İnsanca bir yaşama çağrı olsun bu yazımız
Kazım Denizci

Kazım Denizci

İnsanca bir yaşama çağrı olsun bu yazımız

05 Mayıs 2021 - 09:35

Ülkemizde çağdaş değişim iddiasıyla atama ile dahi olsa yönetime gelenlerin çoğunlukla, çağdışı yöntemlere sıkça başvurarak ülkenin iç işleyiş dinamiklerini kendi siyasi sakat anlayışlarına göre düzenleme çabası içine girdiklerini gösteren örneklerle doludur.

Geçmişten günümüze kadar geçen yıllardır ayan beyan ortada dururken ve bu durumun yol açtığı, neden olduğu çözümsüzlük, yeni ve sonuçları daha derin acıların yaşanmasına neden olacak sorunlara anaçlık edecek gelişmelere taşınırken, aymazlığın yaşam biçimine dönüşmüş olmasına mantıklı açıklama getirmek giderek güçleşiyor.

***

Hayatlarımızın zaten kırılgan olan çağdaş ve uygar dinamiklerini tehdit eden gelişmeleri görmezden gelme alışkanlığı edinmeye dikkat çekenlerin, tepki gösterenlerin günlük yaşama kaygılarıyla örülü hayatları yaşamaya devam etme kolayına kaçmanın artış gösteren varlığını görmek ve umutları endişeyle beslemek kimilerine ağır geliyor ve bunların sayıları da belirgin bir şekilde azalıyor.

Oysa insanın insanlaşmasını sağlayan şeyözgürce yaşama hakkına sahip çıkmak ve onu her koşulda savunarak çağdaşlıkta en üst seviyeye taşımaktır. Bunu bilenlerin çoğalması dileğiyle insanımızın gasp edilen umutlarını diri tutmak gibi bir görevimiz vardır.Peki ama bu dağılan bozulan hayatları kim toparlayıp yeniden umut aşılayacak?

***

Gazetemizi sizler için hazırlarken, web TV de programa hazırlanırken bize gelen haberlerin tümünü de okuyup gözden geçirirken gördüklerimiz çalışanlar olarak hepimizi üzmektedir.  Bu ada yarısının her kentinin dört bir köşesinden çocuklara, kadınlara yönelik şiddet haberleri yükseliyor.

Bu adaya taşınan olaylar artık çığırından çıktı.  Ülkenin en gelişmiş basın yayın kuruluşları haber ve köşe yazarları rejime yağcılık yapacaklar diye polise, yargıya yansıyan olayların gizlenmesi için de çabalarını görüyoruz ki bu durum çok ürkütücü…

***

İşin kötü yanı ise kendine ‘mafya’ süsü verip kamunun mekânlarına çöken, ardından da kadınlara şantaj yapan tipler ne yazık ki en etkili yerlere kadar girmiş durumda… Ağır Ceza’da yargılanması gerekenler bu ülkeyi yönetirse elbette şaşırmamak gerekir yaşananlara…

Geçtiğimiz yıllarda peş peşe gazete manşetlerine kadar taşınan, haberlerde önemli yer tutan Hüseyin Özgür gün haberleri.  Sonrasında ülkeyi terk etmesi ve yargılanmaktan kaçınması, dahası hala daha ülke bütçesinden yüklü maaşını da alması ne yazık ki şantaj ve yağma iddialarıyla yargılanan o efendi ve ona deren partidaşlarıvardır…

***

Kimse çamura, çirkefe bulaşmak istemiyor, anlıyoruz da bari vatandaşı daha çok mağdur etmeyin… Buradan yıllarını temiz toplum mücadelesine vermiş biri olarak herkesi ortak mücadeleye davet ediyorum.

Çalanın, hortumlayanın, tacizcinin, tecavüzcünün, şantajcının siyasi partisi olmaz. Olmamalıdır da suçun partisi olmaz. Benim hırsızım, benim tacizcim demeden gereği yapılmalı. Hem yargıda hem partilerinde…

Yapılır mı, yapılmaz mı, yeterli midir, değildir, ama bir şeydir, küçümsemeye gelmez… Bu sayede artarak gücünü ve etkisini artıran bir kartopu yumağına dönüşmek ve devasa bir çığa yol açmak mümkündür. Bir adım atmak gerek bunun için. Ciddi bir adım…

***

İpin ucunda samimiyet ve ortak çıkarların devşirilmesi söz konusu olunca, cesaretle ileri atılmak, tünelin ucundaki ışığı yakalamada yol gösterici olabilir. Özeleştiri gerçeğin pusulasıdır. Gerçeklik bandında dolaşmak, bireysel ve toplumsal kolektifakılla hareket etmek ancak bu şekilde mümkün olabilir.

Fırtınalı denizlerden kurtulmak da, toplumsal travma ve savrulmaları en azami kayıplarla savuşturmak da özeleştiri kültüründen geçiyor. Özeleştiri sayesinde kolektif ruh harekete geçerek, bir denetim mekanizması oluşturabilir, sağduyunun egemenliğini temin edebilir.

Ancak özeleştiri için açık bir toplum ihtiyacı had safhadadır. Açık ve demokratik bir toplumda tüm fikir ve görüşler en ufak bir kısıtlamaya maruz kalmadan ifade edilebilir olmalıdır, toplumsal muhalefet kendilerini ifade edebilecekleri siyasal ve kültürel tüm mekanizmalar işlevsel biçimde çalıştıkça da, medeniyet alanında büyük ilerlemelerin görülmesi mümkün olacak.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar