İşgale, savaşa karşı çıkamanın bir bedeli var
Kazım Denizci

Kazım Denizci

İşgale, savaşa karşı çıkamanın bir bedeli var

22 Ekim 2019 - 08:54

Günlerdir Türkiye toplumu büyük bir hezeyan içinde işgali alkışlıyor, savaşa destek veriyor. Devleti eski gücüne kavuşturabilmek için tüm sistem güçleri devrede ve toplumsal rızaya dayalı olarak geniş kesimlerin mutabakatını sağlamış görünüyorlar. Biliyoruz ki işgal ve saldırı politikası yalnızca Erdoğan’ın kendinden menkul planlarından veya çılgınlığından ibaret değil.

Onun açısından belki ömrünü uzatmak, mevcut iktidarının yıkılmasını geciktirmek için başvurduğu bir yol; ama esas olarak sermaye güçlerinin onay verdiği bir karar. Bu yüzden de savaştan yana olanlar AKP-MHP faşist bloku ile sınırlı değil.

CHP başta olmak üzere, adına “muhalefet” denilen bütün düzen partileri, Osmanlının fetihçi zihniyetini hortlatarak, sömürgeci, yayılmacı siyaseti yeniden yaşatmak için harekete geçtiler. Bu yüzden “Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak”la başlayan, “Milli güvenliğimiz açısından hayati önem” taşıdığı belirtilen tehlikeyle biten tezkere, Meclis’te tartışılmadı bile. Komşu ülkelerin toprak bütünlüğünü korumak Türkiye’ye kalmış ya da çağıran olmuş gibi ne işimiz var oralarda diyen olmadı.

Savaşın ilk günlerinden beri Suriye rejiminin bu toprakları PYD’ye ve onun silahlı gücü YPG’ye bırakarak çekilmiş olduğu, oralardan buralara yönelik herhangi bir tehdit ya da saldırı olmadığı, olmayacağını bildikleri halde, iktidarla aynı zihniyetin bir parçası olarak tereddütsüz tezkereye onay verdiler.

Gerçek muhalefet olarak bizim cepheden baktığımızda ise; emperyalizmle işbirliği yaparsanız, diye başlayıp, biz dememiş miydik modunda yalnızca üst perdeden eleştiriler getirip seyredenler ince tahlillerde bulunmaya devam edeceklerdir, onlara bir diyeceğimiz yok, ama esas olarak HDP ve diğer sol güçler açısından baktığımızda durum daha büyük vahamet arz ediyor.

Haziran 2015 seçimleri sonrası yaşadığımız rehavet döneminin bir benzerini bu seçim sonrasında yeniden yaşadık. Erdoğan’ın o dönem nasıl seçim sonuçlarını yok sayarak kanlı saldırılar gerçekleştirdiğini, iktidarını daha da güçlendirdiğini unuttuk.

Bu sefer de seçim sonuçlarını kabulleneceği, hatta yakın zamanda sandıkla gidebileceği düşünülerek bir kez daha yanılgıyla, yeniden çözüm süreci, demokratikleşme ve barış hayalleri kuruldu. Hele de üç büyükşehir belediyesi kazanılınca, adeta bir zafer sarhoşluğu içinde demokrasicilik oyununa başlandı, demokratik Anayasa için kapı kapı dolaşıldı, yeni projeler geliştirildi.

Uzun süredir savaş hazırlığında olan devlet, saldırılara başladığında,  savaş sözcüklerini kullanmaktan kaçınıldı, “askeri müdahale” denildi. Sonraki süreçte açıklamaların seyri değişse de yaklaşımlarda çok büyük farklılık olmadı Evet, açık bir gerçeklik ki ülkeyi karanlığa sürükleyenler, fiili OHAL uygulamalarıyla, baskı politikalarıyla, bizi kıpırdayamaz hale getirdiler

Toplumsal çürümüşlük, azgınlık ve düşmanlaşma hali

Savaş kararını alan iktidar, hemen ardından psikolojik harp yöntemlerini devreye soktu. Ülkenin dört bir yanında savaş tamtamları çalındı, Mehter marşlarıyla, camilerde selalar, fetih sureleri okutularak toplum seferberliğe çağrıldı.

Diyanet’iyle, üniversiteleriyle, barolarıyla, basın yayın organlarıyla, sanatçılarıyla, sporcularıyla savaş çığırtkanlığı yapılarak tam bir “milli birlik beraberlik ruhu” aşıladılar. Bunlar içinde en çok öne çıkanlar, kendilerine “gazeteci” denilen tetikçilerdi ki o kılıç kalkan kuşanıp poz vereninden, isminin yazılı olduğu bombaya alkış tutanına, sorularına istediği cevabı almadığı için yurttaşları polise şikayet edip gözaltına aldırtanına kadar hiç birisi unutulmayacaktır.

Bütün bu süreçte hiç unutulmayacak olan birisi daha var ki bu yazının konusu esas olarak odur. Evet, bu Türkiye'nin en itibarlı olması gereken kurumlarından Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) Başkanı Feyzioğlu, uzun süredir kirli çıkar ilişkileri nedeniyle sarayın soytarısı gibi ortalıkta dolandıktan sonra, son süreçte sınırlara kadar gidip askercilik oynamaya başladı.

devamı yarın

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar