hangi telefona baktınız! Hangimizi dinlediniz! Gibi sorulara da cevap vermiyorlar. Yine yarın, o dertli insanların kapısını siz onlardan önce davranıp çalarsanız, yüzünüze kapatacaklar şüpheniz olmasın!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar