İş cinayetleri bir daha yaşanmasın
Kazım Denizci

Kazım Denizci

İş cinayetleri bir daha yaşanmasın

30 Haziran 2018 - 08:44

Ülkede özellikle inşaat alanlarında yaşanan ölümlü kazaların denetimsizlikten ya da Müteahhit firmanın yeterli tedbirleri almamasından kaynaklandığı  zaten bilinen gerçeğimizdir.                                   İnşaat sektörünün personel eksikliği nedeniyle yeteri kadar denetlenmemesinin ve bilinçsiz kaçak işçi çalıştırılması ayrıca çalışan ve çalıştıranın da iş güvenliği yasalarını tam olarak uygulamamasından dolayı  yol açtığı ve bunun da iş kazaları sonucunu doğurduğunu da yıllardır sektörün içinden gelen birisi olarak vurgulayıp anlatmaktayım. 

İnşaat sektöründe iş kazalarının sıkça yaşanmasının önemli nedenlerden biri, yürütülen inşaat çalışmalarının doğası gereği yüksek kaza riski taşımalarıdır. Bu sebeptendir ki, inşaat sahasında yürütülen hemen hemen tüm aktiviteler uzmanlar tarafından tehlikeli olarak nitelendirilirler. 

Yapılan araştırmalara göre, Kuzey Kıbrıs’ta (K.K.T.C.) en çok iş kazasının yaşandığı sektör inşaat sektörüdür. Her yıl inşaatlarda yaşanan iş kazalarının yaklaşık 2-3%’ü ölümle sonuçlanmaktadır. Literatürden edinilen bilgiler, iş kazalarını önlemek için başarılı bir İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı (İGS) yönetim ve denetim sistemine ihtiyaç duyulduğuna inanıyorum. 

Ancak, uygulamaya sokulacak İGS yönetim sisteminin bu konuda hedeflenen iyileşmeyi sağlayabilmesi için çalışanların yapılan bu düzenlemeleri algılayabilmesi, benimsemesi ve uygulaması ciddi önem taşımaktadır.

Bu da çalışanların kültürleri ile doğrudan ilgilidir. Ülkemizde yapılan bir araştırmada son 20 yılın ölümlü iş kazası raporları ayrı ayrı incelenerek, inşaat sahasında yaşamını yitiren çalışanların yaşı, cinsiyeti, doğup büyüdüğü yer, eğitim durumu, meslekteki tecrübesi, mesleki eğitim alıp almadığı, sosyal çevreleri ve yaşam şekilleri gibi, kişilerin bilgi ve kültür seviyesini ortaya koyacak faktörler de tespit edilmiştir. 

Bu faktörlerin iş kazaları üzerindeki etkileri istatistiksel olarak çalışılmıştır. Ayrıca, şantiyelerde çalışan farklı kültür seviyelerindeki işçilerin ve bu kişilerin yakınları ile bir anket çalışması yapılarak, farklı kişilerin iş sağlığı ve işçi güvenliği düzenlemelerini nasıl algılayıp nasıl uyguladıkları konusu araştırılmıştır. 

Yalnızca denetimsizlik, Taşeron ne Müteahhit ihmal ve sorumsuzluğu sonucu önüne geçilemeyen iş kazaları daha ziyade kaçak iş gücü ve iş güvenliğinin sağlanmamasından kaynaklanan kazaların, iş kazası değil iş cinayeti olduğunu tekrar belirmek isterim. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları, Taşeronlar, müteahhitler ve onların örgütlü olduğu birliklerinin de, bu konuda ortaya koydukları öneri, uyarı ve görüşlerinin dikkat alınmaması da ayrı bir yazı konusudur.

İnşaat sektöründe, işçilerin üzerinde çalıştığı iskelelerin, Avrupa standartlarında olduğunu ancak, bu iskelelerin bilinçsizce ve gelişigüzel, güvenliksiz kurulduğuna ve kullanıldığına sıkça tanık oluyoruz. Bunun da maliyetlerin düşürülmesi için ucuz, bilinçsiz iş gücü çalıştırılmasından kaynaklandığını unutmamak gerekiyor.

Benim naçizane önerilerime gelince, Kaçak ve kayıtdışı İşçi çalıştırmak derhal yasaklanmalıdır. İnşaat iş kollarında hemen şimdi, sendikasız çalıştırmak tamamen yasaklanmalıdır, Yasa ile bütün işçiler, sendikaya bağlı ve güvenceli bir biçimde çalışmalıdır.

Caydırıcı olması bakımından ölümle ve yaralanma ile sonuçlanan iş kazalarının (iş cinayeti) yaşandığı inşaatların müteahhitlerinin şantiyeleri  ve varsa Taşeronların çalışma izinleri derhal iptal edilmelidir. İnşaat sektöründe faaliyet yürütmeleri engellenmelidir. Bakalım yaşanan iş cinayetleri azalır mı?

İnşaatta kurulacak iskeleler, intihar etmek isteyecek bir işçinin bile düşemeyeceği bir standarda kavuşturulmalıdır. Bu standartta kurulmayan iskelelere izin verilmemelidir. İnşaatta kurulan iskelelerden müteahhit ve taşeron sorumlu tutulmalıdır.

İşçi güvenliğini ihlal eden şirketler ve taşeron firmalar ağır para cezalarına çarptırılmalı ve yargı süreci süratli bir şekilde başlatılıp sonuçlandırılmalıdır . Suçlu bulunmaları halinde onlardan kesilecek bu cezalarla etkin denetim yapacak birimler oluşturulmalı.

İnşaat sektöründe kaçak ve kayıt dışılık, İş güvenliği ve işçi sağlığı denetimi, inşaat işçilerinin örgütlendiği sendika ve birlikler tarafından da yapılması sağlanmalıdır.

Sendikal örgütlülüğün önündeki engeller kaldırılmalı, örgütlenmenin önü yasal güvence ile açılmalıdır. Bu bağlamda, inşaat işkolundaki sendika, diğer örgüt ve birliklerin, basın mensuplarının şantiyelere girişlerine hiçbir engel konulmamalıdır. Herkesin sağlıklı bir şekilde işlerini yapmalarına yardımcı olunmalı. İnşaat emekçileri köle değildir, çalıştıkları inşaatın şantiyelerinde barınma zorunlu ise koşulları düzeltilmeli, yemek ve banyo yapmaları sağlanmalıdır. Konteynırlar, derme-çatma barakalar, çadırlarda ve sıhhi koşulara uymayan işçi yatı evlerinde kalınması yasaklanmalıdır.  İşçilerin barındıkları mekânlar şantiye sahasının dışına taşınmalıdır. Bu konuda yazacak daha çok konu ve önerim vardır ancak bu günlük bu kadar yeter. Bir daha iş cinayetleri yaşanmasın diyerek tüm kesimlere sorumluk almalarını hatırlatırım.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar