İnadına direnmek için yaşayacağız
Kazım Denizci

Kazım Denizci

İnadına direnmek için yaşayacağız

08 Temmuz 2020 - 08:00

Her seferinde devrilip yere yığılan, yine bu şekilde bitmemeli deyip yeniden başlamak gerekse de, hep ruh ve aynı dirençle ayakta kalmaya çalışıyoruz. Yeni bir umut diyerek düşe kalka yol almak kolay olmasa da yine devem ediyoruz, mücadeleye.

Mücadele yalnızca yazarak değil diyerek yazılı basınınyanında televizyon programcılığı da yaparken ayni çizgiden uzaklaşmadan işimi yaptım.Her düşünceyi ama özellikle de çözüm ve barışı, özgürlüğü savunanları, federasyonu, Kıbrıs cumhuriyetini savunanları çıkardık ekranlara…

2000’lere girerken ve devamında bize yaşatılanlar nedeniyle bir uyanış, bir silkiniş yaşar gibi olduk meğer kullanılmışız. Meydanları dolduran kitlelerin talebi doğrultusunda adaya barış ve özgürlük getirecek diye ummuştuk.

Umduğumuz dağlara kar yerine taş yağıyordu, her anlamda da bir hayal kırıklığı içineitildik. düşüncemize sıkılmış kurşunların, bombalanmış matbaaların, haczedilen bilgisayarların, kullandığımız eşyaların el konulmalarını yaşadık.

Bombalanan matbaamızın, içinden patlamış bombaların yanan gazete kağıtlarının barut kokusu arasında tükenen kalemlerle yazmaya çalıştığımız yazılarımız ve inandığımız yoldan dönmeden sıramızı bekledik.

Dönüp geriye baktığımda birlikte yürüdüğümüz dostlarımızın yaşama veda ederken bir kısmı da ülkenin karanlık geleceğini sırtlayamadığı için yurtdışında,Ben gazeteciliği hiç bir zaman ekmek kapısı görmedim, siyasal hedeflere varmak adına mücadelenin bir aracı olarak gördüm. Bu ülkede gazetecilik, onurlu gazetecilik yapmak en riskli mesleklerinden biri…

Evet geriye doğru dönüp bakıyorum da, mücadelemin bir parçası saydığım yazarlığa 1977 yılında başladığım Yenidüzen gazetesi ve sonrasında, hayatımda geçen 43 yılda 1 arpa boyu yol gidememişiz; üstelik bu yolda nice genç yaşlı insanımızı yitire yitire sonunda bir karanlık durağa gelmişiz.

Ama nerede olursak olalım, bize ne yaparlarsa yapsınlar,gerçeklerin mücadelesi bitmiyor. Emek sömürüsüne, haksızlık ve her türlü adaletsizliğe karşı, özgürlük taleplerimiz bitmiyor, ilk günkü gibi içimizde yanan mücadele ateşi sönmüyor.

Emeklilik yaşımız gelse de başka sorumluluklarımız olsa da yeni yetişen gen inançlı yol arkadaşlarımızlayürüyoruz, yürüyeceğiz. Pos modern gazetecilik diyenler ve bu rejimin olanaklarını kullananlar gibi değil ayakları yere basan mütevazi bir yaşam tarzı ile, barış için özgür bir dünya mücadelesini sürdüreceğiz.

Tek başıma değil, ben egosu içinde değil, biz anlayışı içinde hareket ederek böğrümüzde duran bu ağır taşı bir ucundan tutup kaldırmak, boğazımızı sıkıp bizi nefessiz bırakmaya çalışan bu kuşatmacı zorba dıştan ithal yönetime karşı her mevzide çarpışmaya devam edeceğim.

Her seferinde yere yığılıp devrilsek de her seferinde en baştan başlamak gerekse de, mücadelenin bittiği yerde yeniden başlamak gerekse de hep aynı azim, karalılık ve dirençle var olmaya ayakta kalmaya devam.

Bu devran dönecek istemesek de ve bu düzen değiştiğinde de her şey güzel olmayacak elbette. Yüz yıllar boyunca inşa edilmiş bir acımasız sömürü düzeni var, elimizden alınan kimliğimiz, kişiliğimiz var, benim yurdumda bana ayrımcılık ve haksızlıklar var karşımızda.

Bir mücadele bittiğinde, diğeri başlayacak. O yüzden bu yol uzun ama o yolda yürümekten başka ne yapılabilir ki?Karşımızda nesli tükenenler, sizler eksildikçe bizler inadına çoğalabilmek ve bu memleket bizim diyebilmek içinhep birlikte ver olmaya inadına, inadına direnmek için yaşayacağız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar