İNANIN O GÜN UZAK DEĞİL
Kazım Denizci

Kazım Denizci

İNANIN O GÜN UZAK DEĞİL

25 Ekim 2019 - 09:32

İşte basının gücü, Avustralya'da basın kuruluşlarını protesto kararı, haziran ayında gazetecilere yönelik polis baskınlarının ardından alındı. Avustralya’da dün tüm gazeteler, hükümetin basına yönelik kısıtlamalarına karşı ilk sayfalarını kararttı. Basın ve ifade özgürlüğünün baskı altına alınmasına yönelik protesto, rakip basın kuruluşlarını bile birleştirdi.

Avustralya'da hükümetin ‘ulusal güvenliği’ gerekçe göstererek basın özgürlüğü konusunda kısıtlamalara gitmesi, ülkenin en büyük rakip gazetelerini birleştirdi. Ortak bir karar alan Avustralya basını bugün ilk sayfalarını ‘sansürleyerek’ hükümeti protesto etti. Eyleme, çok sayıda televizyon kanalı, radyo istasyonu ve internet siteleri de destek verdi. Peki ya Türkiye ve yavrusunda durum nedir? Yazılı ve görsel basın yalakalık yarışı içinde değil mi?

***

Halk 26 yıllık Aliyev diktatör iktidarına karşı istifa çağrısı için sokağa çıktı. 26 yıldır Aliyev ailesinin yönettiği Azerbaycan’da yolsuzluk, rüşvet ve düşük maaşları protesto edenler polisin sert müdahalesiyle karşılaştı. Gözaltına alınanlar arasında her yaştan insan vardı.

Rüşvet, yolsuzluk, düşük memur maaşları ve adaletsiz seçimlere karşı polis ablukasına rağmen Bakü’nün farklı noktalarında gösteri düzenleyip hükümeti istifaya çağıran muhalifler, eylemin henüz başında darp edilerek gözaltına alındı. Tıpkı kardeş ülke Türkiye'de olduğu gibi halka faşizm uygulandı.

***

Onurlu halklar sokakta direniyor. Lübnan’da sosyal medya vergisine karşı başlayan protestoların ve genel grevin sürdürülmesi yönündeki çağrılar yaygınlaşıyor.Hükümetin özellikle sosyal iletişim ağı WhatsApp gibi uygulamalardan vergi alınması kararı üzerine perşembe günü protestolara başlayan Lübnanlılar, eylemlerin sürdürülmesini istiyor.

Meydanlarda tepkilerini gösteren Lübnanlılar, hükümetin istifasının yanı sıra genel grevlerin sürdürülmesi ve yolların kapatılarak meydanların doldurulması çağrıları yapıyor. Sosyal medya hesaplarından, bazı firmaların, çalışanlarına grevlere katılmamaları için baskı yaptığına dair haberlerin yayılması da halkın büyük tepkisine yol açtı. Anlayacağınız sorun tek adam rejimi ile yönetilen ülke rejimleri sallanıyor. Türkiye'deki tek adam diktatörü de bir gün gidecek, inanın o gün uzak değil

***

İnsanoğlunun içinde yatan canavar bir kere uyanmayıversin. Bir daha dizginlemek mümkün olmayabiliyor bazen. Bu canavarı en kolay uyandıran şeylerden biri ise güçtür. Tarih, güç zehirlenmesi yaşayarak insanlara kan kusturmuş diktatörlerle doludur. Hemen hepsinin hikayesinde de bol bol ortak noktalar vardır.

Yavaş yavaş yükselme, kontrolü ele alınca ilk iş muhaliflerinin üzerine çullanma, servet içinde yüzerken insanları yoksulluğa mahkum etme, kaybedeceğini sezince ortalığı kana bulama vs. Birçoğu da kendini ilahi bir lütuf olarak görür ve tarihteki onca devrik diktatöre rağmen asla yenilmeyeceği kanısına kapılır.

Yarınlar yokmuşcasına zulümlerine zulüm eklerler. Bunlardan bazıları tanıdık gelmiştir belki...  Kimisi gerçekten de yaptıklarının bedeli ödetilemeden göçüp gitmiştir bu dünyadan. Ancak kimileri de suçlarının cezasını çok ağır bedellerle ödemiştir. Bu dünyadan geçen Adolf Hitler Sovyet ordusu Berlin'e girince intihar etti...

Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (NSDAP)'nin kurucusu ve başkanıydı. Almanya'nın başına geçince önce iç temizliğe girişerek muhaliflerini vahşice katletti. Geri kalanları da hapishanelere tıktı. Ardından hem 6 milyon Yahudi'nin katledildiği Yahudi Soykırımı'nın hem de on milyonlarca insanın hayatını kaybettiği ikinci dünya savaşının fitilini ateşledi. Tarihin en kanlı faşist diktatörlerinden biriydi.

 Savaşı kaybettiği kesinleşince ve Sovyet ordusu Berlin'e girince, yeni evlendiği Eva Braun ile birlikte intihar etti. Braun, siyanür kapsülünü ısırarak saniyeler içinde öldü. Hitler ise önce siyanür kapsülünü ısırdı, ardından aynı anda silahıyla kendisini kafasından vurarak öldü.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar