İstenmiyorsun!
Kazım Denizci

Kazım Denizci

İstenmiyorsun!

10 Temmuz 2018 - 09:05

Bana göre bir ABD ürünü ve projesi olan BOP eş başkanı olarak da arkası sıvazlanan Erdoğan sene 2002 Washington’da. Daha milletvekili bile değil. Siyaset yasağı var üzerinde. AKP’nin iktidara doğru yürüdüğü o günlerde partinin genel başkanı olmaktan başka hiçbir sıfatı olmayan Erdoğan el üstünde tutuluyor. Düşünce kuruluşlarında misafir ediliyor, Beyaz Saray’da çok üst düzey bir protokolle ağırlanıyordu.

Dönemin Başkanı Bush, Erdoğan’ı övücü cümleleri art arda sıralıyordu. Sadece Washington değil. Avrupa için de takdire layık bir lider muamelesi görüyor duErdoğan. AB’ye tam üyelik konusunda heyecanlı konuşmalar yapıyor, somut adımlar atacağına dair vaatlerde bulunuyor ve Türk demokrasisi için kilit adam gibi görülüyordu. Nitekim Washington dönüşünde Avrupa’ya çıkartma yapan Erdoğan AB liderleri tarafından sempati ile ağırlanmış hakkında methiyeler düzülmüştü.

Ve ardan 15 sene geçtikten sonra 2017 Erdoğan Washington’a gidiyor. Artık siyasi yasaklı bir lider değil. 15 sene içinde bütün engelleri aşmış, siyasi yasağı kalkmış, milletvekili olmuş, başbakanlık koltuğuna oturmuş ve cumhurbaşkanı olmuş. Kılpayı bir oy oranı ve şaibeli oy sayımı ile de olsa o artık cumhurbaşkanı. Ne var ki artık yüzüne bakan yok. Beyaz Saray’da görüşme yapacağı gün Washington Post ve Washington Times gibi ünlü ve güçlü gazetelerde “You are not welcome!” (Hoş gelmedin!) diye ilan veriyor insan hakları savunucuları.

Kendisi gelmeden temsilcilerini gönderiyor Erdoğan. O ağır toplar Washington’da görüşmeler yaparken Amerikan hükümeti YPG’ye ağır silah vereceğini ilan ediyor. Adeta Erdoğan’a “Gelme” diyor Washington. Uzaktan atıp tutmayı pek seven ve coşkun kalabalıklara ‘meydan okuyan lider’ imajı vermek için esip gürleyen Erdoğan ziyaret öncesi her tavrı duymazdan, görmezden geliyor. Taraftarlarına öyle bir hava veriyor ki Amerika’ya adım attığında bütün sorunları çözülecek zannedilir.               ***

Hayatınızda bir değişiklik yoksa, hala işsizseniz hala hayat pahalılığının altında eziliyorsanız, hala çiftçi olarak mağdursanız, hala esnaf olarak perişansanız, hala emekli olarak çok zor durumda hayatınızı devam ettiriyorsanız o zaman bu kuvvetler ayrılığında toplanmış olan yasama, yürütme, yargı, basın ve meydanın bu gücünün size bir faydası yok. Tek faydalanan kişi ülkeyi yöneten AKP'nin bir avuç mutlu insanıyla Sayın Recep Tayyip Erdoğan oluyor.

Unutmadan hatırlayalım, siz evinizde ayakkabı kutusuna para koyacağınız hiç aklınıza gelir mi? Çocuğunuza bir ayakkabı almış olsanız kunduracıdan ayrılırken onu paket edip ayakkabı kutusuna koysa eve geldiğiniz vakit 'evladınıza ayakkabı aldım diyerek onu verdiğiniz anda heyecanla kutusunu açar bakar ki içinde güzel bir ayakkabı var. 

Sevinir akşam hemen giymez, yastığın yanına kor. Sabaha kadar ayakkabıyı düşünür, 'sabah olsa da ayakkabıyı giyip okula veya çarşıya gitsem der. Çocuğun arkasından biri 'ayakkabı kutusunu ne yapacağım diye merak edip onu muhafaza etmeye, 'içine şunu koyayım diye aklına gelen bir kişi olduğunu hiç düşündünüz mü, gördünüz mü? bizim evde bir ara hanım biriken eski resimleri koymuştu da ne yapıyorsun diye sorduğum zaman resimler yıpranmasın, bozulup dağılmasın demişti ***                                                                                                                                                                                                            Gezi Parkı protestocularını hatırlayın ve bazı tuhaflıkları nedeniyle gazete manşetlerinin aranan ismi. Bir Sacha Baron Cohen parodisindeki hükümdar gibi, kendisine 1000’den fazla odası olan bir saray inşa ettirdi. Kimse bu sarayın ne kadara mal olduğunu bilmiyor: İnşaattan sorumlu olan kurum, miktarın devlet sırrı olduğunu çünkü ifşa olmasının ekonomiye zarar vereceğini düşünüyordu.

Erdoğan yine seçimi bildik yöntemlerle kazandı ya adettendir KKTC ye ilk ziyaretini yapacak. 130 milyo dolara mal olduğu iddia edilen ve temeli 2013'te atılan ve 5 yılda ancak tamamlanabilen Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yaptırıldığı söylenen Hala Sultan Camii ve Külliyesi'nin açılışına katılacakmış.

Yağcıları şöyle diyor, keşke, camiyle birlikte bir de askeri üs açılışı da yapsak, yapabilsek, be akılsız soru sorucular adanın yarısı zaten Türkiye'nin askeri üssü değil mi? Kıbrıslıtürlerin ada üzerinde kutlandığı yerleşim alanı ne ki? Ada toprakları ya askeri bölgedir ya da göçmen adı altında yerleştirilenlerin kullanımındadır.

Ve benim ülkeme geliyor, 301 madencinin ölümünden sorumlu,  DKB li dostların dediği gibi, Türkiye ve Ortadoğu halklarının kanı bulanmış olan Erdoğan; GELME! Bu topraklarda İSTENMİYORSUN!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar