KAPANMAYAN YARALAR
Kazım Denizci

Kazım Denizci

KAPANMAYAN YARALAR

01 Haziran 2020 - 11:55

Yarası bir türlü kapanmayan Kürt halkına kendini savunma adına hak hukuk ve siyasi mücadelede şans tanınmadı. Yara daha derine indi. Antidemokratik uygulamalar, hukuksuzluk, baskı ve zulüm hayatın bünyesine gerdirilen habis bir doku gibi giderek çoğalıyor. Dayanılmaz bir hale dönüşüyor.

Kuzey Kıbrıs'ta olduğu gibi Türkiye’de artık seçimlerin de bir kıymeti harbiyesi, anlamı kalmadı. Seçimle göreve gelen HDP milletvekilleri, belediye başkanları ve yüzlerce yöneticisi görevden alınmakta ve birçoğu tutuklanarak cezaevlerine konulmaktadır. Her türlü işkenceye uğruyorlar.

Yeni seçimlerle, halkın iradesiyle tekrar kazanılan belediyelere bir kez daha kayyım adı altında Erdoğan yanlısı valiler atanıyor. Bunca hukuksuzluğun yaşandığı bir ortamda olan bitene alkış tutmak, hala her şeyi güllük gülistanlık görmeye ve göstermeye çalışmak vicdanı hiç sızlatmaz mı?

 sormak gerekir. Çevremizde olup bitenlere; duygularımıza, vicdanımıza, kalbimizin istek ve arzularına sırt çevirmek nasıl insan kılar bizi? Haksızlığa karşı direnenlere ‘Ben niye burada değilim’ diye vicdan muhasebesi yapmak yerine ‘Sen niye buradasın’ diye sormaya kalkıyorlar.

Evet. Kendinizle öz kimliğinizle buluşmadıkça bizim, sizin adınıza hep onlar konuşacak. Tanımak gerek onları. Sistemin kokuşmuş aygıtları, yasakların adıdır onlar, miadı geçmiş yasalardır. Yalan ve talandır onlar. Öncül ve ardılları vardır onların. Yaşamın yüzünde bin yıllık çıbandırlar.

***

Bir ayağı sakat. Bir gözü yok. Yaşlı, üstelik zenci. Neden kaçmak gibi aptalca bir şeye yeltensin ki!  Silahlı atlılar, köpekli avcılar peşinde. O ise çıktığı ağaçta mahsur. Kuşatılmış, alay ve aşağılama derken sinirler geriliyor, sabırlar taşıyor. Uzatmaya ne gerek, artık inse de azmış köpeklerin çıldırasıya beklediği ziyafet çekilse.

Ama korku işte, bazen bir kölede de bulunabilir, aksak ayağıyla bir ağaca çıkarabilir, yaşama arzusu da onu orada ölünceye tutabilir. Efendi akıllı, efendi kurnaz, efendi şaşkına çevirecek kadar kibar. Konuşulabilir, pazarlık yapılabilir, dert dinletilebilir. Tacirlerin en ilgilisi, efendilerin en tatlı dillisi.            Kör ve topal yaşlı köle Dartanyan, artık ağaçtan inebilir.

Ne kaçacak yeri ne de dövüşecek gücü kalmamışsa da. Nihayet efendiye borcunu denkleştirecek beceriden mahrumsa da. “Bitti” demeden, geri çekilemez köle. Son bir vefa sunumu, efendinin gözlerini doyuracak son bir şölen. Hayır, hayır! Yalvarmak yok, efendiye acındırmak da. İki köpeğin bir köleyi parçaladığı an. Göğsü açıp ölümü, taşı bağlayıp köpeği salmak.

***

Tıpkı 1974 yılında Kıbrıs'a yerleştirilen ve seçimden seçime hatırlanan Türkiye kökenli "KKTC" yurttaşları gibi ve ya kendi yurtlarında toprağının sahibi olamayan Kürt kimliği sahibi halkların yaşadıkları gibi siyah hareket de bütün bunlar karşısında öfkeli kalkışmalara mı mahkumdur?

ABD siyasetini, seçimlerden ibaret görenler siyahları bir oy deposu olarak değerlendiriyor.                              Bundan ötesi muhakkak var ama ayrıntılı değerlendirme yapmak için orada yaşamak gerekiyor.

Minneapolis ayakta. tıpkı 2014 yılında, 18 yaşındaki Michael Brown’ın polis memuru Darren Wilson tarafından öldürülmesinin ardından Ferguson’daki kalkışma gibi. Ağustos’ta başlayan hareket, kasım’da, Darren Wilson’ın ceza almaması üzerine tekrar alevlenmişti, protestocular arasında beyazlar da vardı.

Hatırlatmakta yarar var, öncelikle ırkçılık karşıtı siyah hareket için kendi devletini kurmak gibi bir siyasi alternatif yok, hiç bir zaman da olamadı, ama siyasi partisi oldu. ABD tarihini en fazla etkilemiş siyah hareket olan kara panter partisi kuruldu.

Kara panter partisi adıyla, öz savunma için 1966 yılında Oakland’da kuruldu, ilk zamanlarında polisleri izlemek ve polis şiddetini bastırmak için silahlı devriye birlikleri oluşturmuştu. Parti, siyahlara yönelik birçok sosyal çalışma da yaptı, polisle defalarca silahlı çatışmaya girdi.

1982 yılında faaliyetlerini durdurduğunu açıklayan kara panter partisi’nin kuruluşunda açıkladığı on talep, on ilke var. Bu yazıyı o on maddeyle bitirmek istiyorum.

1- Özgürlük istiyoruz. Siyah Topluluğumuzun kaderini belirleyecek gücü istiyoruz.

2- Halkımızın istihdam edilmesini istiyoruz.

3- Kapitalistlerin Siyah Topluluğumuzu soymasına son verilmesini istiyoruz.

4- İnsanların barınmasına uygun, düzgün evler istiyoruz.

5- Halkımız için, bu düşkün Amerikan toplumunun gerçek tabiatını açığa çıkartan eğitim istiyoruz. Bize gerçek tarihimizi ve bugünün toplumundaki rolümüzü öğreten eğitim istiyoruz.

6- Tüm Siyah erkeklerin askerlik hizmetinden muaf olmasını istiyoruz.

7-  Polis vahşetinin ve Siyah insanların KATLEDİLMESİNİN acilen son bulmasını istiyoruz.

8- Federal, eyalet, idari bölge ve şehir hapishanelerinde tutulan bütün Siyah erkekler için özgürlük istiyoruz.

9- Mahkemeye çıkartılan tüm Siyah insanların, Birleşik Devletler Anayasası’nda tanımlandığı şekilde, kendi Siyah Topluluklarından akran grubu veya insanlardan oluşan bir jüri tarafından yargılanmalarını istiyoruz.

10-  Toprak, ekmek, ev, eğitim, giysi, adalet ve huzur istiyoruz.

BİZİ KUŞATMA ALTINDA TUTNLARDAN BİZLER DE İSTİYORUZ

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar